Kadının yapamayacağı iş olmadığını kanıtlayan pek çok başarı hikayesi yazdık bugüne kadar. Kadınlar gücünü ispatladı ama maalesef kadını türlü iftiralar ve mobbingler ile alanlarına sokmak istemeyen erkekler bir türlü yılmadı. Ve yine maalesef hikaye hep aynı, hep bel altı. Tırnaklarınla kazıdığın başarıyı kadınlığını kullanarak elde ettiğini iddia edenler ile onlara istediğini vermediğinde çirkinleşenlerin dönemi bitmedi.

TAM 'BAŞARDIM' DERKEN...
İlknur Ören, bir çocuk annesi. Evladına bakmak için dişini tırnağına katmış bir kadın. Kendi ayakları üzerinde durabilmek adına her işi yapabileceğini kanıtlamak için erkek egemen bir alan seçmiş kendine. İş makinesi ve kule vinç kullanabilmek için kursa gitmiş. Kurslarla yetinmemiş bir lise daha okumuş. İzmir Büyükşehir Belediyesi'ndeki işine de torpille değil adım adım takip ettiği başkana bizzat ulaşarak ve yapabileceklerini anlatarak girmiş. Tam "başardım" derken asıl eziyet işe girdikten sonra başlamış. Karşılaştığı ön yargıları tek tek kırmış ama bir erkeğin egosu onun hayatını zindana çevirmiş. Bana ulaştığında önce hevesle başarılarından, ideallerinden bahseden o güçlü kadın, konuşmanın sonunda yaşadıklarının ağırlığıyla göz yaşlarını tutamadı. Ben ise sessizliğe bürünmekten başka bir şey yapamadım. İşte soru ve cevaplarla bir kadın iş makinesi operatörünün, azimden hayatta kalma mücadelesine evrilen sarsıcı hikayesi...

BAŞKANI ADIM ADIM TAKİP ETTİM
- İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri'nde iş makinesi operatörü olarak çalışıyordunuz. Nasıl girdiniz işe? Burcu Hanım, şunu en başta belirteyim; ben İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne torpille girmedim. Tamamen kendi çabamla emeğimle başardım. 5,5 yıl önce, pandemi döneminde işsiz kaldığımda Başkan Tunç Soyer'in bir programını takip ettim. Muhtarlarla toplantı yapacağını öğrendim ve oraya gittim. Bir şekilde fırsat bulup yanına yanaştım ve "Ben iş makinası operatörüyüm, kule vinç kullanıyorum ve iş istiyorum" dedim. Çok şaşırdı, inanamadı ama bir yandan da takdir etti. Sonra beni birine yönlendirdi ve ben hemen işe başladım.
- Peki, Fen İşleri'nde süreç nasıl başladı?
Girdiğim günden beri "Şantiyede kadın olmaz" sesleri kesilmedi. Hiç pes etmedim; lise mezunuydum, gittim bir de meslek lisesi bitirdim, harita kadastro stajı yaptım. Ama o birimdeki erkek egemen yapı beni sindirmeye çalıştı. Bir şef vardı, ismi Volkan Keskin... Başlarda benimle flört etmeye çalıştı. "Yemek yiyelim, ne yapmaktan hoşlanırsın" gibi yaklaşımlarda bulundu. Arkadaşlık teklifini reddedince mobbing süreci başladı.

