DÜNYA kupalarının en antipatik ülkesi kim deseler, ilk sıraya çoğu kişi İsviçre'yi koyar. Belki de 2006 Dünya Kupası elemelerinde onlarla yaşadığımız büyük kavganın ardından turnuvaya gidemememizin etkisi büyük. Ancak neredeyse her turnuvaya katılıp, iz bırakan bir oyunları olmadan rahatlıkla çeyrek finale kadar yükselebiliyorlar. Artık milli takımı bırakan Shaqiri gibi futbolu güzelleştiren bir dehaya da sahip değiller. Dünyanın refah seviyesi en yüksek ülkesi, bari futbolda başarısız olsun, biraz da 3. dünya ülkeleri sevinsin diyesi geliyor insanın ama yine kolay bir gruba denk geldiler ve ellerini kollarını sallaya sallaya gruptan çıkacaklar gibi görünüyor.
KULÜP TAKIMI GİBİLER
EN büyük özellikleri kulüp takımı gibi yıllardır aynı ekiple oynamaları. Milli Takımımızın hocası Montella'nın da yapmak istediği bu aslında. Futbol kamuoyu, neden hep aynı isimleri çağırıyorsun, hak etmeyen oyuncular kadroda eleştirilerini yapıyor ama İtalyan hoca, takımdaki uyumu artırmak için bu yola başvuruyor. Yeniden Alpler'in ülkesine dönecek olursak, dünyaca ünlü çakıları gibi, Kobel gibi çok iyi bir kaleciye, savunma hattında kaliteli Akanji- Elvedi ikilisine, orta sahada maestro edasıyla oynadığı takımları yöneten Xhaka'ya ve bir türlü milli takımdaki üstün performansını kulübe yansıtamayan forvet Embolo'ya sahipler. Yani farklı-farklı özellikli futbolcuları barındıran bir takımlar. Yine üst turlara çıkacaklardır ama yıllar-yıllar sonra 2026 Dünya Kupası'nda harika top oynayan bir İsviçre takımı vardı diye hatırlanacaklar mı şüpheli..

