ABD ile İran arasında süren nükleer müzakereler, İsrail'in tehlikeli çıkışlarıyla yeni bir gerilim hattına girdi. Katil siyonist Netanyahu alelacele Washington'a gitti. Gözler bugün Çarşamba yapılacak Trump-Netanyahu görüşmesine çevrildi. ABD Başkanı Trump'ın müzakere ağırlıklı diplomasisini bozmaya çalışan katil Netanyahu'nun ABD gidişi öncesi basına sızdırdığı Tel Aviv yönetiminin, İran'ın balistik füze programını daraltmaması halinde ABD'den bağımsız olarak askeri harekata hazır olduğu haberi ortalığı karıştırdı. Bu sızdırma haber Trump yönetiminin diplomasi ile sınırlı askeri müdahale arasında zamanlama yaptığı bir dönemde müzakerelerin seyrini daha da karmaşık hale getirdiği konuşuluyor.
DİPLOMASİ KAPISI
The New York Times (NYT) gazetesindeki habere göre, ABD Başkanı Donald Trump, İran'la tırmanan gerilimin ardından bir kez daha diplomasinin kapısını araladı. Ancak uzmanlara göre bu yol, Tahran'ın düşündüğünden çok daha dar ve kırılgan. Ramazan bayramı 18 Şubat'ı 19 Şubat'a bağlayan gece başlıyor. Ayın 18'ine kadar ABD ile İran arasında anlaşma olmazsa ABD'nin son olarak 17 Şubat gecesine kadar saldırma riski var. ABD'nin Ramazan ayında saldırmayacağı için 17 Şubat'a kadar bir anlaşma için çok yönlü arka plan temasları yürütülüyor. Bu temaslarda başta Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan mekik diplomasisini hızlandırdı. HAKAN FİDAN'IN SON AÇIKLAMALARI
ÇOK ÖNEMLİ. "SAVAŞ TEHDİDİ YOK AMA TEHLİKE GEÇMEDİ." Dışişleri Bakanı Hakan Fidan "İran'da ani bir savaş tehdidi yok. Müzakerelerle çözülme ihtimali var" dedi. İran meselesinin gündemi çok meşgul ettiğini belirten Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Bölgede çıkacak yeni bir savaşı bölgenin kaldıracak hali yok. Cumhurbaşkanımız da bu konuda maksimum hassasiyet içerisinde. Dolayısıyla olası bir savaşı önlemenin bütün imkanlarını kullanmak istiyoruz" ifadesini kullandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, gerginliğin "hemen neticeye ulaşmanın zor bir konu" olduğunu söyleyerek, tarafların müzakere etmeye devam etme hususunda bir irade koymuş olmasına işaret etti. Fidan, "daha yaratıcı çözümler bulunması" çağrısının yankı bulduğunu kaydederek, "savaş tehdidinden uzaklaşılması gerektiği" mesajını verdi. "Şu anda en azından ani bir savaş tehdidi yok gibi duruyor" diyen Fidan, müzakereler konusunda kapının aralandığını vurguladı.
KRİTİK GÖRÜŞMELER
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran ile "4 maddeyi aynı anda al veya terk et" demenin gerçekçi bir çözüm arayışı olmadığını, bunu ABD'li yetkililere de anlattıklarını vurgulayarak, nükleer meselesinin en önemli konu olduğunun altını çizdi. İran'ın, zenginleştirilmiş uranyum meselesinde mevcut uygulamanın durumunun ne olacağı ve daha önceden zenginleştirilen uranyumun akıbetini konuşmaya hazır olduğunu aktaran Fidan, bunda çözüm olması halinde, diğer konuların masaya getirilmesi gerektiğini söyledi. "Taraflar gelmekte olan bir saldırı konusunda zaman kazanmaya mı çalışıyor? İçtenlikli bir müzakere arzusu içindeler mi?" sorusuna Fidan, "Her ikisi. Bu, bir sürpriz değil, stratejinin kuralı bu" yanıtını verdi. Fidan, "Bu türden düşmanlıkların olduğu yerlerde bu türden görüşmelere girdiğiniz zaman, diğer senaryonun hazırlığı yapılır. Her iki taraf da bunu kontrol eder" dedi. ABD'nin "biraz daha açıktan baskı unsuru gösterme" metodunu benimsediğini belirten Fidan, Washington'un bölgeye filo ve bombardıman uçaklarını yollaması ve stratejik güçlerini kaydırmasının, Tahran'ın da füze sayısını çoğalttığı açıklamalarının olası saldırının taraflar için sıkıntılı olacağının ipuçlarını verdiğini söyledi. Fidan, kendilerine düşen görevin, bölgenin daha büyük sıkıntıya girmesine yol açacak bir felaketi önleyici tavır sergilemek olduğunu ve bu konuda ellerinden geleni yaptıklarını belirtti. Fidan, Türkiye'nin Umman'daki görüşmelerden iyi bir sonuç çıkmasını istediğine dikkati çekerek, Ankara'nın iki taraf ile de çokça konuştuğunu ve Katar, Suudi Arabistan, BAE, Mısır gibi ülkelerle de görüşmeler yaptığını bildirdi.
FİKİR BİRLİĞİ MESAJI
Filistin meselesinde, Türkiye'nin ortaya attığı fikirle bölgesel sorunları çözmede bölge ülkelerini bir araya getirdiğini hatırlatan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Filistin meselesinde muazzam bir mücadele koyduk, diplomatik mücadele. Aynı türden dayanışmayı ayrı ayrı çalışacağımıza, İran meselesinde de gösterelim. Bir platform oluşturalım, fikir birliği yapalım, fikirlerimizi tartışalım ve hem Amerikalılara hem İranlılara buradan bir ses üretelim" diye konuştu. Bölgesel sahiplenme üretmenin önemine vurgu yapan Fidan, "Bu, sizin beraber hareket etme pratiğinizi geliştiriyor açıkçası. Ayrıca bölgede uzun yıllardır olmayan bir konuydu. Son birkaç yıldır bizim ortaya attığımız fikirlerle ve yapıcı davranışlarla bölge ülkeleri de buna müzahir. Gerçekten hem liderlik hem bakanlık düzeyinde bu konu şu anda çok iyi. Bir takım olarak gidiyoruz. Ama sorunlar büyük" ifadelerini kullandı. Fidan, bölgesel işbirliği platformlarına ihtiyaç olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Bölgenin esasında en büyük ihtiyacı, bölge ülkelerinin hepsinin birbirine güven telkin eder durumda olması. Bunun olmadığı bir ortamda biliyorsunuz, bölge ülkeleri, hegemona başvuruyorlar. 'Gelsin, bize yardım etsin kendi bölgemizde' diye. Diğer aktörle araları iyi değil." Fidan, Türkiye'nin nükleer silaha sahip olması gerekip gerekmediğine ilişkin soruya ise "Bunlar tabii birtakım stratejik konular..." cevabını verdi. Gözler Trump-Netanyahu görüşmesinde. 18 Şubat'a kadar ne olacak... Dünya merakla takip ediyor. Müslüman dünyanın gözü Türkiye'de...
