Dijital asistanlar artık yalnızca bilgiye hızlı erişim sağlayan araçlar olmaktan çıkıyor; kişiliği olan, üslubunu kullanıcıya göre şekillendiren yeni bir döneme giriyoruz. OpenAI'ın devreye aldığı yeni kişiselleştirme özellikleri, ChatGPT'yi soğuk ve nötr bir algoritmadan çıkararak kullanıcıların ruh haline, iletişim tarzına ve beklentilerine uyum sağlayan dijital bir karaktere dönüştürüyor. Kısacası artık yapay zekanın nasıl konuşacağına, hatta hangi "ruh haliyle" yanıt vereceğine siz karar veriyorsunuz. Yapay zeka dünyasının öncülerinden OpenAI, bu özellikle birlikte kullanıcı deneyiminde önemli bir paradigma değişimine imza atıyor. ChatGPT artık yalnızca doğru cevaplar veren bir sistem değil; aynı zamanda sizinle nasıl bir ilişki kuracağını da öğrenen bir asistan haline geliyor. Resmi, mesafeli ve kısa yanıtlar mı istiyorsunuz, yoksa samimi, detaylı ve sohbet eder gibi bir iletişim mi? Yeni kişiselleştirme menüsüyle bu tercihler tamamen kullanıcı kontrolüne bırakılıyor.

KULLANICI ELİNDE
Yeni sistemde kullanıcılar, sohbetin ana karakterini belirleyen çeşitli stil seçenekleri arasından tercih yapabiliyor. "Profesyonel" mod, iş dünyasına uygun, net ve resmi bir dil sunarken; "Arkadaş Canlısı" mod, daha sıcak, destekleyici ve gündelik bir sohbet havası yaratıyor. Daha farklı bir deneyim arayanlar için ise "Alaycı", "Bilgiç", "Samimi" gibi alternatif tonlar da mevcut. Üstelik kişiselleştirme yalnızca konuşma tarzıyla sınırlı değil. Kullanıcılar yapay zekanın:
. Ne kadar ayrıntılı cevap vereceğini
. Cümlelerinin kısa mı yoksa uzun mu olacağını
. Emoji kullanıp kullanmayacağını
. Yanıtları başlıklar hâlinde mi yoksa düz metin şeklinde mi sunacağını tek tek ayarlayabiliyor. Bu sayede ChatGPT, herkes için aynı şekilde konuşan bir sistem olmaktan çıkıp, her kullanıcıya özel bir iletişim dili geliştirebiliyor.
GERİ BİLDİRİMLER
Bu dönüşümün arkasında aslında dikkat çekici bir kullanıcı talebi yatıyor. Özellikle GPT-5 sürümünün yayınlanmasının ardından birçok kullanıcı, ChatGPT'nin yanıtlarının fazla kısa, mesafeli ve "duygusuz" olduğunu dile getirmişti. OpenAI, bu geri bildirimleri dikkate alarak önce sistemin genel tonunu daha sıcak ve açıklayıcı bir hâle getirdi. Kasım ayındaki ara güncellemelerle başlayan bu süreç, son olarak GPT-5.2 sürümüyle birlikte daha ileri bir noktaya taşındı. Artık tek bir varsayılan kişilik yerine, kontrol tamamen kullanıcıya bırakılıyor. OpenAI yetkilileri, bu yaklaşımın yapay zekayı daha "insan merkezli" bir teknolojiye dönüştürmeyi hedeflediğini vurguluyor.

İLİŞKİ BİÇİMİ
Uzmanlara göre bu gelişme, yapay zeka ile kurulan ilişkinin doğasını kökten değiştirebilir. Daha önce kullanıcılar sisteme uyum sağlamak zorundayken, artık yapay zeka kullanıcıya uyum sağlıyor. Bu da özellikle eğitim, müşteri hizmetleri, içerik üretimi ve kişisel asistan kullanımı gibi alanlarda çok daha etkili ve verimli bir deneyim anlamına geliyor. Aynı zamanda bu özellik, yapay zekanın "kişilik" kavramına ne kadar yaklaşabileceği tartışmasını da yeniden gündeme taşıyor. Elbette ChatGPT'nin gerçek anlamda duyguları ya da ruh hali yok; ancak davranış ve dil kalıplarının özelleştirilebilir olması, kullanıcıda güçlü bir insansı algı yaratıyor.

