T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayelerinde, Turkuvaz Medya Grubumuz tarafından "Değişen Dünyanın Merkezinde Enerji ve Doğal Kaynaklar" ana temasıyla düzenlenen 2'nci İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi (İNRES 2026) Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. Zirve dokuz ülkeden yedi bakan ve üç bakan yardımcısının yanı sıra 45 ülkeden enerji ve maden sektörü temsilcileri, uluslararası kuruluşlar, akademisyenler ve iş dünyasının önde gelen isimlerinin katılımıyla gerçekleşti. Zirvede küresel enerji güvenliğinden stratejik yatırım modellerine, hidrokarbonlardan kritik minerallere kadar sektörün geleceği ele alındı. Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Ahmet Berat Çonkar, enerji güvenliği, kritik mineraller, yenilenebilir enerji yatırımları ve Türkiye'nin küresel enerji vizyonuna ilişkin önemli mesajlar verdi.
YENİLENEBİLİR KAYNAKLAR
Küresel enerji sisteminin tarihi bir dönüşüm sürecinden geçtiğini vurgulayan Çonkar, artan enerji talebi, jeopolitik gelişmeler, arz güvenliği riskleri, iklim hedefleri ve teknolojik dönüşümün enerji politikalarını her zamankinden daha önemli hale getirdiğini belirtti. Enerji güvenliğinin artık yalnızca kaynak çeşitliliğiyle sınırlı olmadığını belirten Çonkar; altyapı güvenliği, tedarik zinciri dayanıklılığı, kritik minerallere erişim, şebeke modernizasyonu ve teknolojik kapasitenin de bu kavramın ayrılmaz parçaları haline geldiğini kaydetti. Türkiye'nin enerji güvenliğini çok boyutlu ve stratejik bir perspektifle ele aldığını ifade eden Çonkar, temel hedeflerinin kaynak çeşitliliğini artırmak, dışa bağımlılığı azaltmak, yerli kaynakları ekonomiye kazandırmak ve sürdürülebilir enerji dönüşümünü güçlü bir şekilde sürdürmek olduğunu dile getirdi. Son yıllarda özellikle yenilenebilir enerji alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirten Çonkar, Türkiye'nin elektrik kurulu gücünün yaklaşık yüzde 60'ının yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğunu söyledi. Hidroelektrik, rüzgâr, güneş, jeotermal ve biyokütle alanlarında önemli kapasite artışları sağlandığını ifade eden Çonkar, önümüzdeki dönemde güneş ve rüzgâr enerjisinde 120 GW seviyesine ulaşma hedefi doğrultusunda yatırımların hızlandırılacağını belirtti. Yenilenebilir enerji dönüşümünün güçlü bir şebeke altyapısını zorunlu kıldığını vurgulayan Çonkar, iletim altyapısının güçlendirilmesi, enerji depolama kapasitesinin artırılması, dijitalleşme, akıllı şebeke uygulamaları ve daha esnek bir elektrik sistemi oluşturulmasının enerji politikalarının temel başlıkları arasında yer aldığını söyledi. Petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çonkar, Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası keşfinin Türkiye enerji tarihi açısından bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

PETROL ARAMA FAALİYETLERİ
Karadeniz'de keşfedilen doğal gazın üç yıl gibi kısa bir sürede üretime alınarak milyonlarca haneye ulaştırıldığını belirten Çonkar, günlük 9.5 milyon metreküp seviyesindeki üretimin 2028 itibarıyla 45 milyon metreküpe çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Türkiye'nin yalnızca kendi denizlerinde değil, yurt dışında da aktif bir enerji oyuncusu haline geldiğini belirten Çonkar, Somali'de devam eden derin deniz petrol ve gaz arama faaliyetlerinin bu vizyonun önemli örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Pakistan ve Libya deniz alanlarında da Türkiye'nin teknik kapasitesini ve operasyonel tecrübesini kullanmaya yönelik çalışmaların hız kazandığını belirtti. Enerji dönüşümünün başarısında kritik minerallerin stratejik önemine dikkat çeken Çonkar, temiz enerji teknolojilerinin güvenli ve sürdürülebilir mineral tedarikine bağlı olduğunu belirtti. Güneş panelleri, rüzgâr türbinleri, elektrikli araçlar ve batarya depolama sistemlerinin lityum, nikel, kobalt, bakır ve nadir toprak elementleri gibi kritik minerallere ihtiyaç duyduğunu ifade eden Çonkar, enerji dönüşümü ile madencilik sektörünün artık birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı.

