Açlık terimi vücudun akut enerji eksikliğine karşı biyolojik durumunu ifade etmek için kullanılır ve kişinin uzun zaman yemek yemediği durumlarda ortaya çıkan doğal bir durumdur. Kişiden kişiye değişmekle beraber, açlık bazı fizyolojik belirtiler verir.

Karnımız guruldayabilir, midemizde burukluk ve boşluk hissini yoğun yaşayabiliriz. Hatta açlık daha da artarsa bayılacak kadar kötü hissedebiliriz. Tahammülsüz ve sinirli olmamıza neden olabilir. Başka bir şeye dikkatimizi vermek veya tahammül göstermek zor olabilir. Bu tür veya buna benzer belirtiler veren açlık çeşidine fizyolojik açlık diyoruz. Diyelim ki yemeğimizi yedik ve artık tüm bu yaşanan semptomlar bitti.

YOĞUN İSTEK
Mide hacmi doldu, kan şekeri yükselmeye başladı, artık çok rahat hissediyoruz ve yeterinde doyduk. Tüm bunlara rağmen tatlı bir şeyler yeme fikri aklınızı kurcalamaya mı başladı? Tatlı yemek yemek için kuvvetli bir istek duymaya mı başladınız? Ama nasıl olur? Bir lokma daha yemek yiyecek yer kalmamıştı. Tıka basa doyduk tabağın dibini zor sıyırdık! İşte tam da bu noktada açlığın aslında başka boyutlarının da olduğunu söyleyebiliriz. Temel ihtiyaç için belirlenen fizyolojik açlık hali dışında tanımlanan 2 açlık çeşidi daha var. Bunlardan biri hedonik açlık. Hedonik açlık herhangi bir ihtiyaç olmadan besinlerin tadı, kokusu gibi özellikleri nedeniyle oluşan yeme isteğidir.

Açlık dışında zevk için yemek yemeyi arama deneyimidir. Bu açlık daha çok haz ile ilişkilidir. Yağ içeriği yüksek, şekerli, tuzlu ya da yoğun karbonhidratlı yemekler istenir. Hyper-palatable, yani hedonik gıdalar lezzetli ve çekici yemekler için kullanılan bir ifadedir. Diğer gıdalara göre tuz, yağ, karbonhidrat ve şeker yoğunlukları oldukça fazladır. Beynimizin ödül merkezini güçlü bir şekilde etkileyerek daha fazla tüketmemize neden olurlar. Günlük hayatımızda bu gıdalara birçok örnek verebiliriz. Tuzlu cipsler veya krakerler, çeşit çeşit çikolata barları, bisküviler, kekler, fast-food ürünler, şekerlemeler ve markette atıştırmalık reyonunda gördüğümüz birçok gıda çeşidini örnek olarak gösterebiliriz. Bu gıdalar içerik olarak beynimizde patlamalar yaratan içeriklere sahiptir. Paketleme ve ambalajları da dikkatimizi daha çok çekecek şekilde tasarlanır. Bir de aç karna alışverişe gittiğimizi düşünürsek tuzaklardan kaçmamız iyice zor hale gelmektedir.

NASIL ANLAŞILIR?
Fizyolojik açlık kademeli olarak lamalar ve ambalajları da dikkatimizi daha çok çekecek şekilde tasarlanır. Bir de aç karna alışverişe gittiğimizi düşünürsek tuzaklardan kaçmamız iyice zor hale gelmektedir. gerçekleşir. Hedonik açlık ise birdenbire ortaya çıkabilir. Fizyolojik açlık herhangi bir yiyecek ile rahatlayabilir. Örneğin bir muz yersem bana iyi gelir diye düşünüyorsak muhtemelen fizyolojik açlık yaşıyoruzdur. Fizyolojik açlık için özel bir gıdaya ihtiyaç yoktur. Her gıda açlığımızı o an gidermeye yardımcı olur. Hedonik açlıkta ise daha spesifik bir gıda yeme arzusu olabilir. Tuzlu veya şekerli bir yiyecek olabilir. Onu yemeden rahatlama gerçekleşmesi zor olur. Spesifik bir gıdaya duyulan yoğun yeme isteği oluşur. Fizyolojik açlıkta yemek yemek için biraz daha beklememiz gerekiyorsa zor olsa da bekleyebiliriz ancak hedonik açlıkta o gıdaya hemen o an yememiz gerekir. O gıdayı yeme aciliyeti vardır.