BAŞKAN Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Haliç'te düzenlenen İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümü törenine katıldı. Törendeki konuşmasına katılımcıları ve tüm Türkiye'yi selamlayarak başlayan Erdoğan, fethin yıl dönümü ile Kurban Bayramı'nın bir arada kutlanmasının oluşturduğu manevi iklime dikkati çekti.

"COŞKUYLA KUTLAYALIM"
ERDOĞAN, 86 milyon vatandaşın yanı sıra dünyanın 150'den fazla ülkesinde hayat mücadelesi veren tüm kardeşlerine selam göndererek, "Bugün hem sizlerle bayramlaşalım hem de İstanbul'un fethinin 573. sene-i devriyesini coşkuyla kutlayalım istedik. Fethin 573. yıl dönümünde İstanbul daha bir güzel; bu mübarek bayram gününde sizler daha bir güzelsiniz. Bayramın sizler için, tüm İstanbul ve Türkiye için, İslam dünyası ve insanlık için mübarek olmasını; kardeşliğe, barışa, huzura vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.
"HOŞGÖRÜNÜN KENTİ OLDU"
İSTANBUL'UN fethinin sadece bir büyük zafer, sadece çağ açıp çağ kapayan bir olay olmadığını belirten Erdoğan, "Dünyanın gözbebeği bir şehirde karanlığın aydınlığa tebdilidir. İstanbul'un fethi, can ve mal güvenliğinin olmadığı bir şehirde yüzyıllarca sürecek bir huzur ve güvenlik ortamının tesis edilmesidir. İstanbul'un fethi; her kökene, her inanca, her görüşe o güne kadar gösterilmeyen hoşgörünün gösterilmesi, verilmeyen değerin verilmesidir. İstanbul'un fethi; coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi yerine, kıyamete kadar sönmeyecek hak ve hakkaniyet ocağının yakılmasıdır. İstanbul'un fethi; Ayasofya dahil mabetleri soyulan, tahrip edilen, semtleri bataklığa dönüşen bir şehrin imarıdır, ihyasıdır, hayat bulmasıdır" şeklinde konuştu.
"HAZMEDEMEYENLER VAR"
İSTANBUL'UN fethini halen içlerine sindiremeyen hazımsızların olduğunu kaydeden Erdoğan, "Bu topraklar 1071'den bu yana bizim vatanımız, İstanbul ise 1453'ten bu yana Türk İstanbul olarak milletimizin gözbebeği, iftihar tablosudur. Ama biliyoruz ki bunu halen kabullenemeyenler var. İstanbul'un fethini halen içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. 573 yıllık öfkenin pençesinden bir türlü kurtulamayanlar var. Bunların gerek içeride gerekse dışarıda, buldukları her fırsatta bu hazımsızlıklarını, bu rahatsızlıklarını ifşa ettiklerini görüyoruz. Her kim "Zulüm 1453'te başladı" diyorsa maskesini indirin; altından 1453'te mücadele ettiğimiz karanlık yüzler çıkacaktır. Fatih Sultan Mehmet Han'ın bize emaneti olan bu aziz şehre gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
"MEYDANI BIRAKMAYACAĞIZ"
İSTANBUL'UN geleceğini karartmak isteyenlere meydanı bırakmayacaklarını belirten Erdoğan, "İstanbul'un fethi bizlere şunu öğretmiş, şunu hatırlatmıştır; Eğer gerçekten inanır, çalışır, zorluklar karşısında sebat edersek milletçe başaramayacağımız iş, ulaşamayacağımız hedef yoktur. Yeter ki Sultan Fatih gibi "Ya İstanbul beni alacak ya da ben İstanbul'u alacağım" diyerek kararlılığımızı gösterelim. Yeter ki zafere inanalım, gücümüzün idrakinde olalım. Gerisi Allah'ın izniyle sadece bir zamanlama ve planlama meselesidir. Bunun için hep birlikte çalışacak, saflarımızı daha da sıklaştıracak ve İstanbul'un geleceğini karartmak isteyenlere meydanı bırakmayacağız. Birliğimizi, beraberliğimizi bozmayacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız; hep birlikte Türkiye'nin yarınlarına yürüyeceğiz" dedi.