'BELİRSİZLİK ORTAMINDA YOL ALMAK'
İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nin ilk oturumu "Belirsizlik Ortamında Yol Almak: Hidrokarbonlar ve Mineraller İçin Yatırım Stratejileri" başlığıyla gerçekleşti. Panelin moderatörlüğünü Daily Sabah Gazetesi Kıdemli Ekonomi Editörü Alen Lepan üstlendi. Panelin konuşmacıları Suriye Enerji Bakanlığı Petrol İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ghiath Diab, Cezayir'in ulusal petrol ve doğal gaz şirketi Sonatrach CEO'su Noureddine Daoudi, Subsea 7 Kıdemli Başkan Yardımcısı Olivier Blaringhem ve TÜPRAG Metal Madencilik A.Ş. CEO'su Mehmet Yılmaz katıldı.

ÜLKEMİZ ENERJİ ÜSSÜNE DÖNÜŞÜYOR
İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi- INRES 2026 düzenlendi. INRES Zirvesi, Azerbaycan, Gürcistan, Libya, Sudan, Somali, Moldova ve Nijerya enerji bakanlarını bir araya getirdi. Oturumda enerji güvenliği üzerine değerlendirmede bulunan bakanalar, Türkiye'nin konumu ve altyapı çalışmalarıyla enerji üssüne dönüştüğünü söyledi. Zirvede konuşan Azerbaycan Enerji Bakanı Parviz Şahbazov, Türkiye ile Azerbaycan'ın enerjide büyük yatırımları olduğunu, petrol ile doğal gaz boru hatları açısından güçlü konumda bulunduklarını ifade etti. Şahbazov, iki ülke arasında başarılı enerji projelerine de değinerek, "Bir tanesi Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı, ikincisi de Güney Gaz Koridoru. Bu iki proje şu an en güvenilir, en beklendik sonuçları veren projeler. Sadece ülkelerimizi ve komşularımızı birleştirmiyor, aynı zamanda Azerbaycan, Türkiye ve diğer ortaklarını da bölgemizi Avrasya'daki yeni enerji altyapısının önemli oyuncuları haline getiriyor" diye konuştu. Gürcistan Ekonomi ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Mariam Kvrivishvili bölgesel ve küresel gerilimlerin ülkelerin enerji stratejilerinin önemini daha görünür hale getirdiğini dile getirdi. Kvrivishvili, bölgedeki petrol, doğal gaz ve elektrik altyapısının önemine işaret ederek, "Mevcut gerilimler, Gürcistan, Türkiye ve Azerbaycan'ın küresel enerji güvenliği açısından ne kadar kritik bir rol üstlendiğini daha net ortaya koydu. Günümüzde enerji güvenliği artık yalnızca altyapı ve yatırım meselesi değil, aynı zamanda uluslararası işbirliği, bölgesel dayanışma ve barışla doğrudan bağlantılı bir konu haline geldi" diye konuştu.
'YOĞUN İLGİ GÖRÜYOR'
Libya Petrol ve Gaz Bakanı Khalifa Rajab Abdulsadek, Libya'nın uzun yıllardan sonra ilk kez düzenlediği petrol ve doğal gaz ihalelerine küresel enerji şirketlerinden yoğun ilgi geldiğini, ülkenin enerji üretimini artırmaya ve Avrupa'nın arz güvenliğinde daha büyük rol oynamaya hazırlandığını söyledi. Geçen yıl duyurulan karasal ve deniz üstü enerji lisans ihalelerinin başarıyla tamamlandığını aktaran Abdulsadek, Türkiye'nin de Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) aracılığıyla sürece katıldığını, gelecek yıl yeni karasal ve deniz üstü enerji projeleri ihale turu planladıklarını söyledi. Sudan Enerji ve Petrol Bakanı Moatasem İbrahim Ahmed, enerji portföylerini genişletmek, rafinerilerini rehabilite etmek ve üretim sahalarının kapasitelerini artırmak için uluslararası yatırımı teşvik etmeleri gerektiğini ifade etti.
DEPOLAMA VE ESNEK ÜRETİM
Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Mohamed, Türkiye'nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını Somali'de gerçekleştiren Çağrı Bey Ultra Derin Deniz Sondaj Gemisi'nin çalışmalarının sürdüğünü, yıl sonu itibarıyla olumlu gelişmeler beklediklerini kaydetti. Moldova Enerji Bakanı Dorin Junghietu enerji güvenliğini sağlamak için yenilenebilir enerji, depolama ve esnek üretim yöntemlerine odaklandıklarını belirtti. Nijerya Katı Mineraller Geliştirme Bakanı Oladele Henry Alake ise küresel enerji krizleri ve jeopolitik gelişmelerin enerji güvenliğinin önemini artırdığını, enerji dönüşümünde kaynak çeşitliliğinin kritik rolü olduğunu vurguladı.

