"Selvi Boylum Al Yazmalım" yönetmen koltuğunda Atıf Yılmaz'ın oturduğu, başrollerinde Türkan Şoray, Kadir İnanır ve Ahmet Mekin'in yer aldığı, 1977 yapımı dram türündeki sinema filmi.
Türk sinemasının başyapıtlarından birisi olarak kabul edilen filmin hikâyesi, Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un 1961 yılında yayımlanan "Kırmızı Eşarp" adlı romanından uyarlandı. Filmin özgün müziğini Cahit Berkay besteledi. Filmde köylü kızı Asya ile kamyon şoförü İlyas'ın dağlarda başlayıp, daha sonrasında kısa bir süre mutlu bir evliliğe dönüşen aşkı anlatılmaktadır.
"Selvi Boylum Al Yazmalım" 1978 yılında 15. Uluslararası Altın Portakal Film Festivalinde, "Maden" filminin ardından 2. en iyi film seçildi. Ayrıca, Türkan Şoray, Asya karakterindeki performansı ile 1978 Taşkent Film Festivali'nde, En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. 2014'te ise Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından halk oylamasında en iyi 100 Türk filmi arasında 6. seçildi. Ayrıca sinema yazarları tarafından 2015'te açıklanan listede, Türk sinemasının en iyi 8. filmi seçildi.
'İNSANIN SEVGİ MUHTAÇLIĞI'
Filmin en bilinen repliklerinden biri "Sevgi neydi; sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti" sözüydü.
Aşk neydi, nelere kadirdi diyebileceğimiz cümlelerin hapsindeyiz nedense. Yüzyıllardır aşk üzerine yazılar hiç bitmez. Zaman ve mekan tanımayan bu duyguyu hangi dile çevirirseniz çevirin altında insanoğlunun bir sevgi muhtaçlığı ve açlığı yatar.
Gerçek bir aşk, kendine bu aşkı armağan eden evrene ve aşık olunana teşekkür etmektir.
Gerçek aşk karşısındaki kişiyi özgür bırakmaktır.
Gerçek aşk kalabalıklar arasında bile onu düşünmektir.
Gerçek aşk o kişiye sahip olmak değil onun sahip olduklarına saygı duymaktır.
Gerçek aşk rakipleriyle uğraşmak değil, onun dünyasından geçen tüm insanlara el uzatmaktır.
Gerçek bir aşk, hiçbir zaman yok olmaz.
Türlü türlü halleri olur da en olası, her koşulda bu evrende tekrar canlanma imkanı vardır.
Gerçek bir aşk, bir yanlış üzerine doğmuşsa en büyük yanlış onu yok etmeye çalışmaktır. Çünkü o şartların uyumsuzluğu onları bir araya getirmiştir.
Gerçek aşk suçlamak değil, yargılamak değil, karşındaki kişiyi olduğu gibi kabul etmektir.
Gerçek aşk, karşındaki kişiyi yalnızlaştırma değil; çevresini donatarak, onu her türlü şartlarda sevmektir.
'İÇİNDE KAYBOLURUZ'
İçinde şarkıların türkülerin dargınlıkların cirit attığı, öfke denizlerinin yüzdüğü konular değil, sımsıcak kelimelerin sarıp sarmalandığı bir duygu selidir. Kimseye nasip olmayan bir duygu bizi buldu der ve kapımızı açarız.
Zamanın içinde kayboluruz. Aşkı kocaman bir bencillikle karıştırırız. Sevdiğimizi zannettiğimiz kişi de aynı heyecanla bizi sevecek zannederek adı olmayan kimliksiz duygular içinde kayboluruz. Hele günümüzün çıkar ilişkilerin içinden gerçek sevgiyi nasıl ayıklayıp çıkarabiliriz ki. Zannetmek dediğimiz hislerin kocaman bir yalan olduğunu gerçek biri bizi gösterene dek.
'KORKUSUZCA DOLAŞIR'
Aşk salına salına içimizde korkusuzca dolaşır. Müdahale edemezsin. Kime çarpacak kimin hayatını altüst edecek, kimi sevindirecek kendisi karar verir. Aşk cesur ve egoisttir. Plansız ve programsızdır. Kendisi seçer. Bazen bir ömür beklersin bir kere bile kapını çalmaz. Bazen bir gelir pir gider.
Bazen de yaşamınıza öyle bir yerleşir ki, bir ömre sığdıramazsın. Selvi Boylum Al Yazmalım filminde de olduğu gibi sevgisine sahip çıkan Cemşit'le İlyas arasında kalan Asya çok sonra, gerçek aşkın İlyas değil de Cemşit olduğunu anlar. Hemen büyüklerimizin bir sözü geldi aklıma. "Davulun sesi uzaktan hoş gelir" Yakınlaştıkça maalesef tokmağın sesi yüreğimizin tınısını bozabiliyor. Allah hepimize huzurlu, kalıcı aklı başında ve yürekten sevildiğimiz sevgiler nasip etsin. Gönül ilişkileri de kısmet işi. Olmayınca olmuyor. Suçlu kim? Onu da bilmiyoruz.
küpe
Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. (Anonim)
