DR. ERAY GÜÇLÜER ABD-İSRAİL İLE İRAN SAVAŞINI DEĞERLENDİRDİ
Orta Doğu'da ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan ve tüm dünyayı etkileyen savaş birinci ayını geride bıraktı. İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin (ASAM) Başkanı Dr. Eray Güçlüer, televizyon ekranlarından sürece ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. ABD Başkanı Donald Trump'ın ulusa sesleniş konuşmasında barış yerine savaşa devam mesajı verdiğini hatırlatan Güçlüer, çatışmaların daha da sertleşeceğini ifade etti. Güçlüer "Belçika, Hollanda, Lüksemburg gibi ülkelerin bu artan petrol fiyatları karşısında ekonomilerinin dayanabilme ihtimali çok zayıf. Almanya, Fransa ve İngiltere dışındaki diğer Avrupa ülkelerinin ekonomileri bir gecede çökebilir" dedi.

ABD'NİN YENİ SİSTEM ÇABASI
Savaşın sadece İran ile sınırlı olmadığını anlatan Güçlüer çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Bu bir İran savaşı değil, ABD'nin yeni küresel sistemi kurma çabasıdır. Küresel sistem İran'ın kırılmasıyla yeni bir fay hattı kırıklığıyla yeni bir düzene doğru evrilecek gibi görünüyor ve bu kolay olmayacak" dedi. Mevcut durumun yüksek yoğunluklu harpten yıpratma savaşına döndüğüne dikkat çeken Güçlüer, "Yenişemiyor, durum üstünlüğü sağlayamıyor. Ne yapacak? Daha güçlü vurmak zorunda kalacak. Artık parayı pulu konuşan yok. Daha güçlü vuracağız diyor, taş devrine çevireceğiz sözüne vardı Trump'ın ifadeleri." diye konuştu.

KARA SALDIRISI ZOR
Olası bir kara saldırısı iddialarını değerlendiren Güçlüer, mevcut aşamada bunun mümkün olmadığını belirterek, "Kara saldırısı olabilmesi için İran'ın füze atma kapasitesinin minimize edilmesi ve Basra Körfezi kıyısındaki Zagros Dağları bölgesindeki Devrim Muhafızları ile İran ordusunun harp gücünün kırılması lazım." ifadelerini kullandı. ABD medyasında yer alan amfibi harekat haberlerinin bir taktik olduğunun altını çizen Güçlüer konuya, "Bunlarla bizi oyalamaya çalışıyorlar. Harp alanında stratejik aldatma yapılır. ABD'nin yapmaya çalıştığı şey, İran'ın merkezi güçlerini o körfez bölgesine doğru kaydırmak. Eğer bu merkezi güçler güneye kayarsa, savunma insicamı bozulur ve
gedikler oluşur." sözleriyle işaret etti.

TAHRAN REJİM DEMEK
Hedef prensibine vurgu yapan Dr. Güçlüer, ABD ve İsrail'in ağırlıklı olarak Tahran ve bölgesini vurduğunu hatırlatarak, "Çünkü Tahran demek rejim demek. Eğer orası zayıflarsa içeriden yapılabilecek hareketlerin önü açılmış olur" dedi. Bölgeye sevk edilen askeri unsurlara da değinen Güçlüer, şunları kaydetti: "Pentagon çok sayıda A-10 uçağını gönderdi. A-10 uçağı, merkezi eyaletteki Devrim Muhafızlarının askeri gücünü kırmak için önemlidir. Düşük irtifada, düşük süratte ama yüksek vuruş kabiliyetindedir. Yine B-2 büyük stratejik bombardıman uçakları şu an orada vuruşlar yapmaya devam ediyor."
ENERJİ VE SU KRİZİ KAPIDA
Savaşın küresel ekonomiye etkilerini değerlendiren Güçlüer, Brent petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkmasının Avrupa için büyük bir risk barındırdığını söyledi. Enerji krizinin kapıda olduğunu belirten Güçlüer, "Belçika, Hollanda, Lüksemburg gibi ülkelerin bu artan petrol fiyatları karşısında ekonomilerinin dayanabilme ihtimali çok zayıf. Almanya, Fransa ve İngiltere dışındaki diğer Avrupa ülkelerinin ekonomileri bir gecede çökebilir" dedi. Bölgedeki su krizine de dikkat çeken Dr. Güçlüer, "Körfez'deki ülkelerde su bitmek üzere. Su biterse yaşam riske girer. Yaşam riske girerse bu savaş o ülkeler için varoluşsal bir tehdide dönüşebilir ve topyekun bir savaşa katılabilirler." ifadelerini kullandı. AVRUPA'YA NATO BASKISI
ABD'nin NATO stratejisini Avrupa'yı baskı altına almak için kullandığını anlatan Güçlüer, "ABD desteğini çekerse Avrupa, Rusya ile baş başa kalır. ABD, Avrupa'yı kendi yanında savaşa girmek için zorluyor. Yoksa Rusya ile ne yaparsanız yapın diyor" diye konuştu.
TÜRK DEVLET AKLI BUGÜNÜ 20 YIL ÖNCEDEN GÖRDÜ
TÜRKİYE'NİN bu küresel krizdeki konumunu değerlendiren Güçlüer, Türk devlet aklının bu günleri 20 yıl önceden gördüğünü vurgulayarak, "Şu an Türkiye'nin 400 milyon varillik petrol rezervi var. Bu 400 gün demektir. Savunma sanayisi başta olmak üzere pek çok konuda yeterli stratejik hazırlıklar yapılmış durumda." dedi. Türkiye'nin askeri kapasitesinin caydırıcılığına dikkat çeken Güçlüer şu ifadeleri kullandı: "Eğer bizim elimizdeki harp teknolojisi İran'ın elinde olsaydı, şu an ABD İran'ı vuramazdı. Bu kadar net. Türkiye şu an artık merkezi ülke konumunda olduğunu bütün dünyaya anlatmış durumda. Bizi istemediğimiz bir savaşın içine kimse sokamaz."