Turgutlu İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Hüseyin Acet, öğrencilerine daha iyi imkanlar sunabilmek için bir iyilik çemberi oluşturdu. Tarkan, Ebru Gündeş gibi ünlü sanatçılar ile bir çok iş insanı çembere dahil oldu. Onların desteğiyle okula müzik odası, spor alanı, konferans salonu, özel eğitim sınıfı oluşturuldu. Şimdi kütüphane için kollar sıvandı. Öğretmenliğin sadece ders anlatmak olmadığını söyleyen Hüseyin Acet "Öğretmenlik, öğrencisini mutlu etmektir. Onun ruhuna dokunabilmektir. Fedakarlıktır, iyiliktir" diyor.
● Neden öğretmenliği seçtiniz?
Herkesin öğrenciyken kendisine model aldığı insanlar oluyor. Benim de bu mesleği seçmemde en büyük etken amcam İbrahim Acet. Kendisi bağlama öğretmeni. Eğitim verdiği sınıflar öyledir ki, yediden yetmişe bağlama öğrenmek isteyenlerle doludur. Gerçekten yediden 70'e aynı sınıfta olur. Çünkü amcam herbirine ayrı dokunur. Beni bu mesleğe iten işte onun o dokunuşları oldu.
ŞEVKAT VE KILAVUZLUK
● Mesleğinizi nasıl tanımlıyorsunuz?
Öğretmen; şefkat demektir, hayat demektir, yol gösteren demektir. Öğretmen, öğrencisi için ömür boyu unutulmayacak bir kılavuz demektir. Ben de öğrencilerime dokunmayı, onları mutlu etmeyi çok seviyorum. Tabii ki bu çok uzun bir yolculuk. Bunlar sadece kara tahtanın önünde ders anlatarak olmuyor.
● Nasıl oluyor?
Öncelikle öğrencinin sevgisini kazanmanız, onun için bir sırdaş, güvenilir bir liman olduğunu hissettirmeniz gerekiyor. Yani kısacası fedakarlık, öğretmenlik için anahtar kelime. Benim de kişiliğimin mayasında bu değerin olduğunu düşünüyorum.
Okulun boyaları öğretmen Hüseyin Acet'in ulaştığı yardımseverler tarafından karşılandı.
KÜLTÜRÜ OLUŞTURMAK
● Turgutlu maceranız nasıl başladı?
Turgutlu'da doğdum, büyüdüm. Öğretmenlik hayatıma burada özel sektörde başladım. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışmaya başlayınca Gaziantep'te 4 yıl görev yaptım. Sonrasında tekrar doğup büyüdüğüm yere tayinim çıktı. Okulum 2007 yılında kurulmuş, Müdürümüz Suat Kesemen liderliğinde öğretmen arkadaşlarımla birlikte güzel bir okul kültürü oluşturmak için çalışıyoruz.
● İyilik çemberi nasıl oluştu?
Bizler öğretmenler olarak okulumuzun karıncalarıyız. Hep birlikte taşın altına elimizi koyup bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Devletimizin sağladığı imkanlar çok fazla. Ancak pratikte başka ihtiyaçlar da doğuyor. İşte böyle bir noktada okulumuzda bir şeyler yapmaya karar verdik.
KÜÇÜK DOKUNUŞLAR
● Nasıl ulaştınız onlara?
Öğretmen arkadaşlarım, okul yönetimimiz, velilerimiz hepimiz çalıştık. Sosyal medya aracılığıyla bize destek verebilecek hayırseverlere ulaşmaya çalıştık. İş insanları, sanatçılar, holdingler, şirketler, sivil toplum kuruluşlarına durumumuzu, isteklerimizi, hedeflerimizi anlattık. Küçük dokunuşlara ihtiyacımız vardı. Gördük ki çocuklar söz konusu olunca herkes elini taşın altına koyuyor. Bu bizi her şeyden çok mutlu etti.
● Kimler destek verdi?
En başta sevgili velilerimiz. Tarkan, Ebru Gündeş, Polat Yağcı onlar ilk yazışmalarımızdan itibaren hemen bizimle ilgilendi.
Çocuklarımız için güzel bir gelecek hazırlamamıza anında destek oldu. Cevdet İnci Eğitim Vakfı, TAV Holding, Tezman Holding, Orka Holding-DS Damat, Alarko Holding, Karaca Holding, Akzo Nobel Cansai Altan, Daikin, Atasay Kuyumculuk, iş insanları Murat Kapki, Mithat Erdem, başından sonuna bizimle oldu.
