• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Kızılelma mucizesi

BÜLENT ERANDAÇ

Kızılelma mucizesi

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 22 Şubat 2026

Türkiye'nin ilk insansız savaş uçağı Kızılelma, dünya basınında detaylı analizlere konu oluyor. Kızılelma uçağımızın son mucizesini anlatmadan önce, ABD-İran geriliminde çok tehlikeli son gelişmeyi yazacağım. Trump'ın, "İran'la 15 gün içinde anlaşıp anlaşamayacağımız belli olacak" açıklaması, Orta Doğu'daki ABD askeri yığınağının ikinci bir uçak gemisi grubunun bölgeye intikaliyle yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Dünyanın en büyük uçak gemisi olan USS Gerald R. Ford da Cuma gecesi Cebelitarık Boğazı'ndan geçti. Gerald Ford uçak gemisinin konuşlanmasına göre, olası saldırı takvimi konuşuluyor. Birincisi, İsrail Hayfa limanı yakınlarında 23 Şubat Pazartesi konumlanacak. İkincisi, Süveyş Kanalı'ndan geçerek 8 gün sonra 1 Mart'ta Umman Denizi'nde konuşlanacak. Anlaşma olmazsa, ABD saldırısının 2 Mart'tan itibaren her an olması ihtimali kuvvetlenmiş görünüyor. ABD'nin olası çok sert ve haftalar sürecek İran saldırısıyla ilgili korkutucu senaryolar var. Hatalı hesaplar, gerilimin tırmanması ve istenmeyen sonuçlarla şekilleniyor. ABD ordusu, gerilim tırmanırsa Trump'ın hedeflerini yerine getirme kapasitesine sahip. Lakin, şiddetli saldırı sonrası İran halkının artan direnişiyle iç çatışma çıkar, hükümet düşer. İran'da güç boşlukları; yeni, parçalanmış veya radikalleşmiş nüfuz merkezleri yaratabilir. Göç hareketi başlar. Bu durum bölgesel savaş tehlikesine yol açabilir. İran; füzelerini İsrail ve Körfez'deki hedeflere yöneltebilir. Eğer Körfez ülkeleri saldırıya uğrarsa o zaman savaş uçaklarının kendilerini de savunması gündeme girer. Küresel ekonomik kriz baş gösterir. İran, Hürmüz Boğazı'ını kapatmaya çalışarak petrol akışını durdurur. Arap Yarımadası'nın diğer tarafında, Yemen'deki Husiler Kızıldeniz'deki gemilere saldırma çabalarını artırırsa, Babülmendep- Kızıldeniz bölgesi ateş çemberine girer.

