Ege'nin beyaz altını diye bahsedilen, Pamukkale barındırdığı tarihi dokuları ve antik kentleriyle en merak uyandıran ilçesi diyebiliriz. Travertenlerin dünyada bir başka benzeri olmaması burayı turizmin cazibe merkezi haline getirmiştir. Yerli ve yabancı her yıl sayısız turist tarafından ziyaret edilen Pamukkale, eşsiz güzelliklerinin olduğu bir yer konumundadır.
TRAVERTENLERİN OLUŞUMU
Muhteşem görüntüsüyle hayran bırakan bu beyaz kayaların oluşumunun 14 bin yıl öncesine kadar dayandığı ifade ediliyor. Suların içerisinde bolca kalsiyum ile karbonhidrat bulunur ve su her yeryüzüne çıktığında havayla temas ettiği için karbondioksit ve karbonmonoksit uçar. Bu uçan gazlar da travertenlerde birikerek, günümüzdeki eşsiz beyazlığına ve sertliğine kavuşmuştur. Bünyesinde erimiş karbondioksit bulunan yeraltı suları, geçtikleri alanlardaki kalsiyum karbonatı eriterek taşımaktadır. Suyun aniden basınçsız bir alana çıkması ve karbondioksitin uçması ile suda erimiş olan kalsiyum karbonat çok ince katmanlar halinde kayaların üzerine yapışmaktadır. Bu zamanla birikerek beyaz yumuşak hatları olan travertenleri meydana getirmektedir. Pamukkale, şifalı suyu ve bu sayede oluşan travertenlerinin sunduğu güzellikle binlerce turiste ev sahipliği yapıyor. Termal suyun birçok hastalığı tedavi edici olduğu antik zamanlardan beri düşünülse de yüzyıllar sonra bilimsel açıdan da kanıtlanmıştır. Bu suyun her türlü tansiyona, romatizmal hastalığa, kas ve eklem ağrılarına, kalp damar hastalıklarına şifa olması gibi bir özelliği bulunuyor. Suyun ününü duyan ve dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler de bu sularda şifa arıyor. Pamukkale Travertenleriyle iç içe olan kent, içindeki çeşitli tapınak ve dinsel yapılarının varlığından dolayı aynı zamanda Kutsal Kent olarak da bilinir. Denizli'nin hem doğa hem de kültürel mirasları arasında bulunan ve MÖ 2. Bergama kralı tarafından kurulduğu, adını ise Bergama'nın kurucusu Telephos'un eşi Heira'dan almıştır.

