Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda iç ve dış siyasete yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Suriye'deki gelişmeleri değerlendiren Erdoğan, "SDG denilen yapı, 10 Mart'ta bir mutabakatına olumlu hiçbir adım atmadı. İşgal ettiği topraklarda sivillere baskı yapmayı, bu topraklar dışında da sivil ve askeri hedeflere saldırmayı sürdürdü" dedi.
SURİYE ORDUSUNA DESTEK
Halep'teki mahallelerin yanı sıra, Fırat'ın doğusundaki toprakların Suriye ordusu tarafından illegal silahlı unsurlardan temizlendiğini belirten Erdoğan, "Suriye devletinin mücadelesini, komşuları ve kardeşleri olarak yürekten destekliyoruz. Terör örgütünün, zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla, Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle, burada bir netice alma imkânı kalmamıştır. Silahları bırakmak ve meseleyi suhuletle çözmek, yegâne çıkış yoludur" uyarısında bulundu.
"KÜRTLER ÖZ KARDEŞİMİZ"
Erdoğan, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa, onlarla ilgili de gereken yapılacaktır. Suriye'deki Kürtler, bizim öz be öz kardeşlerimizdir. Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin, önceki zalim rejim altında ne tür baskılara maruz kaldığını, kardeşleri olarak en iyi biz biliyoruz. Bizim, hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yok. Hiçbir ülkenin iç işlerine karışmayız. Ama ülkemizin çıkarlarına halel gelmesine de izin vermeyiz" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Trump ile bu meseleleri ele aldığını dile getiren Erdoğan, "Verimli bir görüşmeydi. DEAŞ'la ortak mücadelede dahil, Suriye'nin güvenliğine katkı yapacak birçok kritik konuyu kendisiyle istişare ettik" dedi.
CHP'YE 'PHUKET' GÖNDERMESİ
CHP jet sosyetesinin ne millet, ne devlet, ne de emeklilerle ilgili bir derdinin olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Yönettikleri belediyelerdeki emekçiler grev yaparken, tropikal adalarda keyif çatanların... Yolsuzluk, iş bilmezlik ve israf sebebiyle belediyeleri iflasa sürükleyenlerin, şov peşinde koştuklarını benim milletim, benim emeklim gayet iyi biliyor. Malum, en düşük emekli aylığını 20 bin liraya çıkartan kanun teklifimizin Genel Kurul görüşmeleri başladı. Kasım 2002'de asgari ücret 184 liraydı; yani en düşük emekli aylığı alan bir vatandaşımız, asgari ücretin sadece 3'te 1'i kadar aylık alabiliyordu. Bugün en düşük emekli aylığı, asgari ücretin yüzde 70'ini aşmıştır. Kiralar ve hayat pahalılığı başta olmak üzere, emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıların hepsinin farkındayız. Emeklilerimizin taleplerine, beklentilerine, şikayetlerine hiçbir zaman kulağımızı tıkamadık; tam tersine, bir kulağımız her zaman emeklilerimizde oldu. Tüm dünyayı kasıp kavuran bu fırtınadan alnımızın akıyla çıkacağız. Emeklimizi ihmal etmedik, onları sahipsiz bırakmadık; bundan sonra da asla yalnız bırakmayız" şeklinde konuştu. Grup toplantısı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, ABD Başkanı Trump'ın Gazze Kurulu davetine ilişkin soru üzerine, kurula Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın katılacağını söyledi.
CUMHURBAŞKANLIĞI'NI GES AYDINLATACAK
COP31'E ev sahipliği yapacak olması sayesinde iklim diplomasisinin merkezine yerleşen Türkiye'de yenilenebilir enerji atağı ile karbon nötr hedeflerine bir adım daha yaklaşılıyor. Bu hedef kapsamında bu yıl Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin enerjisini yenilenebilir sistemlerden karşılamak üzere Konya'da 30 megavat gücünde güneş enerji santrali (GES) kurulması kararlaştırıldı. 2026 yılı Kamu Yatırım Programı'nda Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinin kendi enerji öz tüketimini karşılayabilmesi için Konya'da 815 milyon lira yatırımla 30 megavat gücünde GES kurulması kararlaştırıldı.

