CHP'de tantana var iş yok, gürültü var ses yok, sureti var aşk yok, görüntü var renk yok. 1950 yılından bu yana CHP 73 yıldır, tek başına iktidar olamadı. Hemen her seçimden sonra Türkiye'nin değişmez konularının başında "Ne olacak bu Türkiye'nin hali" tartışmaları gelir. Nitekim 14-28 Mayıs seçimlerinden sonra da aynı soru yine karşımıza çıktı. Kulisler, tartışmalar sürüyor. Bugün Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'sinin düştüğü durumu Nazan Öncel'ın seslendirdiği 'Aynı nakarat' şarkısının sözleri çok veciz bir şekilde anlatıyor. "Kimi yükseklerden uçuyor. Kimi gerçeklerden kaçıyor. Kimine bir haller oluyor. Kimi hep bir şeylere takıyor. Açıyor gülleri birinin. Çalıyor zilleri birinin. Aynı nakarat. Hep aynı aynı. Yarısı bayat hep aynı aynı. Anlat anlat. Kiminin öfkesi yangın kiminin tövbesi. Kiminin gözleri baygın. Kiminin sözleri. Kimi hep muzır işlere bayılır. Kimi her gün bunalım takılır. Tantana var iş yok. Gürültü var ses yok. Sureti var aşk yok. Görüntü var renk yok."
YENİ KADRO TALEPLERİ
Evet. İşte CHP bu. 28 Mayıs'ta Başkan Erdoğan tarafından mindere serilen Kemal Kılıçdaroğlu ortadan kayboldu. CHP'de kılıçlar kılıflarından çıkarılıyor, bilenmiş bıçaklar çekiliyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 'değişim' diyerek Kılıçdaroğlu'nu sıkıştırmaya çalışıyor. Derin CHP'nin önde gelen ismi Murat Karayalçın, eski Grup Başkanvekili Engin Altay, eski Genel Sekreter Akif Hamza Çebi, 'yeni kadro çıkarılması' taleplerini dile getiriyor.
BİATÇI İSİMLER GELDİ
İstifa baskıları artarken Kılıçdaroğlu koltuğa yapışmış, taktik hamlelerle koltuğunu kurtarmaya çalışıyor. Kılıçdaroğlu önce A takımını geri plana çekti. Yerlerine kendisine biat eden isimleri getirdi. Özellikle CHP örgüt sorumluluğunu kendi uhdesine alarak karşısına çıkacaklara meydan okudu. Yeni MYK'da parti içindeki 10 Aralık Hareketi'nin lideri Oğuz Kaan Salıcı'nın olmaması dikkat çekti. Ekrem İmamoğlu'nun göreve getirmesini istediği, kendisine yakın Gökhan Günaydın'ı MYK'ya sokmadı. CHP TBMM Grup Başkanvekili olarak partiden uzak tuttu. Turan Aydoğan ve Özgür Karabat'ı getirmedi. İlçe ve illerde kongre kararı alarak tartışmaları kendi üzerinden teşkilatından kaydırdı.
VE 12 GÜN SONRA ...
Kaybolmuştu, 12 gün sonra yandaş bir TV kanalına çıktı. Ne beklersiniz? Hesap verecek. Yanlışlarını anlatacak. Açıklamaları tek kelime ile kakafonik. Hele bir cümlesi var ki evlere şenlik. Köylerde Başkan Erdoğan 500'er lire dağıtmış. Köylü vatandaşlarımız Erdoğan'a 6 milyon oy vermiş. Kendisine 3 milyon oy çıkmış. 3 milyon oy farkı buradan çıkmış. Başkan Erdoğan kazanmış. İnsan biraz utanır, vicdanlı olur. Köylü vatandaşlarımıza fatura kesen bin ana muhalefet başı. Diğer lafları da kakfonik. Tam bir kafa karışıklığı yaşıyor.
İMAMOĞLU TRAJİK
Kemal Kılıçdaroğlu parti içinde etkili pozisyona sahipken özellikle Ekrem İmamoğlu bazı manevralar yapıyor anca trajik durumda. Bir taraftan istinaf mahkemesinin olası kararı, diğer taraftan, genel başkan adaayı olursa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan istifa etmek zorunda kalması durumu. Sıkışmış halde. İmamoğlu'nun, genel başkan adayı olmaya cesaret edemeyeceği belli. Manevralarla Meral Akşener'in desteği ile 2024 yılı Mart ayında yapılacak belediye başkanlığı seçimlerinde yeniden CHP adayı olmaya yönelik manevralar çekiyor. Genel başkan adaylığına cesaret edemeyeceği bilinirken derdi kendi belediye koltuğunu yeniden almak.
SARIGÜL NOSTALJİK
Kemal Kılıçdaroğlu da kurnaz. Ekrem İmamoğlu'nun uykularını kaçırmak için Mustafa Sarıgül ismini öne çıkarmış görünüyor. Daha önce Deniz Baykal'ın karşısına çıkmış, kongre salonuna bile sokulmamıştı. Sarıgül, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı adayı olma hayali içinde. 'Belki daha sonra genel başkanlık bana düşer' diye de kafasında planlar yapmıştır. CHP'de oynanan tiyatrolara bakmayın. Demokrat olduğunu her fırsatta dile getiren Kılıçdaroğlu aslında rakipsiz tek adam. Bazı CHP'liler ona 'firavun' diyor.
SONUÇ
CHP