Osmanlı padişahlarının portrelerine baktığımızda dikkat çeken bir detay hemen göze çarpıyor: Çoğu zaman yan poz veriyorlar. Bu yalnızca bir estetik tercihten ibaret değil, aslında tarih boyunca güç ve otoriteyi simgeleyen bilinçli bir tercih. Uzmanlar, bu geleneğin sadece Osmanlı'da değil, Roma ve Bizans imparatorluklarında da benzer şekilde sürdüğünü belirtiyor. Osmanlı sarayında tam 23 yıl boyunca padişahların fotoğraflarını çeken Febus Efendi'nin röportajları, bu portrelerin ardındaki titizliği gözler önüne seriyor. Özellikle Sultan II. Abdülhamid'in fotoğraflara yaklaşımı oldukça kontrollüydü. Efendi, "23 senede ancak bir defa onun fotoğrafını çekmek için davet edildim. O da bir mecburiyet nedeniyle oldu. Kendi resmiyle süslü bir nişan hediye etmesi gerekiyordu" diyerek padişahın fotoğraf konusunda ne kadar hassas olduğunu aktarıyor.

SOYLULUK SİMGESİ
Febus Efendi'nin gözlemleri, Osmanlı padişahlarının portrelerde yan poz vermelerinin sadece estetik kaygılarla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Bu poz, padişahın burun hattını ön plana çıkararak soyluluk ve güç simgesi olan kemerli burunu vurguluyor. Tarihçiler, bu geleneğin Roma imparatorlarının heykellerinden esinlendiğini söylüyor. Roma'da imparatorların profil portrelerinde, güçlü burun hatları ve dik duruşlar, onların kudretini ve otoritesini temsil ediyordu. Fatih Sultan Mehmet'in portreleri bu bağlamda dikkat çekici örneklerden biri. Kemerli burun, dönemin soylu simgesi olarak kabul ediliyordu ve yan pozda bu detay daha belirgin bir şekilde görülebiliyordu.

ROMA'YA UZANIYOR
Kemerli burun, Roma imparatorlarının simgesi olan kartal gagasını andırıyor ve bu benzetme padişahın gücünü dolaylı olarak ifade ediyordu. Bu nedenle yan poz, sadece fiziksel bir açı değil, bir güç ve prestij mesajı olarak da algılanıyordu. Sultan Reşat'tan Sultan II. Abdülhamid'e kadar pek çok Osmanlı padişahı, fotoğraf ve portre çekimlerinde bu geleneği sürdürdü. Padişahlar, portrelerdeki duruşlarıyla hem kendilerini hem de saltanatlarını temsil ediyorlardı.

Yan poz, aynı zamanda padişahın otoritesini doğrudan gözlemleyenler için de bir uyarı niteliği taşıyordu: Buradaki güç, duruşta ve simgede saklıydı. Günümüzde estetik kaygılarla yapılan burun ameliyatlarının tarihsel kökenine bakıldığında, kemerli burun ve yan profilin yıllar boyunca "güç sembolü" olarak algılandığı görülüyor. Osmanlı padişahlarının bu geleneği benimsemesi, onların kendilerini hem tarihsel bir bağlam içinde Roma imparatorlarından üstün görmelerini hem de saray ve halk üzerindeki otoritelerini vurgulamalarını sağlıyordu.

Osmanlı padişahlarının yan poz verme geleneği, sadece portre estetiğiyle açıklanamayacak kadar derin bir anlam taşıyor. Bu pozlar, padişahın karakterini, gücünü ve otoritesini sembolik olarak aktarmanın yanı sıra, döneminin politik ve sosyal anlayışını da yansıtıyor. Tarihçiler, bu detaylara dikkatle bakmanın, hem Osmanlı hem de Roma döneminin yönetim anlayışını anlamak için önemli bir ipucu sunduğunu vurguluyor.