Beslenme ve Diyet uzmanı Mehlika Öktem diyor ki...
Kemik sağlığı denildiğinde çoğu kişinin aklına ilk olarak kalsiyum geliyor. Gerçekten de kalsiyum, kemik yapısının temel minerallerinden biri. Ancak bilimsel çalışmalar gösteriyor ki güçlü kemikler için yalnızca kalsiyum tüketmek yeterli değil. Çünkü vücut, alınan kalsiyumu tek başına kullanamıyor. Bu noktada D vitamini, K vitamini ve hatta güneş ışığı birlikte çalışan bir sistemin parçaları haline geliyor. Yani mesele sadece "ne kadar kalsiyum aldığımız" değil; o kalsiyumun vücutta nasıl kullanıldığı. Son yıllarda kemik erimesi, D vitamini eksikliği ve mineral dengesi üzerine yapılan çalışmaların artmasıyla birlikte bu mekanizmalar daha fazla konuşulmaya başlandı.
İLK ADIM: KALSİYUM ALINMASI
Kalsiyum, vücutta en fazla bulunan minerallerden biridir ve büyük kısmı kemiklerde depolanır. Ancak kalsiyum yalnızca kemikler için gerekli değildir. Kas kasılması, sinir iletimi ve kalp ritmi gibi birçok hayati mekanizmada görev alır. Vücut kandaki kalsiyum seviyesini belirli bir dengede tutmaya çalışır. Eğer beslenmeyle yeterli kalsiyum alınmazsa, bu dengeyi koruyabilmek için kemik depoları kullanılabilir. Uzun vadede bu durum kemik yoğunluğunun azalmasına sebep olabilir. Süt ürünleri, yoğurt, kefir, peynir, susam, tahin, badem ve bazı yeşil yapraklı sebzeler kalsiyum açısından zengin besinler arasında yer alır. Ancak burada önemli soru şu: Alınan kalsiyum gerçekten kemiklere ulaşabiliyor mu?
2. ADIM: D VİTAMİNİ
D vitamini, kalsiyum emiliminde merkezi role sahip vitaminlerden biridir. Bağırsaklardan kalsiyumun emilebilmesi için D vitamini gerekir. Eğer D vitamini yetersizse, beslenmeyle alınan kalsiyumun önemli kısmı etkili şekilde kullanılamayabilir. Bu nedenle yalnızca kalsiyum tüketmek her zaman yeterli olmaz. Özellikle D vitamini eksikliği olan bireylerde kemik sağlığı olumsuz etkilenebilir. D vitamini aynı zamanda bağışıklık sistemi, kas fonksiyonları ve inflamasyon mekanizmalarıyla da ilişkilendirilmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, D vitamininin yalnızca "kemik vitamini" olmadığını ortaya koymaktadır.
GÜNEŞ IŞIĞININ ÖNEMİ
D vitaminini diğer vitaminlerden ayıran önemli özelliklerden biri, vücudun onu güneş ışığı yardımıyla üretebilmesidir. Güneşten gelen ultraviyole B (UVB) ışınları ciltle temas ettiğinde D vitamini sentezi başlar. Bu nedenle güneş ışığı, D vitamini üretiminde temel kaynaklardan biri olarak kabul edilir. Ancak modern yaşam tarzı bu süreci etkileyebiliyor. Günün büyük kısmını kapalı ortamlarda geçirmek, güneş koruyucuların yoğun kullanımı ya da güneş ışığıyla yetersiz temas, D vitamini düzeylerinin düşmesine neden olabiliyor. Özellikle menopoz sonrası dönem, ileri yaş ve hareketsiz yaşam gibi durumlarda bu eksiklik daha sık görülebiliyor.
3. ADIM: K VİTAMİNİ
Kemik sağlığında son yıllarda daha fazla konuşulan vitaminlerden biri de K vitamini. K vitamini, özellikle osteokalsin adı verilen bir proteinin aktifleşmesinde görev alır. Osteokalsin, kalsiyumun kemik dokusuna bağlanmasına yardımcı olan önemli proteinlerden biridir. Yani basitçe söylemek gerekirse:
Kalsiyum yapı taşıdır,
D vitamini kalsiyumun emilmesini sağlar,
K vitamini ise bu kalsiyumun doğru yere yönlendirilmesine yardımcı olur. Bu nedenle sistem aslında birlikte çalışan bir mekanizma şeklinde ilerler. K vitamini özellikle koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunur. Ispanak, maydanoz, roka ve brokoli iyi kaynaklar arasında gösterilir.
KEMİK SAĞLIĞI SÜTLE BİTMEZ
Sonuç olarak, kemik sağlığı yalnızca süt içmekten ibaret değil. Kalsiyum, D vitamini, K vitamini ve güneş ışığı aslında birlikte çalışan bir sistemin parçaları. Bu mekanizmalardan biri eksik olduğunda, diğerlerinin etkisi de azalabiliyor. Bu nedenle güçlü kemikler için yalnızca tek bir besine odaklanmak yerine; dengeli beslenme, düzenli hareket ve yeterli güneş teması birlikte değerlendirilmeli. Çünkü bazen vücudun en güçlü sistemleri, görünmeyen küçük dengeler üzerine kuruludur.

