DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, katıldığı bir etkinlikte koruculuk vazifesine gerek kalmadığına vurgu yaptı, koruculuk yapanları hedef alan ifadeler kullandı. Bakırhan, "Korucu arkadaşlar herhalde işsiz kalmayacak. Çatışma, silah bittiyse dünya kadar korucu var. Elindeki silahı al, sopayı ver, köyde hayvan baksın. Köylüsünü ezme yerine, kendi insanına silah çekme yerine daha onurlu bir görevdir" ifadelerini kullandı. Bakırhan'ın, 'Terörsüz Türkiye' yolundaki hassas süreci provoke edecek cinsten açıklamaları büyük tepki çekti. Sabah Gazetesi Yazarı Melih Altınok da bu konuyu köşesine taşıdı. Altınok, Bakırhan'ın verilen görevi kaldıramadığını belirtirken, 'Faşo Ağa' benzetmesi yaptı.

TUNCER BAKIRHAN'DAN 'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' SÜRECİNİ PROVOKE EDEN SÖZLER
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, korucuları açıkça hedef alan ifadeler kullanarak 'Terörsüz Türkiye' sürecinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Bakırhan, "Korucu arkadaşlar herhalde işsiz kalmayacak. Çatışma, silah bittiyse dünya kadar korucu var. Elindeki silahı al, sopayı ver, köyde hayvan baksın. Köylüsünü ezme yerine, kendi insanına silah çekme yerine daha onurlu bir görevdir" dedi.

MELİH ALTINOK'TAN ÇOK SERT TEPKİ: FAŞO AĞA!
Sabah Gazetesi Yazarı Melih Altınok bugünkü yazısında Tuncer Bakırhan'a çok sert sözlerle yüklendi.
İşte Melih Altınok'un 'Faşo ağa' başlıklı yazısı:
DEM Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, "Korucu arkadaşlar herhalde işsiz kalmayacak. Çatışma, silah bittiyse dünya kadar korucu var. Elindeki silahı al, sopayı ver, köyde hayvan baksın. Köylüsünü ezme yerine, kendi insanına silah çekme yerine daha onurlu bir görevdir" diyor.
Aklınca "ince gören" Bakırhan, coşkulu alkış aldığı salondan gelen "Temizlik işçisi de yapılabilirler mi?" sorusuna da şöyle cevap veriyor:
"Tabii tabii onları işsiz bırakmayacağız."
Bir iki soru da ben sorayım.

KİMİN HADDİNE?
Gece vakti kapısına dayanan eşkıyadan ailesini, köyünü korumak üzere eline silah alanın, haraç vermeyi reddedenin onurunu sorgulamak kimin haddine?
Kandil'deki çetenin emriyle Türk- Kürt, çoluk çocuk demeden katleden, doktorları, öğretmenleri, mühendisleri, şantiye işçilerini öldüren, şehirlerin ortasında hendekler açıp sivilleri kendilerine kalkan yapan, iki ateş arasına sürenlerin olmadığı kesin.
Bakırhan, "kendi halkına silah çekme" meselesini de biraz açmalı. Zira emrine amade olduğu PKK'nın teröristlerinin uyruklarına dair veriler muhtelif. Ancak örgütün bugüne kadar şehit ettiği 2 bin korucunun tamamı bölgenin insanı, Bakırhan'ın kırmızı plaka verdiği Türkiye Cumhuriyeti'nin halkı.

NE YAPACAK? SÜRGÜNE Mİ GÖNDERECEK?
Üçüncüsü, Bakırhan bu süreç sonunda bölgenin kendilerine verileceğini, ağa olacaklarını ve marabalarına görev dağıtacaklarını falan mı hayal ediyor?
Ne yapacak? Şener Şen'in canlandırdığı Faşo ağa gibi, çobanlık, çöpçülük yapmayı reddeden korucuları "Kovirem ula" deyip sürgüne mi gönderecek?
Evet, Apo'nun İmralı görüşmelerinde Bakırhan'ı değil de ağzından çıkanı kulakları duyan, aşağılamayı espri sanmayan Sırrı Süreyya'yı tercih etmesi boşuna değilmiş.
Ama bence bu kritik süreçte DEM'in eşbaşkanlığı da Bakırhan'a birkaç beden büyük geliyor. Bahçeli'nin startını verdiği süreçte sistematik şekilde devirdiği çamlar bir değil iki değil. Kendisine üstesinden gelebileceği daha mütevazı görevler verilebilir.