Vertiv'in yayınladığı bir raporda, yapay zeka odaklı makro dinamikler ve teknolojik trendlerin etkisiyle şekillenen beş kritik inovasyonu mercek altına alıyor. Vertiv Ürün ve Teknoloji Direktörü Scott Armul, "Veri merkezi sektörü, yapay zeka uygulamalarının ihtiyaç duyduğu yüksek işlem gücü ve hızlı kurulum beklentilerine uyum sağlamak için tasarım, kurulum ve işletme süreçlerini hızla değiştiriyor. Artan işlem yoğunluğu, veri merkezlerinin artık gigawatt seviyelerinde ve çok daha büyük ölçekte kurulmasını gerektiriyor" diyd konuştu. Rapora göre veri merkezlerini dönüştüren başlıca etkenler arasında yapay zeka ve yüksek performanslı bilişimin (HPC) yol açtığı işlem yoğunluğundaki hızlı artış, veri merkezlerinin gigawatt seviyelerinde kurulması ihtiyacı, tesislerin tek bir "bilişim birimi" olarak tasarlanması gereği ve artan çip çeşitliliğine uyum sağlama ihtiyacı öne çıkıyor.
MİKRO ŞEBEKELER VE ENERJİ TÜKETİMİ
Günümüzde çoğu veri merkezi, şebekeden BT kabinlerine kadar uzanan hibrit AC/DC güç dağıtım sistemleriyle çalışıyor. Ancak bu yapı, birden fazla enerji dönüşüm aşaması içerdiği için verimlilik kayıplarına neden oluyor. Daha yüksek voltajlı DC mimarilerine geçiş, akımın azalmasını, kablo kesitlerinin küçülmesini ve dönüşüm adımlarının sadeleşmesini sağlıyor. Yerinde enerji üretimi ve mikro şebekeler de bu dönüşümü destekleyen faktörler arasında. Finans, savunma ve sağlık gibi regülasyonun yoğun olduğu sektörlerde veri güvenliği, veri egemenliği ve düşük gecikme gereksinimleri nedeniyle yapay zeka uygulamalarının bulut yerine özel ya da hibrit ortamlarda, kurum içi veri merkezleri üzerinden çalıştırılması gerekebilecek. Esnek ve ölçeklenebilir, yüksek yoğunluklu sistemleri destekleyen güç altyapıları ile sıvı soğutma çözümleri, dağıtık yapay zeka mimarileri için gerekli kapasitenin hızlı ve güvenli şekilde hayata geçirilmesini sağlayacak.
KRİZİ YÖNETMEK KOLAY DEĞİL
Yapay zeka veri merkezlerinin hızla artan enerji ihtiyacı ve şebeke kapasitesindeki sınırlamalar, daha uzun süreli ve bağımsız bir enerji yapısına geçişi zorunlu kılıyor. Doğal gaz türbinleri ve benzeri teknolojilerle tesis içinde enerji üretimine yapılan yatırımlar, esneklik ve güvenilirlik sunsa da bu dönüşümün asıl itici gücü enerjiye erişimde yaşanan kısıtlar oluyor. "Kendi Enerjini Getir" yaklaşımları, veri merkezlerinin gelecekte daha otonom çalışmasını sağlayacak stratejilerin temel parçaları arasında yer alacak.
DİJİTAL İKİZ VE MODELLEMELER
Yapay zeka destekli araçlar sayesinde veri merkezleri artık dijital ikizler aracılığıyla sanal ortamda birebir modellenebiliyor. BT ve kritik altyapı sistemleri prefabrik ve modüler tasarımlar halinde entegre edilerek birer "bilişim birimi" olarak sahaya kurulabiliyor. Bu yaklaşım, kurulum ve devreye alma sürelerini ciddi ölçüde kısaltarak yapay zeka uygulamalarında "time-to-token" süresini yüzde 50'ye kadar azaltma potansiyeli sunuyor. Bu model,gelecekte gigawatt ölçeğindeki veri merkezi yatırımlarının hayata geçirilmesinde kritik bir rol oynayacak.
DAYANIKLI SIVI SOĞUTMA ÇÖZÜMÜ
Yapay zeka iş yüklerinin hızla artması, sıvı soğutma teknolojilerini veri merkezlerinin vazgeçilmez bir parçası haline getirdi. Yapay zeka destekli izleme ve kontrol mekanizmaları sayesinde sıvı soğutma altyapıları, olası arızaları önceden öngörebilen, ekipmanları en verimli şekilde yöneten ve kendi performansını sürekli optimize edebilen yapılara dönüşüyor. Bu yaklaşım, yüksek değerli donanımların ve üzerlerinde çalışan kritik iş yüklerinin daha güvenilir, kesintisiz ve dayanıklı bir şekilde çalışmasına olanak tanıyor.

