Geçtiğimiz hafta, İspanya'nın rahat geçen ihaleleri, Avrupa Birliği liderlerinin bir "Ekonomi Hükümeti" kurulması konusunda anlaşmaya varmaları ve banka vergisi ile büyük AB bankalarına stres testi uygulanması ile ilgili uzlaşılar küresel piyasalarda risk iştahında artışa neden oldu. Öte yandan, olumsuz açıklanan ABD ekonomisi ile ilgili veriler, ekonomik toparlanma yönündeki olumlu görüntüyü zayıflattı. Bu durum geçtiğimiz hafta küresel piyasalarda karışık bir seyre neden olmasına rağmen, risk iştahındaki artış piyasaların yükselmesinde etkili oldu. Euro Bölgesi ekonomilerine ilişkin soru işaretlerinin kafaları kurcalaması, temkinli seyre neden olduğu için yükseliş hareketini de sınırladı. Euro cephesinde atılan adımların piyasalarca iyimser beklentiyi artırmasına bağlı olarak, emtia fiyatlarındaki yükseliş ve eurodaki toparlanmanın devam etmesi, hisse senetleri piyasalarına olumlu etki yaptı. Yurtdışına paralel seyir izleyen İMKB Endeksi'nde de alım yönlü seyir etkili oldu. Yurtdışındaki iyimser gelişmeyi, yurtiçinde de mali kural, kredi notu artırımı ve büyümeye yönelik beklentiler destekledi. İyimser beklentilerin satın alınması da risk iştahında artışa neden oldu. Zaman zaman kar satışları ile karşılaşan İMKB Endeksi, gelen tepki alımları ile 57 binin üzerinde kalmayı başararak haftayı 57 bin 34 puan seviyesinde tamamladı.
DOLAR VE EURO
Bono cephesinde, Merkez Bankası'nın geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında, politika ve gecelik faizlerde değişikliğe gitmemesi, enflasyona yönelik olumlu açıklamalarda bulunması faiz üzerinde olumlu etki yaptı. Politika faizi olarak belirlenen bir hafta vadeli repo ihale faizi yüzde 7 seviyesinde sabit tutuldu. Bununla birlikte "Mali Kural"ın yasallaşmasından sonra Türkiye'nin kredi notunun artırılabileceğine yönelik beklentiler de tahvil-bono piyasasındaki satış yönlü hareketi sınırladı. 25 Ocak 2012 vadeli gösterge faiz haftayı yüzde 8.79 seviyesinde tamamladı. Yurtiçi döviz piyasasında ise, yurtdışı piyasalara bağlı olarak sakin seyir etkili oldu. Küresel piyasalardaki olumlu hava ve ABD borsalarındaki yükseliş, yurtiçinde kurda düşüşe neden oldu. İspanya'nın başarılı tahvil ihracı ve AB tarafından açıklanan önlemler, euro/dolar paritesini hafta başındaki 1.22'li seviyelerden 1.24 seviyelerine yükseltti. İçerde, dolar/TL 1.56 seviyesinin altına indi. Euro/TL ise dolar karşısında son üç haftanın en yüksek seviyesine yükselerek 1.92'ye çıktı.
PARİTE AŞAĞI
Geçtiğimiz hafta ABD'de finansal reform konusunda önemli adımlar atıldı. 26-27 Haziran'da Kanada'da yapılacak olan G-20 Zirve'sinde finansal reform ve kamu maliyesinin güçlendirilmesi konusu görüşülecek.
Ancak hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkeler arasında özellikle banka vergisi ve reform hareketleri konusunda fikir birliğine varılmadığından, G-20'lerin bu konuda ortak bir açıklama yapması zor görünüyor. Bu da piyasalarda tedirginliğe yol açıyor.
Bu hafta, kur hareketlerinin daha çok euro/dolar paritesindeki gelişmelere göre şekilleneceği görüşü güç kazanıyor. Euro tarafındaki sorunlar ise hala güncelliğini koruyor. Euro Bölgesi'ndeki olası olumsuz gelişmelerin, euronun tekrar değer kaybına yol açabileceği beklentisi
güçlenmiş durumda. Piyasanın genel anlamda beklentisi ise, paritenin aşağı, kurun da yukarı gideceği yönünde. Bu hafta yurtiçinde Haziran ayı kapasite kullanım verileri açıklanacak. Hazine'nin gerçekleştireceği ihaleler ve siyasi cephedeki gelişmeler takip edilecek. Yurtdışında ise, AB ve ABD cephesindeki açıklama ve gelişmeler izlenecek.
