Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla raftan indirilen 20 yıllık faili meçhul dosyada tüyler ürperten gerçek gün yüzüne çıktı. 2006 yılında Ozan Çayı'nda başından vurulmuş halde bulunan ve kimliği belirlenemediği için kimsesizler mezarlığına defnedilen kadının gizemini çözmek için tam 1000 kayıp ihbarı titizlikle incelendi. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kurbanın Gülcan Yazıcı olduğunu açıklamasıyla sarsılan cinayette, gözaltına alan 3 şüphelinin de en yakınları çıkması infial yarattı. İşte Ozan Çayı'ndaki vahşete dair kan donduran tanıklıklar ve nefes kesen operasyonun detayları…

GÜLCAN'IN KIZI OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI
Soruşturmayı derinleştiren ekipler, cesedin, o dönemde Yalova'da Kemal Y. ile birlikte yaşayıp hakkında kayıp ihbarında bulunduğu Gülcan Yazıcı'ya ait olabileceği öngörüldü. Yazıcı'nın eskiden dini nikahla birlikte yaşadığı Osman O.'dan olan kızı Sultan O.'dan DNA örneği alındı. Ceset ile Sultan O.'nun DNA'sının yüzde 99,99 ihtimalle uyuştuğu belirlendi. Yazıcı'nın Sultan O.'nın biyolojik annesi olduğuna dair rapor düzenlendi.

KIZININ DOĞUM GÜNÜ İÇİN GELMİŞ
Araştırmalarda, Gülcan Yazıcı'nın 17 Kasım 2005'te kızının doğum günü sebebiyle Yalova'dan Samsun'un Bafra ilçesindeki Darboğaz Mahallesi'ne geldiği, çocukları Sultan ve Selim'i ziyaret ettikten sonra bir daha haber alınamadığı bildirildi. Soruşturma devamında, Yazıcı'nın o dönemde geldiği Darboğaz Mahallesi ile kimliği belirsiz cesedin bulunduğu Ozan Mahallesi'nin birbirine çok yakın olduğu tespit edildi. Bu arada, Yazıcı ile çocuklarının bulunduğu fotoğraf da araştırma ve analiz tutanağına eklendi.

'ÇOCUKLARINI GÖRÜP ZAMAN GEÇİRDİ'
Gülcan Yazıcı'nın kızı Sultan O.'nun mülakat yaptıkları belirtilen tutanakta, "Gülcan Yazıcı, 17 Kasım 2005 tarihinde kızı olan Sultan O.'nun doğum gününde Samsun ili Bafra ilçesi Darboğaz köyüne gelerek Bayram A.'nın evinde kalan çocukları Sultan ve Selim'i ziyaret etti. Çocuklarını gördü ve zaman geçirdi.
Bahsi geçen Gülcan Yazıcı çocuklarının yanında kaldı. Birkaç gün sonra çocuklarının babası Osman O.'nun da arkadaşı ve çocuklarını bıraktığı Bayram A.'ya ait eve geldi.
Gülcan Yazıcı ve çocukları birlikte bu evde birkaç gün kaldı. Sonrasında Gülcan Yazıcı'nın kızı Sultan O.'ya bir telefon numarası verdi ve köyden ayrıldı" ifadelerine yer verildi.

ÇOCUKLARINA BAKSIN DİYE EMEKLİ MAAŞINI VERMİŞ
Olaya ilişkin Gülcan Yazıcı'nın kardeşi N.Y., eskiden dini nikahla birlikte yaşadığı Osman O. ile onun arkadaşı Bayram A. gözaltına alındı. Şüpheliler, jandarmadaki işlemleri sonrası bugün adliyeye sevk edildi.
Bu arada Osman O.'nun emekli maaşı karşılığında o dönemde çocukları Selim ve Sultan O.'ya bakması için arkadaşı Bayram A.'ya bıraktığı öğrenildi. Selim ve Sultan O.'nun şu anda Yalova'da olduğu, Gülcan Yazıcı'nın mezarının da İstanbul'da bulunduğu belirtildi.

'HER TARAFI ÇÜRÜMÜŞ, KULAĞI VE KOLLARI YOKTU'
Ozan Mahallesi'nde Gülcan Yazıcı'ya ait cesedi Ozan Çayı'nda bulan Nejdet Demir (72), konuştu. Demir, "Balık tutmaya gelmiştik. Serpme atarken yumuşak bir şeye bastım. İlk başta hayvan sandım ama baktığımda hayvan olmadığını fark ettim. Şüphelendim ve bana insan cesedi gibi geldi.
Her tarafı çürümüş, kulağı ve kolları yoktu. Hiç dokumadan o dönemde muhtar olan ağabeyime söyledim. Jandarma ve savcılarımız geldi, ifademi aldılar. Cesedi alıp götürdüler, durum bu. Gülcan Yazıcı'yı tanımıyorum. Zaten Ozan Mahallesi'nde böyle bir şey olmaz. Görmüşlüğüm de yok" dedi.
'ORAYA MI ATTILAR YOKSA SÜRÜKLENDİ Mİ BİLMİYORUM'
Cesedin çaydan çıkarılmasına yardımcı olan Fatih Demir (43) ise "Ceset bulunmuş dediler, oraya gittik. Cesedi suyun içerisinden traktörle biz çıkardık. 2 farklı dere var burada. Darboğaz ve Dikencik istikametinden geliyor, diğeri de Çayır ve Çakallı istikametinden geliyor. 2 derenin kesiştiği nokta burası. Bulunduğumuz noktadan yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta bulunmuştu ceset. Jandarma eşliğinde aldık ve teslim ettik. Cesedi oraya mı attılar yoksa daha yukarıdan atıp buraya mı sürüklendi bilmiyorum. Ben o zamanlarda 20'li yaşlardaydım" ifadelerini kullandı.