YOĞUN DİPLOMASİ

Cumhurbaşkanımız Erdoğan-Türkiye, bu gerçekleri iyi okuyarak Katar, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Pakistan liderleri ile yoğun mekik diplomasisini sürdürüyor. Türkiye'nin ilk insansız uçağı Kızılelma, mucizeler yaratan gelişmelerle semalara çıkmak için gün sayıyor. Önceki gün müthiş bir gelişme oldu. KIZILELMA'ya Elektronik Harp Yeteneği eklendi. İnsansız Savaş Uçağı Bayraktar KIZILELMA'ya, görevi sırasında kuvvet çarpanı oluşturacak elektronik harp yeteneği kazandırıldı. ASELSAN'dan yapılan açıklamaya göre, ilk uçuş testini başarıyla gerçekleştirdi. FEWS-U'nun "360 derece kapsama", "yüksek doğrulukta tehdit yönü tespiti", "hızlı tehdit tespit ve teşhisi" yeteneklerine sahip olduğu belirtildi. FEWSU Elektronik Harp Kendini Koruma Sistemi, modern hava harp sahasında insansız hava platformlarının hayatta kalma kabiliyetini ve operasyonel etkinliğini artırmak için geliştirildi. İnsansız platformların ister ve kısıtlarına göre uyarlanan FEWS-U, hava aracını hedef alan radar tehditlerini tespit ve teşhis eden, bu tehditlere karşı tedbirler uygulayan entegre bir sistem olarak görev yapıyor. Türkiye'nin elindeki F-16 uçaklarını 4.5 nesil savaş uçağına dönüştürecek Özgür Projesi'nin belki de en önemli ayağı işte bu AESA radarı olacak. Bu kapsamda ASELSAN tarafından geliştirilen Murad AESA radarı, F-16 denemeleri sonrasında ilk kez bir insansız sistem olan AKINCI TİHA ile test edilmiş ve oldukça başarılı sonuçlar alınmıştı. AKINCI TİHA, burun bölgesine yerleştirilen bu radar sayesinde savaş ortamlarında atılan seyir füzelerinin ve sürü drone'ların tespitinde oldukça kritik vazifeler üstlenebilecek. Bundan sonra ANKA III, HürJet ve KAAN gibi platformlarda da ASELSAN üretimi AESA radarlar kullanılacak. Türk savunma sanayisinin "tam bağımsızlık" hedefi doğrultusunda motor gibi ürünlerde Türkiye, karşı karşıya kaldığı örtülü ya da açık ambargoları kırıyor. Bu doğrultuda özellikle motor teknolojileri alanında atılan adımlar, ülkemizin stratejik gücünü ve özgüvenini daha da pekiştirmektedir. KAAN savaş uçağının ana motoru TF35000 ve yardımcı güç ünitesi APU60 için geliştirme faaliyetleri başarıyla devam etmektedir. KAAN seri üretimi yabancı değil yerli motor üzerinden planlandı. Önce mevcut motorlarla başlandı, ardından milli motor projeleri devreye giriyor. KAAN, blok yaklaşımıyla üretiliyor; farklı aşamalarda, farklı kabiliyetlerle güçlenen versiyonları envantere kazandırarak kademeli olarak geliştiriliyor. Türk mühendisleri TF35000'in seri imalat sürecini planlandığı şekilde devam ettiriyor. KAAN prototip uçaklar için gerekli tüm motorlar tedarik edilerek Türkiye'ye teslimatları tamamlandı. Prototip uçaklarımızın üretimi son hızla devam etmektedir. KAAN uçağının 6. nesil üst düzey yetenekler kazanması için ihtiyaç duyulan yerli motorumuzun geliştirme faaliyetleri planlanan takvimle devam etmektedir. KIZILELMA için TF10000 geliştirme çalışmaları sürüyor. Nihayetinde KAAN savaş uçağının ana motoru TF35000 ve yardımcı güç ünitesi APU60 için geliştirme faaliyetlerinde çok ileri bir yol alındığı ve geleceğe güvenle bakabileceğimiz ifade ediliyor. Endonezya'ya ihraç edilmesi planlanan 48 adet beşinci nesil KAAN savaş uçağı, ABD menşeli motorlarla değil, milli motorlarımızla güçlendirilecek.

2026'DA ENVANTERDE

KIZILELMA 2026 yılı içinde TSK'nın envanterine girecek. Türkiye'nin savaş uçağı filosuna ilk defa "insansız" uçak eklenecek. KIZILELMA, hava-hava füzesiyle görüş ötesi bir hava hedefini başarıyla vuran dünyanın ilk insansız savaş uçağı olma unvanını elinde bulunduruyor. TUSAŞ Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu, Türkiye'nin milli savaş uçağı KAAN P1 Prototipi için geri sayım tarihini Haziran 2026 olarak verdi. KAAN'ın mühendislik prototipi olan P0'ın testlerinin sürdüğünü belirten Demiroğlu, uçuş testlerinde kullanılacak yeni prototiplerin üretim hattında olduğunu vurguladı. Demiroğlu, "Haziran 2026'ya kadar KAAN'ın 1. prototipinin (P1) uçmuş olduğunu göreceğimizi rahatlıkla söyleyebilirim" dedi. Takvime göre 2. prototipin bu yıl sonuna kadar, 3. prototipin ise 2027 başında testlere girmesi hedefleniyor. İlk aşamada (Blok 10 ve Blok 20), 20 ile 40 adet arasındaki KAAN'ın F110 motorlarıyla üretileceği ve Türk Hava Kuvvetleri'ne teslim edileceği belirtildi. Dr. Mehmet Demiroğlu, TRMotor ve TEI ekiplerinin yoğun bir çalışma içinde olduğunu vurgulayarak; "2032'de bu motorun (TF35000) bitmiş ve uçağa entegrasyonunun tamamlanmış olmasını hedefliyoruz" dedi. Yerli motorun entegrasyonuyla birlikte KAAN'ın 6. nesil uçak yeteneklerine tam anlamıyla kavuşacağı öngörülüyor. İSTİKBAL GÖKLERDEDİR. TÜRKİYE'NİN GÖK VATAN STRATEJİSİ İLMEK İLMEK ÖRÜLÜYOR.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.