İZNIK, tarihi boyunca önemli bir kültürel ve dini merkez olarak büyük bir rol oynamıştır. Roma İmparatorluğu döneminde önemli bir yerleşim olan İznik, özellikle Bizans döneminde büyük bir dini merkez haline gelmiştir. Bu dönemde, I. ve II. İznik Konsilleri gibi kilise toplantıları burada yapılmış, Hristiyanlık tarihini şekillendiren kararlar alınmıştır. Bu konsiller, İznik'in sadece bir şehir olarak değil, dini bir merkez olarak da büyük bir öneme sahip olduğunu gösterir. İznik'in tarihi, hem Bizans hem de Osmanlı izlerini taşır. I. İznik Konsili, 325 yılında Hristiyanlık dünyasında önemli bir dönüm noktası olmuş ve İznik, ilk ekümenik konsil olarak dünya çapında tanınmıştır. II. İznik Konsili ise, 787 yılında toplanarak, ikonalarla ilgili tartışmaları çözmüş ve şehri bir kez daha dini tartışmaların merkezine taşımıştır. İznik'in bu tarihi rolü, şehrin kültürel ve dini mirasını güçlendirerek günümüze kadar ulaşmasını sağlamıştır. İznik, MÖ. 316'da Antigonos Monophthalmos tarafından Antigoneia adıyla kurulmuş, MÖ 301'de Lysimakhos'un kenti ele geçirmesiyle eşi Nikaia'dan esinlenerek bugünkü adını almıştır. MÖ 279'da Bithynia Kralı Zipoites'in yönetimine giren kent, bir süre Bithynia Krallığı'na başkentlik yapmış, adına basılan altın sikkeler nedeniyle "Altın Şehir" olarak anılmıştır. Hristiyanlık tarihinde önemli bir yere sahip olan İznik, İmparator I. Konstantin döneminde 325 yılında Birinci İznik Konsili'ne ev sahipliği yapmış, 787'de ise İmparatoriçe I rene'nin öncülüğünde Ayasofya'da toplanan ve ikonoklazm tartışmalarına son veren VII. Ekümenik Konsil'e (İkinci İznik Konsili) sahne olmuştur. Yaklaşık 300 piskoposun katıldığı bu toplantılarla Hristiyan dünyasında kutsal bir merkez haline gelen İznik, günümüzde de Papa'nın ziyaretiyle yeniden dünya gündemine gelmiştir.

OSMANLI'NIN BAŞKENTİ
İZNIK'IN Osmanlı'daki yeri de oldukça önemlidir. Osman Bey 1300'de Yenişehir'den hareket ederek Avdan Dağlarını geçip İznik'i
kuşatmak istemiş fakat son derece sağlam olan surları aşamamıştır. Kentin hemen yakınlarına bir havale kulesi kurarak kenti abluka altına aldı. Osman Bey'in oğlu Orhan Bey de babasının siyasi hareketini takip ederek kuşatmayı sürdürmüştür. 1331'de İznik, Orhan Gazi tarafından teslim alınarak Osmanlı'ya başkentlik yapmıştır.
Dünya tarihi açısından önemli bir yapı olan Ayasofya mabedi; ilk olarak MS. 7'nci yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilen Gymnasium üzerine Bizans Dönemi'nde bazilika olarak inşa edilmiştir. 11'inci yüzyıldaki depremden sonra yenilenmiştir. Üç sahanlıdır. Orhan Gazi tarafından İznik'in fethiyle 1331 yılında camiye dönüştürülen yapı, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mimar Sinan tarafından yenilenmiştir. 1935 ve 1953 yıllarında yapılan onarımlar sırasında renkli taşlarla bezenmiş taban mozaikleri ve din görevlilerinin törenler esnasında topluca bulundukları, yarım yuvarlak oturma kademeleri ortaya çıkarılmıştır.
Sultan I. Murat'ın annesi Nilüfer Hatun'un anısına 1388 yılında imarethane olarak inşa edilmiştir. 14. Yüzyıl Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Osmanlı Mimarisinde ilk kez ters "T" planlı olarak yapılmış imarettir. Bina üç sıra tuğla bir sıra taş biçiminde inşa edilmiş olup zengin ve renkli bir taş ve tuğla işçiliğine sahiptir. Yapı, kubbe ve tonozların örttüğü sütun ve payelerin taşıyıcı oldukları bir revakla başlar. Üzerinde kitabe bulunan bir kapı ile ana bölüme girilir. Ana bölüm, merkezinde bir aydınlatma feneri bulunan bir kubbe ile örtülüdür. Ana bölümden üzerleri birer kubbeyle örtülü yan mekânlara geçilir.
İZNİK GÖLÜ
İZNIK Gölü, Marmara Bölgesinin en büyük, Türkiye'nin ise beşinci büyük doğal gölüdür. tektonik bir tatlı su gölüdür. Alan sık sazlıkların arasında karışık koloniler kuran küçük karabatak ve gece balıkçılığı ile önem kazanmıştır. Tutulan su ürünlerinin başında kerevit gelir. Gölün su ürünleri arasında, yayın, sazan, akbalık ve ıstakoz da bulunuyor.
BATIK KİLİSE
Bazilika, havadan fotoğraflama çalışmaları sırasında, Askania Gölü olarak anılan İznik Gölü'nün kıyıdan yaklaşık 20 metre açığında tespit edilmiştir. Günümüzde "Senato Sarayı" olarak tanımlanan bu anıtsal yapı, yaklaşık 30 metre boyutlarında, diğer bir ifade ile yaklaşık 600 metrekarelik kapalı bir alanı kaplamaktadır. Yapılan keşiflerde bazilika planı, kullanılan malzeme ve ölçüleri ile Roma İmparatorluğu toprakları genelinde yaygın olarak uygulanan Erken Hıristiyanlık dönemi kiliselerinden biri olduğunu göstermektedir. Bazilikanın yakındaki bir benzeri, ilçemizde günümüze kadar ulaşabilmiş en eski kilise olarak kabul edilen Hagia Sophia (Ayasofya) Kilisesi'dir. 1. Konsil'in (İznik Konsili) bu bazilikada yapıldığı söylenmektedir.
KALE VE SURLAR
İZNIK Gölü, Marmara Bölgesinin en büyük, Türkiye'nin ise beşinci büyük doğal gölüdür. tektonik bir tatlı su gölüdür. Alan sık sazlıkların arasında karışık koloniler kuran küçük karabatak ve gece balıkçılığı ile önem kazanmıştır. Tutulan su ürünlerinin başında kerevit gelir. Gölün su ürünleri arasında, yayın, sazan, akbalık ve ıstakoz da bulunuyor.