Ören'in şefi Volkan Keskin, yemek teklifine olumsuz yanıt alınca mobbinge başladı
Şef Volkan Keskin'in, CİMER'e yapılan şikayet sonrası görev yeri değiştirildi
- Tipik bir mobbing ve taciz döngüsü... Durumu üstlerinize bildirmediniz mi?
Bildirdim. Beni korumak için başka şantiyeye, Bayındır'a gönderdiler. Orada 10 ay çalıştım, hatta kontrolörlüğe terfi ettim. Ama evimden 70 km uzaktı. Eski yerime, Bornova'ya dönmek zorunda kaldım. Bir geldim ki, Volkan Keskin oraya müdür olmuş. İlk işi beni çağırıp "Ben kinci değilim ama seninle çalışmak istemiyorum, kendine yer bul" demek oldu.
- Resmen yetkisini kullanarak sizi sürgüne veya istifaya zorlamış.
Sadece o da değil, hakkımda "kavgacı, asık suratlı, geçimsiz" diye ve hatta söylemek istemediğim yakıştırmalarda bulunup dedikodu yaydı. Gideceğim birimlere beni kötüledi, kapıları yüzüme kapattı. Ben 700 erkeğin içinde çalışıyorum, herkese gülücük mü dağıtacaktım? Ciddiyetimi "şirretlik" diye pazarladı. Bu süreçte ev sahibimle davalık oldum, kira farkı ve avukat masrafı derken 450 bin lira borca battım. Evimi boşaltıp dağın başında bir köye sığındım.

5 AYDIR MAAŞ ALAMIYORUM
- Şu an durumunuz çok kritik anladığım kadarıyla. Maddi olarak ne durumdasınız?
Bittim Burcu Hanım, gerçekten bittim. Müdürüm Alper Bey "Gitme, işçi bakidir" demişti ama o tutuklanınca Volkan Keskin benim personel havuzuna gönderilerek pasifize edilmemi sağladı. 5 aydır maaş yok. Kredi kartlarım kapandı, 480 liralık faturayı bile arkadaşıma ödettiriyorum. Köpeğimin mamasını başkası alıyor, oğlum okuluna yakın olsun diye başka yerde kalmak zorunda. İnanın intiharın eşiğine geldim. Başlangıçta 500 bin lira olan borç yüküm, işsizlik ve faizlerle birlikte bugün 1 milyon liranın üzerine çıktı. İşsiz, bir başıma kaldım o dağ başında.
İŞİM VAR AMA YOK
- Sonuçta siz kalifiye bir elemansınız. Başka bir yerde iş bulamıyor musunuz?
İşten tam olarak ayrılmadım, havuza çekildiğim için kimse iş vermiyor. Çünkü iş güvenliği bakımından kimse beni sigorta olmadan makinenin direksiyonuna oturtmuyor. Bu sebeple çalışamıyorum.
- Peki başkana ulaşsan ne derdin?
"Başkanım yaptığınız uygulama çok doğru çünkü gerçekten bir sürü bankamatik çalışanı var ama ben onlardan biri değilim. Benim gerçekten çalışıp çalışmadığımı kullandığım makinelerin motor saatinden görebilirsiniz" derdim.
- Sizin bu hale gelmenize sebep olan Volkan Keskin hala işine devam ediyor mu?
Onunla ilgili bir şikayette bulundunuz mu? Evet onu CİMER'e şikayet ettim. Onun konumunu da bir alta çekmişler ama bu benim için önemli değil. Benim tek isteğim işime geri dönmek.

İŞ MAKİNESİ KULLANAN KADINI HASTA BAKICI YAPMAK İSTEDİLER
- Yetkililere derdinizi anlatmaya çalışmadınız mı?
Çalışmaz mıyım? Nereye gitsem kapılar yüzüme kapandı. Fen İşleri Koordinatörü Ümit Gülbudak'ı aradım ve "Bana yardımcı olun görevime döneyim" dedim. O da bana "Göreve geri gelmeni sağlayamam ama başka birime geçmeni sağlarım" diyerek evde bakım birimini önerdi. Ben de ona 'Ben iş makinesi, kule vinç kullanabilen biriyim, operatörlük belgesi almakla yetinmedim bir daha meslek lisesi bitirdim. Evde bakımda çalışmak istemiyorum' dedim. O dönem genel sekreter yardımcısı Çağatay Güç'e ulaşmaya çalıştım ama o da telefonlarımı açmadı.