Üniversiteye giriş yolculuğunun en kritik aşamalarından biri olan tercih dönemi, titizlikle ele alınması gereken bir süreçtir. Bu süreçte toplumsal eğilimlere kapılmak yerine kişisel ilgi alanlarınızı, yeteneklerinizi ve hedeflerinizi dikkate alarak karar vermeniz büyük önem taşır
Üniversiteye giriş yolculuğunun en önemli aşamalarından biri olan tercih dönemi başladı. Aylar süren sınav hazırlığının ardından elde edilen puanlar artık bir yön belirlemek için kullanılacak. Ancak puan kadar önemli bir diğer konu da nasıl bir tercih listesi hazırlanacağı. Çünkü bu liste, yalnızca bir eğitim kurumunu değil; aynı zamanda bir yaşam tarzını, meslek yolculuğunu ve geleceği şekillendirecek kararlar bütününü temsil ediyor.
BİR LİSTEDEN DE ÖTE
Tercih yapmak, çoğu aday için sadece sınav sonucuna göre bölümleri sıralamak gibi görünebilir. Oysa bu süreç, çok daha derinlikli düşünülmesi gereken bir adımdır. Üniversite ve bölüm seçimi; bireyin ilgi alanlarını, güçlü yönlerini, değerlerini ve yaşam hedeflerini yansıtan bir karardır. Bu nedenle sadece "puanım buraya yetiyor" diyerek yapılan tercihlerin, ilerleyen yıllarda pişmanlıkla sonuçlanması olasıdır.
SIRADANLIKTAN KAÇININ
Sağlıklı bir tercih sürecinin temeli, adayın kendini iyi tanımasından geçer. Hangi alanlarda başarılı olduğu, ne yaparken motive hissettiği, nasıl bir iş hayatı düşlediği gibi sorular bu noktada oldukça belirleyicidir. Her bireyin farklı olduğu unutulmamalı; başkalarının tercihleri, başarıları ya da yönlendirmeleri kişisel hedeflerin önüne geçmemelidir. Tercih sürecinde birçok aday, "herkes burayı yazıyor", "bu bölüm çok tutuyor", "şu şehirdeki üniversite çok popüler" gibi söylemlerle hareket edebiliyor. Oysa bu tür yönelimler, çoğu zaman adayların kendi potansiyellerini göz ardı etmelerine neden olabiliyor. Popülerlik geçicidir; önemli olan, seçilen bölümün kişisel tatmin, mesleki gelişim ve uzun vadeli yaşam beklentilerine uygun olmasıdır.
ŞEHİR VE ÜNİVERSİTE
BÖLÜM kadar önemli bir diğer konu da okunacak şehrin ve üniversitenin sunduğu yaşam koşullarıdır. Uzak bir şehirde yaşamak, ilk kez aileden ayrı olmak, barınma, ulaşım ve sosyal yaşam gibi konular birçok aday için alışma süreci gerektirir. Bu nedenle sadece akademik başarı değil, yaşanacak ortam da hesaba katılmalıdır. Üniversitenin sosyal olanakları, öğrenci kulüpleri, kütüphane, kampüs ortamı gibi unsurlar da adayın gelişimini etkileyen önemli faktörler arasında yer alır.
KARŞILAŞTIRMA YAPILMALI
TERCİH sürecinde adayların tek bir seçeneğe odaklanmak yerine alternatiflere açık olması faydalı olur. Aynı bölümün farklı üniversitelerdeki içerikleri, eğitim kadrosu, ders programları ve staj imkanları karşılaştırılmalı. Sadece bir bölüme değil, o bölümün hangi üniversitede ne sunduğuna da dikkat edilmeli. Bu şekilde yapılan bilinçli tercihler, üniversite hayatını verimli ve keyifli kılabilir. Sonuç olarak, üniversite tercihi bir "başarı sıralaması oyunu" değildir. Bu, bireyin kendi hayatının sorumluluğunu eline alarak attığı en önemli adımlardan biridir. Kendi yeteneklerinin, ilgi alanlarının ve hedeflerinin farkında olan adaylar, çok daha isabetli tercihler yaparak üniversite yıllarını verimli ve mutlu geçirebilir. Unutulmamalı ki, başkasının yolundan gitmek yerine kendi yolunu çizenler, gerçek başarıya ulaşanlardır.
DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
- Bölüm seçimi, sadece o bölümde dört yıl geçirilecek olması nedeniyle değil, aynı zamanda mezuniyet sonrası oluşturacağı etkiler bakımından da kritik bir karardır. Bir bölüm seçerken aşağıdaki sorulara yanıt aranmalıdır:
- Bu alanda çalışmak beni mutlu eder mi?
- Bölüm mezunlarının iş olanakları nelerdir?
- Bu meslek hayat tarzıma, karakterime ve beklentilerime uygun mu?
- Yıllar boyunca bu alanda okumaya gerçekten istekli miyim? Bu sorulara samimi ve dürüst yanıtlar verildiğinde, tercih süreci çok daha sağlam temellere oturacaktır.