İyilik çemberi ile yapılan konferans salonu, öğrencilerin eğitimi için farklı yolları kullanma ortamı yaratıyor.
GÖNÜL KAPILARI AÇILDI
● Oldukça güçlü bir destek olmuş.
Aslında desteğin küçüğü, büyüğü yok. Ama bu bir iyilik çemberi ve kalbinde iyilik olanlar bize gönül kapılarını açtı. Sadece onlar da değil. Bagi Tekstil, Bloksan, Çağdaş Eğitim Vakfı, Yüksel Blok, Esnaf Kefalet Kooperatifi, Yolbak, Efkar Et Kombinası, Turgutlu Ticaret Odası, Dağ Blok-Ali Pınar, Çıkıkçı Petrol, Aymas, Cengiz ve İsmail Çıkıkçı, Önder Lift, Çetin Akın, Proyem, Tigres, Çetinkaya, Zenginler Palet, Mansa, Gümüş Ticaret, Murat Kaşıkçı, Site, Sevenler lokantası, Önder Lift, Muharrem Çalışkan, Vega Okuları, Gamalı Köftecisi, Venco Havalandırma, Baktat Gıda, Camsan, Bölez, Kılıçlar Hurdacılık da bizimle birlikte oldu.
● Aslında okulunuz yeni, buna karşın ihtiyaçlar bu kadar yüksek mi?
Yapılan araştırmalara göre öğrenciler gelişmiş fiziksel olanaklara sahip, sınıf düzenleri esnek olan ortamlarda daha başarılı oluyor. Bu bakış açısı bizim eğitim fakültesinde üzerinde en çok durduğumuz noktalardan biriydi.
● İyilik çemberi neler yaptı?
Şimdiye kadar okulumuzda müzik odası, spor alanı, konferans salonu, özel eğitim sınıfı oluşturmayı başarabildik. Tüm bunları işte bu iyilik çemberiyle yaptık.
ÖZEL ÇOCUKLAR İÇİN
● Özel gereksinimli öğrenciler için neler yapıldı?
Onlar, göz bebeklerimiz. 30'a yakın özel gereksinimli öğrencimiz okulumuzda mesleki eğitim görüyor. "Özel" çocuklar oldukları için sınıf materyallerinin daha zenginleştirilmiş olması gerekiyor. Tohum Otizm Vakfı aracılığıyla bir özel eğitim sınıfı oluşturduk. İki sınıfımız için de sınıf oluşturma çabalarımız devam ediyor.
● Peki kütüphane çalışması nasıl gidiyor?
Kütüphane, çocukların dünyalarını zenginleştiren, onların bakış açılarını değiştiren bir alandır. Bir kütüphanemiz var ve öğrencilerimiz kütüphaneyi aktif olarak kullanıyor. Biz ise kütüphanemizi zenginleştirmek, geliştirmek öğrencilerimizin vakitlerini geçirebileceği, bilgisayarda araştırma yapabileceği, zeka oyunları oynayabileceği bir alan haline getirmek istiyoruz. Onun için 'Köy Çocukları Okusun Sosyal Sorumluluk Platformu' aracılığıyla bir kütüphane oluşturmaya çalışıyoruz. İş insanları ve hayırseverler Rana Erkan Tabanca, Murat Kapki Ali Erturgut ve Kastamonu Entegre AŞ, destek verdi. İnşallah bitince çok güzel bir kütüphanemiz olacak. Ancak bu konuda herkesten de yine destek bekliyoruz.
Özel eğitim sınıfınının yumuşak zeminini okulun öğrencileri döşedi
VELİLERİN DESTEĞİ
● Velilerden ne gibi dönüşler alıyorsunuz?
Eğitim- öğretimde üç sac ayağı vardır: öğretmen, öğrenci ve veli. Birisi olmadan diğeri eksik kalır. Biz de velilerimizi mümkün olduğunca işin içine katmaya çalışıyoruz. Birçok velimiz yaptığımız çalışmalara, durumları el verdiğince yardımcı olmaya çalışıyor. Mesela kaynak ustası bir velimiz, çalışmadığı bir günde okulumuza gelip demir doğrama işini yaptı. Diğer bir velimiz boya-badana işlerini yaptı.
● Meslektaşlarınıza tavsiyeniz var mı?
Bu mesleğe yeni adımını atmış arkadaşlara en büyük tavsiyem, mesleği sevmeleri. Öğretmenliği sevmeliler, çünkü en büyük sermayemiz sevgi. Binayı sevgi üstüne inşa edemezseniz, sağlam temellere oturtamazsınız. Sevgi, her işi kolay kılar.