Günlük hayatta "milli çay tabağı" olarak anılsa da bu tasarımın kökeni Türkiye sınırlarının çok ötesine uzanıyor. Uzun yıllardır kullanılan bu çay tabaklarının asıl adı "Acem çay tabağı" olarak biliniyor ve İran'da ise "nalbeki" ismiyle anılıyor. Tabakların mimarisini ilk kimin tasarladığı kesin olarak bilinmese de kültürel aktarımın yüzyıllar içinde gerçekleştiği düşünülüyor. Bu tasarımın Türkiye'de yaygınlaşmasında yerli üretimin de etkisi büyük. Uzmanlara göre İstanbul Porselen gibi yerel üreticiler, bu modeli ilk kez seri üretime geçirerek ülke genelinde kahvehane ve çay ocağı kültürünün parçası haline getirdi. Hâlen aynı kalıplarla üretimin devam ettiği tahmin ediliyor.

BİLİNÇLİ BİR SEÇİM
Bu çay tabaklarının kırmızı- beyaz renkleri ve üzerindeki motifler tesadüfî değil; işlevsel ve simgesel bir bilinçle tasarlandı. Tasarımın temel amacı, içerisine konulan çayın rengini daha etkileyici göstermeye odaklanıyor: kırmızı tonlar çayın "tavşan kanı" gibi koyu, parlak bir renkle görünmesini sağlarken, beyaz alanlar çayın aşırı koyu veya bayat görünmesini engelliyor.

Öte yandan, tabakta görülen süslemelerin de kültürel anlamları olduğu düşünülüyor. Orta kısımdaki çiçek benzeri desene "penç" adı veriliyor; bu motifin Farsça'da "beş" anlamına geldiği ve geleneksel Türk-İslam sanatında sık kullanılan bir geçiş figürü olduğu belirtiliyor. Tabak etrafındaki kırmızı beneklerin yedi adet olması ise farklı yorumlara yol açıyor. Bazı kaynaklarda, bu beneklerin haftanın yedi gününü temsil ettiği ya da halk kültüründe kadınların kınalı parmaklarının izlerini çağrıştırdığı öne sürülüyor.

Zaman içinde "nalbeki" çay tabağı, kahve ve çay kültüründe derin kökler saldı. Türkiye'de kahvehane, çay bahçesi ve vapur gibi sosyal mekânlarda gördüğümüz bu tasarım artık sadece günlük kullanım eşyası olmaktan çıktı; bir kültürel simgeye dönüştü. Her ne kadar kökeni İran'a dayansa da, bu çay tabakları Türkiye'de kendi kimliğini buldu. Kimi zaman nostaljik bir hatırlatıcı olarak kimi zaman da sohbetlerin, tartışmaların ve buluşmaların sessiz tanığı olarak karşımıza çıkıyor. Bugün nalbeki çay tabakları dünyanın birçok yerinde bulunmasa da Türkiye'deki çay kültürünün sembollerinden biri haline geldi. Hem nostaljik hem işlevsel bu tasarım, günlük yaşamla kültürel geçmiş arasında bir köprü kuruyor ve geçmişin izlerini her demli bardakta hatırlatmaya devam ediyor.