Bayram sabahı kapısı çalınan bir insanın yüzünde beliren tebessüm, bazen aylarca süren kırgınlıkları bir anda ortadan kaldırabilir. Bayramlar barışın, gönüller almanın ve gönüller yapmanın en güçlü zamanlarıdır.

Prof. Dr. Tahsin Koçyiğit yazdı...
Ramazan'ın son günü... Takvim yaprakları bir ay boyunca yaşanan o özel zamanın sonuna yaklaştığını haber verirken, şehirlerde farklı bir telaş yükseldi. Çarşılar hareketlendi, evlerde bayram hazırlıkları başladı, çocukların gözleri büyüklerinden alacakları harçlık ve yeni kıyafetlerin heyecanıyla parlamaya başladı. Bunlar bayramların olmazsa olmaz hususiyetleri. Fakat bayramın gerçek anlamı yalnızca bu hareketlilikte değil; Ramazan boyunca yaşanan manevi yolculuğun ulaştığı o içsel eşiğin kendisinde saklıdır. Çünkü bayram, elbette sevinç günleridir, mutluluk günleridir. Aynı zamanda bir arınmanın, bir muhasebenin ve bir yenilenmenin ardından gelen huzur günleridir. Bir ay boyunca insan, nefsini terbiye etmeye çalıştı. Açlığın ve susuzluğun, öfkenin, kötü sözden uzaklaşmanın sabrını yaşadı. Dilini tutmaya, kalbini yumuşatmaya, cebini daha cömert kılmaya gayret etti. Ramazan'ın bize öğrettiği şeylerden biri de insanın kendisini yeniden keşfetmesidir. Bayram ise bu çabanın ardından gelen bir sevinçtir. Bir bakıma ruhun uzun bir yolculuktan sonra muradına ermesi gibidir.

PAYLAŞMANIN SEVİNCİ
Bayramın en önemli anlamlarından biri affetmektir. İnsan hayatı kırgınlıklarla, yanlış anlamalarla, bazen de gereksiz kaprislerle dolu olabilir. Günlük hayatın telaşı içinde küçük meseleler büyür, kalpler arasına mesafeler girer. Oysa bayram, işte bu mesafeleri kapatmak için büyük bir fırsattır. Bir telefonla, bir ziyaretle, samimi bir selamla kırgınlıkların onarılması mümkündür. Bayram sabahı kapısı çalınan bir insanın yüzünde beliren o tebessüm, bazen aylarca süren kırgınlıkları bir anda ortadan kaldırabilir. Bu yüzden bayramlar toplumsal barışın, birliğin, beraberliğin ve gönüller almanın/ gönüller yapmanın en güçlü zamanlarıdır. Affetmek zaten, en büyük erdemdir, büyüklüktür, cömertliktir. Çünkü insan affettiğinde yalnız karşısındakini değil, aslında kendi kalbini de kuş gibi özgürleştirir. Ramazan'ın sonuna doğru verdğimiz sadaka-i fıtır da bayramın bu toplumsal yönünün en anlamlı sembollerinden biridir. Fıtır sadakası, toplumda kimsenin bayrama mahzun girmemesi için dinimizce kurulmuş ince bir merhamet köprüsüdür.

BİRLEŞTİRİCİ RUHU
Bir sofranın eksik kalmaması, bir çocuğun bayram sabahına buruk uyanmaması, bir ailenin kendini yalnız hissetmemesi... Fıtır sadakası işte bu ince bu duygu ve düşüncenin ifadesidir. Aslında bu uygulama, İslam toplumunun en güzel yönlerinden birini ortaya koyar: Sevinci paylaşarak büyütmek... Çünkü gerçek bayram, yalnızca kişinin kendi evinde yaşadığı sevinç değildir. Gerçek bayram, o sevincin başkalarının hayatına da dokunabildiği zaman anlam kazanır. Bayram sabahları camilerde oluşan manzara bunun en güçlü ifadesidir. Aynı safta yan yana duran insanlar... Zengin ile fakirin, genç ile yaşlının, şehirli ile köylünün aynı duada buluşması... Bayram namazı aslında toplumun ortak kalbinin attığı bir andır. Ardından başlayan ziyaretler, tokalaşmalar, sarılmalar ve paylaşılan sofralar... Bütün bunlar bayramın yalnızca bireysel değil, aynı zamanda güçlü bir toplumsal anlam taşıdığını gösterir. Bayramlar, bir toplumun hafızasını ve birlik duygusunu diri tutar. İnsanlar bu günlerde yalnız olmadıklarını, aynı kültürün ve aynı inancın parçası olduklarını yeniden hatırlar. Ramazan'ın ardından gelen bayram, aynı zamanda yeni bir başlangıcın da habercisidir. Bir ay boyunca kalbimizde yeşeren sabrı, merhameti ve paylaşma duygusunu hayatın geri kalanına taşıma niyetidir bu. Belki de bu yüzden bayram sabahı insanın içinde tarif edilmesi zor bir hafiflik olur. Sanki kalpteki yükler biraz azalmış, gönül biraz ferahlamıştır. Bayrama doğru ilerlerken hatırlamamız gereken şey şudur: Bayram, sadece takvimde gelen bir gün değildir. O, affetmenin, paylaşmanın ve yeniden başlamanın eşiğidir. Ve belki de bayramın en güzel anlamı tam olarak burada saklıdır: Birbirimizin kalbine yeniden misafir olabilmekte.