Katil-Soykırımcı Netanyahuİsrail, bir yıl içinde İran'a 2. defa saldırdı. Hemen sonra, ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da yayımladığı sekiz dakikalık videoda, İran'a düzenlenen saldırılara katıldıklarını doğruladı. Trump, "Tekrar tekrar bir anlaşma yapmaya çalıştık" dedi ve ekledi: "Füzelerini imha edeceğiz. Füze endüstrilerini yerle bir edeceğiz. Bunlar tamamen yok edilecek." ABD Başkanı açıklamasında İran'ın "nükleer programlarını yeniden inşa etme girişiminde bulunduğunu" ve "uzun menzilli füzeler geliştirmeye devam ettiklerini" iddia etti. Trump, "Bu çok kötü radikal diktatörlüğün Amerika'yı tehdit etmesini önlemek için büyük bir operasyona giriştik" dedi ve İran halkına da bir çağrı yaptı: "Özgürlük zamanınız geldi. İşimiz bittiğinde hükümetinizi ele geçirin. Bu muhtemelen nesiller boyunca tek şansınız olacak." Nitekim, İran dini lideri Hamaney, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, İran Devrim Muhafızları ve ordu komutanlarına suikastlar düzenlendi. İranlı bazı komutanların öldürüldüğü iddia ediliyor. ABD desteğindeki İsrail'in İran'a başlattıkları saldırı, BÖLGESEL SAVAŞ riskini beraberinde getirdi. İran, misilleme yaparak;
Katar, BAE, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Ürdün'deki ABD üslerini de vurdu.
ABD ACELE ETMEDİ
İran, Bahreyn'deki Amerikan Üssü Centcom deniz üssüne saldırdı. Bu gelişmeler karşısında, İran'ı kuşatan Amerikan Donanması ve uçaklarının İran'a yönelik BÜYÜK BİR SALDIRIYI akşama kadar yapmadığı gözlendi. Amerikan ordusunun ilk gün büyük saldırı yapmaması, sınırlı saldırı ile İran'ın teslim olma hesabı içinde olup olmadığı belirsizliğini koruyor. Saldırının, ABD-İran arasında müzakereler devam ederken; Katil-Siyonist Netanyahu, ABD Pentagon-CIA içindeki siyonist-evanjelist kadroların birlikte plan yaptıkları değerlendiriliyor. ABD/İsrail'in İran saldırısını Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan sabah saatlerinden itibaren çok yakından takip ederken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan mekik diplomasisini başlattı. Irak, Suudi Arabistan, Katar, Suriye, Mısır ve Endonezya Dışişleri Bakanları ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.Dışişleri kaynaklarından edinilen bilgiye göre görüşmelerde, bölgemizde yaşanan gelişmeler ele alındı ve saldırıların sona ermesi amacıyla atılabilecek adımlar değerlendirildi. Milli Savunma Bakanlığı gerekli aktif takip çalışmaları yaparken, Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği; sınır kapılarının (Esendere, Kapıköy, Gürbulak) açık olduğunu açıkladı. Gelişmeleri Dışişleri Bakanlığı ve İran'daki temsilciliklerin resmi web siteleri ile sosyal medya hesaplarından takip edebilecek. Fars haber ajansı; başkent Tahran'ın yanı sıra İsfahan, Kum, Karaj ve Kirmanşah'a saldırılar yapıldığını açıkladı. Ajansa göre, Tahran'da Üniversite Caddesi ve Cumhuriyet bölgesine füzeler isabet etti. Ülke genelinde internetin de neredeyse tamamen kesildiği aktarılıyor. İranlı bir yerel yönetici, İran devlet ajansı IRNA'ya İsrail'in hava saldırılarının birinin bir kız ilkokulunu hedef aldığını, en az 50 kişinin öldüğünü ve 48 kişinin de yaralandığını söyledi. Washington ve Tahran arasında İran'ın nükleer programını sınırlamak ve savaşı önlemek için yapılan diplomatik görüşmeler devam ederken saldırı düzenlendi. Saldırı öncesi görüşmelerin pazartesi günü devam etmesi bekleniyordu. İran müzakerelerde tavizler vermiş ancak Trump 27 Şubat'ta yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'a saldırıp saldırmayacağına dair "nihai bir karar" vermediğini ancak Cenevre'deki nükleer görüşmelerde İran'ın müzakere pozisyonundan "memnun olmadığını" söylemişti. Trump, "gerekeni vermeye istekli olmadığını" belirttiği İran'ın "nükleer silahlara sahip olamayacağını" vurgulamıştı. Netanyahu, sadece İran'ın nükleer programına odaklanan bir anlaşmaya karşı olduğunu söylemişti.
NÜKLEER ANLAŞMA
İran ise balistik füze programına sınırlama getirilmesi ve Gazze'de Hamas, Lübnan'da Hizbullah, Irak'ta Şii milisler ve Yemen'de Husiler dahil olmak üzere bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin sona erdirilmesi taleplerini, egemenliğinin ihlali olarak nitelendirerek bu konuları görüşmeyi reddetmişti. İran saldırısı öncesi, The Wall Street Journal'ın iddiasına göre Trump, Tahran'ı nükleer anlaşmaya zorlamak için "kademeli saldırı" planını masaya yatırdı. İran'ın geri adım atmaması durumunda rejimi devirmeyi hedefleyen geniş çaplı bir savaşa dönüşebileceği belirtiliyordu. ABD basınının iddialarının ardından Trump, Beyaz Saray'da bazı valilerin katıldığı kahvaltı etkinliği öncesinde, İran ile ilgili değerlendirmede bulundu. Trump, "İran'a yönelik sınırlı bir askeri saldırı mı düşünüyorsunuz?" şeklindeki soruya, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" diye yanıt vermişti. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran'a yönelik ABD-İsrail saldırılarını eleştirdi. ABD'yi kastederek, "Barış gücü, bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi" ifadesini kullandı. Medvedev, şunları kaydetti: "İran ile yapılan tüm müzakereler, (saldırıyı) örtbas etme operasyonudur. Kimse bundan şüphe duymadı. Hiç kimse gerçekten bir şey müzakere etmek istemedi. Soru, düşmanının utanç verici sonunu görmek için kimin daha fazla sabra sahip olduğudur" görüşünü paylaştı. ABD'nin sadece 249 yaşında olduğunu, Pers İmparatorluğu'nun ise 2 bin 500 yıl önce kurulduğunu hatırlatan Medvedev, "100 yıl sonra (ne olacağını) göreceğiz" değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Egemen ve bağımsız Birleşmiş Milletler (BM) üyesi devlete yönelik saldırı, uluslararası temel ilkeleri ihlal ediyor.
Saldırıların yeniden başlatılan müzakere süreci devam ederken yapılması kınanmayı hak ediyor. UAEA güvencesi altındaki nükleer tesislerin bombalanması kabul edilemez. Washington ve Tel Aviv, bölgeyi insani, ekonomik ve radyolojik bir felakete sürükleyen tehlikeli bir maceraya bir kez daha girişti." Çin: "İran'ın egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmeli." İran'a yönelik saldırının sonraki günlerde nasıl gelişeceğini, arka kapılarda yapılmakta olan görüşmelerin belirleyeceği belirtiliyor. ABD desteğinde İsrail'in İran'a düzenlediği hava harekatının ardından dünya nefesini tuttu bekliyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın yapmakta olduğu mekik diplomasisinin öneminden bahsediliyor.
