MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 1 Ekim 2024 tarihinde DEM Parti grubuyla tokalaşması sonrası başlayan İmralı süreci, 5 ayda bambaşka ve umut dolu bir boyuta evrildi. 3'üncü kez İmralı'yı ziyaret eden DEM Parti heyeti, ardından İstanbul'a geçerek Öcalan'ın "Silah bırak" çağrısını Türkçe ve Kürtçe olarak dünyaya duyurdu.
4 BAŞLIKTA TARİHİ ÇAĞRI
Metin, buna ek olarak Arapça ve İngilizce olarak da kamuoyu ile paylaşıldı. Elebaşı tarafından kaleme alınan bildirinin Türkçesini DEM Parti Milletvekili Pervin Buldan, Kürtçesini ise Ahmet Türk okudu.
Tarihi bildiride İmralı tarafından terör örgütüne şu talimatlar verildi:
1) Sayın Devlet Bahçeli'nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanı'nın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum.
2) Devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın.
3) Tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir.
4) Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle taçlandırıldığında kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe sahip olabilecektir. Sistem arayışları ve gerçekleştirmeler için demokrasi dışı bir yol yoktur. Olamaz.
Öcalan'ın kaleme aldığı metinde PKK'nın ömrünü tamamladığı yönündeki görüşleri dikkat çekti. Uzmanlar bu bildirinin şarta dayalı olmadığını, açık ve net olduğunu vurguladı. Elebaşı Öcalan'ın silah bırakma ve PKK'nın kendisini feshetme çağrısında, genel af ön şartını öne sürmemesi, Türkiye Cumhuriyeti devletinin, teröre karşı tavizsiz duruşunun kanıtı oldu.
"ÖRGÜT İÇİNDE DAHA HIZLI VE NET BİR ÇÖZÜLME OLACAK"
EMEKLİ İstihbarat Albay, Güvenlik ve Terör Uzmanı Coşkun Başbuğ, elebaşı Öcalan'ın tarihi açıklamasını Yeni Asır Gazetesi'ne yorumladı. Başbuğ, "Süreç iyi gidiyor. 40 yılın sonunda devletin pazarlığa kapalı ve net çizgilerini belirlediği süreç geç de olsa, sağlıklı ve iyi gitti. Görüşülmedik kimse, kapısı çalınmadık parti kalmadı. Sayın Bahçeli'nin de çıkışı bu amaçlaydı. Bu kısır döngünün içinden çıkılabilmesi için tarihi bir süreç yönetildi. Akabinde Sayın Bahçeli'nin o çıkışı bizi bu noktalara getirdi. Bu yapılan çağrı Kandil, Süleymani, Haseke, Kamışlı, Avrupa'nın belli başkentleri, Berlin, Paris gibi hatta Vaşington gibi çok kritik yerleri ilgilendiren bir çağrı oldu. Bu çağrının en çok etkilediği coğrafya Suriye. Çünkü çok kritik gelişmeler yaşanıyor. Suriye'de birçok tıkanmış süreç bu çağrıya odaklanmış durumdaydı. Bu çağrıdan sonra orada bir hızlanma ve daha net görülür hadiseleri izliyor olacağız. Örgüt içerisinde bir çözülme, silah bırakma, PKK, YPG, SDG gibi yapıların bu açıklamaya nasıl baktığı gibi birçok başlık mercek altına alınacak. Örgüt açısından baktığımızda ben bu çağrının özellikle Suriye ve Irak'ta çok ciddi çözülmeleri beraberinde getireceğini düşünüyorum. Bu çözülmenin yüzdesi tartışılır ama her halükarda sürecin önüne açacak çapta çözülme olacak" dedi.