• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Sosyal medya cümbüşü

FİLİZ ÖZKOL

Sosyal medya cümbüşü

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 21 Aralık 2020

Son yüzyılımızın hatta gezegenimizin oyun parkı diyelim mi sosyal medyaya. Ne düşünürseniz düşünün, ne yaparsanız yapın hepimiz bu kuyunun dibindeyiz. Çıkmak istesek de çok geç artık. Başka alanımız kalmadı.
Kuşatıldık, köşeye kıstırıldık. Soğuk demir parçalarının içinde modern köleliğimizi yaşıyoruz. Çok istedik böyle olmayı. Farkında olmadan yıllardır hayal ettiğimiz dünyanın ortasında bulduk kendimizi. Tebrik edelim insanlığımızı.
Gelişim, teknoloji çağı dedikleri demek buymuş. Biz nerden düştük bu bataklığa. Robotlaştık, duygularımız gitti. Sevgi kelimesi anlamını yitirdi.
Toplum depresyonu bu olsa gerek.
Modern hayat, dedikleri kelimenin içinde kaybolmak adına mı biz bu yaşamı arzuladık.

OYUN İÇİNDE OYUN
Önce bir Facebook denen olaya bir göz atalım. Sizi takip eden arkadaşlarınız var muhakkak. Ama o yetmiyor. Arkadaşların arkadaşları butonu var. Onlarda yakın akraba modeli gruplar. Biz izin verirsek görebiliyorlar. Oraya da duvarlarımızı ördük bile. Can sıkıntısının kaymaklısı.
Kendine göre kuralları var. Sanal dünya demeyin. İçine girdiğiniz anda kayboluyorsunuz. Bin bir etiket olayı.
Seni görebilecekleri sınırlıyorsun. Kapını istediğine açıyorsun. Yan komşuyu izleme ve röntgenleme keyfi de var. Bir tane "fake" hesap aç. Gönder bir istek ve hatta en cazip resimlerle donat sayfanı.
O kişiyi tanıdığın için olta atmak kolay nasıl olsa. Ohh gelsin kahveler çaylar.
Keyfinize diyecek yok. Gizli hesapların anlamsızlığını anlamış değilim. Aile albümü misali kişiye özel. Madem ki bu sanal dünyadasın. Her şeyin özgür olsun be kardeşim. Veya hiç girme. Geçen gün bir arkadaşımın sayfasına, filanca arkadaşı birkaç yorum yazarak, kızdırmış. Kız beni arayıp yana yakıla derdini anlatmaya çalışıyor. "Lütfen onun duvarına bakar mısın? " diye serzenişte bulunuyor. Okey tamam da, duvar bana kapalı. O kadar yakın değiliz ki, nesini göreceğim... 24 saat internette dolaşıyoruz da, hala birbirimize sırız... Labirent gibi... Canı sıkılan için mükemmel bir park... Oyun içinde oyun. Ara da sahte bağlantılı hesaplar almış başını gidiyor. Benim engelliler listem E-5 karayolu gibi. Bakıyorum hala başka hesaplarda bana laf yetiştiriyorlar. Hesaplarının ayarlarıyla sürekli oynayanlara ne dersiniz.. Arada açıp kapatma modası da var. Yarı açık ceza evi gibi.

ORGANİK OLMAYI UNUTTUK
Gelelim instagram denen mucizeler yaratan hesaplara. 'Allah razı olsun' diyelim artık yaratıcılarına. Tüm komplekslerimizi silip süpürüyor. Allah bir yaratmış ki bizi sormayın gitsin. Erkek güzelleri ve bizim Afrodit kızlarımız salına salına boy gösteriyorlar. Seç, beğen. Yaratıcılık diz boyu. Meğer hepimiz anamızdan dört kol çengi doğmuşuz. Meğer ne marifetler varmış bizde. Birileri bizi keşfetsin gibi bir duygumuzda yok. Biz kendimizi zaten keşfetmişiz. Almış başını gidiyor hayat.
Elimizdeki küçücük aletlere her geçen gün yeni aplikasyonlar ekleniyor. Geçen gün bir arkadaşıma bir resim gösterdim.
Kim bu sorusuna "sensin" deyince afalladı şaşırdı kaldı. Ah benim canım arkadaşım o kadar oynamış ki görüntüsüyle kendini bile tanıyamıyor. Doğru alanlarda kullandığımız zaman tabii ki işe yarıyor. Fakat işin cılkını çıkarmakta üstümüze yok. Kulağımızı ters elimizle tutmayı marifet sayıyoruz. Hepimiz bu oyunun içine daldık gittik. Organik olmayı çoktan unuttuk. Ruhumuz o kadar yaşlı ve tembel ki... Her şeyin kolayına ve hazırına kaçtık. Muhteşemsin sosyal medya. Ne ayrıyız ne gayrı. Bir cümbüştür gidiyor.
Allah sonumuzu hayretsin.
Oynamayı beceremezsen, kazanamazsın.
(anonim)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.