'SEKTÖRLER ARASI SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK'
SURİYE Enerji Bakanlığı Petrol İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ghiath Diab, "Enerji sektörünü inşa etmedeki önceliğimiz, devletin sektör üzerindeki düzenleme ve denetleme rolünü, yatırımcı ve şirketlerin ise işletme ve geliştirme rolünü belirleyen net bir düzenleyici ortam sağlamaktır. Ayrıca fiyatlandırma, piyasa düzenlemesi ve lisanslama konularında net mevzuat oluşturulması için çalışıyoruz. Neticede devlet ile özel sektör arasındaki ilişkinin daha istikrarlı, öngörülebilir ve sürdürülebilir hale gelmesini amaçlıyoruz" dedi.
DÜŞÜK KARBONLU YATIRIMLAR
SONATRACHCEO'su Noureddine Daoudi ise enerji sektöründe uzun vadeli yatırım stratejilerinin temelinde dayanıklılık, stratejik önem ve uyarlanabilirlik olduğunu söyledi. Daoudi, enerji güvenliği ile enerji dönüşümünün birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirterek doğalgazın önümüzdeki dönemde özellikle Avrupa enerji güvenliği açısından kritik önem taşımaya devam edeceğini ifade etti. Sonatrach'ın yalnızca hidrokarbon üretimine değil, aynı zamanda düşük karbonlu enerji yatırımlarına da odaklandığını vurgulayan Daoudi, doğal gaz, rafineri, petrokimya, güneş enerjisi, yeşil hidrojen ve dijital dönüşüm alanlarında yatırımlarını sürdürdüklerini belirtti. Şirketin aynı zamanda metan emisyonlarının azaltılması ve karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda önemli projeler yürüttüğünü kaydetti.
'EN ÖNEMLİ UNSUR ÇEVİKLİK'
SUBSEA 7 Kıdemli Başkan Yardımcısı Olivier Blaringhem ise offshore enerji projelerinde belirsizlik ortamına karşı en önemli unsurun "çeviklik" olduğunu belirtti. Şirketin dünya genelinde yaklaşık 12 bin çalışanı ve 40 gemiyle faaliyet gösterdiğini ifade eden Blaringhem, müşteriler için en önemli kriterin projelerin zamanında teslim edilmesi olduğunu belirtti. Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların enerji projelerini doğrudan etkilediğine dikkat çeken Blaringhem, bu nedenle müşteriler ve tedarikçilerle mümkün olan en erken aşamada iş birliği kurduklarını belirtti. Yerel tedarik zinciri ve yerel insan kaynağı oluşturmanın enerji projelerinde dayanıklılığı artırdığını belirten Blaringhem, Türkiye'de yürütülen Sakarya Gaz Sahası projelerinin bu yaklaşımın başarılı örneklerinden biri olduğunu ifade etti.
'KRİTİK MİNERALLERE TALEP ARTIYOR'
TÜPRAG CEO'su Mehmet Yılmaz, madencilik sektörünün enerji dönüşümünün görünmeyen ancak vazgeçilmez altyapısını oluşturduğunu söyledi. Kritik minerallere yönelik talebin küresel ölçekte hızla arttığını belirten Yılmaz, madencilik olmadan yenilenebilir enerji, savunma sanayi, elektrikli araçlar ve teknoloji dönüşümünün mümkün olmayacağını ifade etti. Madencilik yatırımlarının kısa vadeli değil, uzun soluklu bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Yılmaz, yatırım kararlarında yalnızca finansal kriterlerin değil, sürdürülebilirlik, çevresel hassasiyetler, iş güvenliği ve sosyal etkilerin de belirleyici hale geldiğini söyledi.
GÜÇLÜ SPONSOR DESTEĞİ S
Platin Sponsorlar: Borsa İstanbul, Cengiz Enerji, Demirören, Emlak Katılım, EPİAŞ, Fiba Yenilenebilir Enerji, Halkbank, Kalyon, Limak, SOCAR, ŞA-RA Enerji, Tekfen Holding, Tera, Turkcell, Türk Hava Yolları, Türk Altın, Türkiye Sigorta, Türk Telekom, Vakıfbank, Ziraat Bankası.
Altın Sponsorlar: Çalık Holding, Esan, Girişim Elektrik, GOE, Kromder, Mig Malaklar, Miryıldız Madencilik.
Gümüş Sponsorlar: BORDRILL, Dentaş, Etimet, Hasyılsan, Subsea 7, Tuğran Enerji, Şişecam ve TÜPRAG.

