Son dakika İzmir haberleri... İzmir'de yaşayıp da buraları bilmeyen çok şey kaçırıyor! "Şehirde esen tek bir yer bile yok" diyenleri utandıracak, yaz ortasında hırkasız duramayacağınız o 10 gizli bölgeyi ilk kez açıklıyoruz.

ÇEŞME'NİN DOĞAL VANTİLATÖRÜ: ARDIÇ VE YILDIZBURNU
Çeşme denince akla sıcak kumsallar gelse de, Ardıç ve Yıldızburnu mevkileri kuzey rüzgarlarına tamamen açıktır. Burada denizden esen imbat, en sıcak temmuz gününde bile insanı ürpertir. Akşamları hırkasız oturmak neredeyse imkansızdır.

İZMİR'İN ÇATISI: SPİL DAĞI MİLLİ PARKI (MANİSA SINIRI)
Her ne kadar Manisa sınırlarında olsa da İzmir'e yarım saat mesafedeki Spil Dağı, İzmirlilerin en bilinen kaçış noktasıdır. Yaklaşık 1517 metre yükseklikteki bu milli parkta, şehir merkezinde sıcaklık 40 dereceyken siz çam ağaçlarının altında esen serin dağ havasıyla titreyebilirsiniz.

YAYLASI'NIN ÇAM KOKULU ESİNTİSİ
Bergama ile Ayvalık arasında uzanan Kozak Yaylası, devasa fıstık çamı ormanlarıyla kaplı bir serinlik vahasıdır. Rakımın yüksekliği ve yoğun bitki örtüsü sayesinde, buraya adım attığınız an sıcaklığın en az 5-6 derece düştüğünü ve sürekli püfür püfür esen bir hava olduğunu fark edeceksiniz.

URLA'NIN RÜZGAR KORİDORU: DENİZLİ MAHALLESİ VE GELİNKAYA
Urla'nın kuzeye bakan kıyıları, özellikle Denizli Mahallesi ve Gelinkaya sahili, körfezin rüzgarını direkt alır. Akşamüstü başlayan ve sabaha kadar durmayan dalga sesleri eşliğindeki o sert esinti, yaz sıcağını tamamen unutturur.

KARŞIYAKA'NIN NEFESİ: YAMANLAR DAĞI VE KARAGÖL
Karşıyaka'dan tırmanılan Yamanlar Dağı, İzmir körfezini ayaklar altına sererken muazzam bir rüzgar sunar. Dağın zirvesine yakın bir krater gölü olan Karagöl ise, etrafını saran söğüt ve çam ağaçlarıyla adeta doğal bir buzdolabı etkisine sahiptir.
KARABURUN'UN HIRKA GİYDİREN TEPELERİ
İzmir'in en bakir kalmış yarımadası Karaburun, coğrafi konumu gereği rüzgar güllerine ev sahipliği yapacak kadar sert esintilere sahiptir. Özellikle sarp kayalıkların üzerine kurulu köyleri ve tepeleri, yaz ortasında bile akşamları hırka ya da şal takmayı zorunlu kılar.
ÖDEMİŞ'İN SERİN CENNETİ: BOZDAĞ VE GÖLCÜK YAYLASI
İzmir'in Alpleri olarak bilinen Bozdağ, kışın kar severleri ağırlarken yazın da sıcaktan kaçanların sığınağıdır. Bozdağ'ın hemen eteğindeki Gölcük Yaylası, ortasındaki gölü ve etrafındaki asırlık ağaçlarıyla yaz aylarında buz gibi esen, göl esintisiyle ferahlatan bir huzur noktasıdır.

SEFERİHİSAR'IN RÜZGARLI TEPESİ: TEOS VE SIĞACIK KALESİ SAHİLİ
Sakin şehir Seferihisar'ın Sığacık bölgesi, özellikle marina tarafı ve açık denize bakan Teos sırtları, günün her saati esintilidir. Şehir merkezindeki o basık nemli hava, burada yerini denizden gelen tatlı bir serinliğe bırakır.

BUCA'NIN SAKLI ORMANI: KAYNAKLAR VE ÇINARALTI
Buca merkeze çok yakın olmasına rağmen Kaynaklar Köyü ve devasa asırlık çınarların bulunduğu meydan, dağdan gelen serin hava akımlarının kesişim noktasıdır. Kaya tırmanışı yapılan bölgeler ve vadinin içi, yazın en sıcak saatlerinde bile gölgede serin bir sığınak sunar.
KEMALPAŞA'NIN SOĞUK SULARI VE VADİ ESİNTİSİ: NAZARKÖY
Kemalpaşa'nın yanı başındaki Nazarköy (Kurudere) kanyonu, içinden akan buz gibi kaynak suyuyla etrafına adeta soğuk hava üfler. Vadi boyunca uzanan ağaç tünelleri güneş ışınlarını keserken, kanyondan aşağı doğru esen rüzgar İzmir'de olduğunuzu unutturacak cinstendir.