Avrupa ülkelerine ilişkin endişelerin ardından, ABD Merkez Bankası'nın finans piyasalarına yönelik aldığı önlemleri beklenenden kısa sürede sonlandırılacağını açıklaması ve Çin Merkez Bankası'nın zorunlu karşılık oranlarını artırmasının ardından piyasalardaki dalgalanma yoğunlaştı.
JP Morgan'ın Avrupa'da gelişmekte olan ülke (Macaristan-Polonya ve Türkiye) ekonomilerinin kırılgan olduğunu ifade etmesi ve bu ülke tavsiyelerini "piyasa altı getiri"ye indirmesi de borsalardaki satışı tetikledi. Bununla birlikte parasal sıkılaşma yönünde atılan adımlar ve makro verilerin karışık sinyalleri piyasaları iyice baskı altına aldı.
Geçen hafta küresel piyasaların gündem maddelerini; Yunanistan ve Euro Bölgesi'nin durumu, ABD'deki ekonomik veriler, Çin ekonomisindeki son gelişmeler, JP Morgan'ın açıklamaları oluşturdu.
YATIRIMCI RAHATSIZ
Yunanistan'ı kurtarma çalışmalarındaki çabaların devamı piyasalara moral verirken, ABD'nin olağanüstü tedbirleri sonlandırma sinyali tansiyonu yükseltti. Yurtiçinde ise not artırımı ve IMF beklentisi piyasaları ayakta tutuyordu. Bu beklentiler ortadan kalkınca, bütçe açığı, borçlanma ve cari açık gibi benzer sorunlardan dolayı sıkıntılı olan piyasalar daha da gerginleşti. Türkiye'nin dış ticaretinin yüzde 50'ye yakını Euro Bölgesi ile ihracattan oluşuyor. Euro Bölgesi'ndeki sıkıntıların ekonomimizi daha da kırılganlaştıracağı düşüncesi yatırımcıyı rahatsız ediyor. Haftanın son işlem günü Yunanistan'ı kurtarma planı ile ilgili gelen olumlu haberlerin etkisi ile zayıf da olsa alım yönlü seyre dönen İMKB 51 bin 63 puan seviyesinden kapandı.
Bu hafta yurtiçinde; 16 Şubat'ta toplanacak olan Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun (PPK) faiz kararı ve 4. dönem bilançolar izlenecek. Yurtdışında ise, Euro Bölgesi'ni riske sokan Yunanistan, Portekiz ve İrlanda'ya dönük kurtarma paketi için AB ekonomi ve maliye bakanlarının yapacağı özel toplantı izlenecek. Ayrıca, Çin ekonomisi ile ilgili gelişmeler ve ABD cephesindeki datalar piyasaları belirleyecek.
BONO PİYASASI SAKİN
Küresel piyasalardaki gerginlik sürerken bono ve tahvil piyasası sakin seyretti. Tahvil/bono piyasasında devam eden yerel taleplerin de etkisiyle hafif bir düşüş yaşandı. Hazine, tahvil ihaleleri yaptı. Salı günü yapılan 13 Nisan 2011 vadeli iskontolu tahvilin yeniden ihracında bileşik faiz yüzde 8.11, 9 Ocak 2013 itfalı sabit kuponlu tahvilde ise yüzde 9.77 oldu. Haftanın son işlem gününde bileşik faiz yüzde 8.86 oldu. Bu hafta, tahvil ve bono faizleri de PPK'nın toplantısını ve yurtdışı gelişmeleri izleyecek.
DÖVİZ DÜŞTÜ
Geçen hafta, borsalardaki gerginlik döviz piyasasına da yansıdı. Euro ve büyümeyle bağlantılı para birimleri geriledi. Bu düşüşte, Euro Bölgesi'nde artan mali endişeler ve küresel boyutta bankalara getirilebilecek vergi konusundaki kaygılar üzerine yatırımcıların risk iştahının durgun seyretmesi etkili oldu.
Piyasalar, Yunanistan konusunda verilen güvencelere kuşkuyla yaklaştı. Bu kuşku nedeni ile euro dolar karşısında son dönemlerin en düşük seviyesine indi. Geçen hafta, olmşan kaygılar nedeniyle dolar/TL paritesinde baskı vardı. Dolar/TL paritesi hafta içinde 1.50-1.51 civarında hareket etti. AB'den Yunanistan'a yardım kararı çıkmasına rağmen, ayrıntıların belirsizliği euronun dış piyasalarda gerilemesine yol açtı. Bu da TL'nin euro karşısında değer kazanmasına neden oldu ve euro/TL 2.06'nın altına düştü. Cuma günü dolar/TL, euro/dolar paritesindeki düşüşe paralel 1.52 seviyesine yaklaştı. Cuma günü itibariyle euro/dolar paritesi 1.3594 civarında seyretti. Bu hafta kurların, küresel paritelerdeki değişime ve özellikle euro/dolar paritesindeki seyre bağlı olarak hareket etmesi bekleniyor.
