• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Sağlıkta dönüşüm: Teknoloji, insan ve vicdan

GONCA ELİBOL

Sağlıkta dönüşüm: Teknoloji, insan ve vicdan

gonca.elibol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 04 Ocak 2026

Sağlık sektörü, dünyada en hızlı dönüşen alanların başında geliyor. Dijitalleşme, yapay zekâ, büyük veri ve akıllı hastane sistemleri; teşhis, tedavi ve hasta yönetimi süreçlerini köklü biçimde değiştirirken sağlık hizmetlerini önleyici, kişiselleştirilmiş ve bütüncül bir yapıya taşıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) raporları da bu dönüşümün küresel ölçekte hızlandığını ortaya koyuyor. Yapay zekâ destekli klinik karar sistemleri, erken teşhis olanaklarını güçlendirirken sağlık kaynaklarının daha etkin kullanılmasına katkı sağlıyor.

SOMUT KARŞILIKLAR
DSÖ verilerine göre dünyada kalpdamar hastalıkları, diyabet, obezite, kanser türleri ve ruh sağlığı sorunları belirgin biçimde artış gösteriyor. Hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, yoğun stres ve yaşlanan nüfus bu tabloyu daha da ağırlaştırıyor. Bu gelişmeler, sağlık sistemlerinde önleyici sağlık yaklaşımının ne kadar kritik olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Erken teşhis, düzenli taramalar, risk analizi, yaşam tarzı değişiklikleri ve dijital izleme sistemleri; toplum sağlığını korumanın ve sağlık harcamalarını sürdürülebilir kılmanın temel unsurları arasında yer alıyor. Bu küresel dönüşümün Türkiye'de de somut karşılıkları var. Son yıllarda hayata geçirilen e-Nabız, MHRS, uzaktan teşhis ve takip sistemleri, dijital hasta kayıtları ve koruyucu sağlık destek programları; devletin sağlık alanında ciddi ve stratejik yatırımlar gerçekleştirdiğini net biçimde gösteriyor.

SAĞLIK HER ŞEYDİR
Tabii insan sağlığının kıymetini, başına bir durum gelmeden fark edemiyor. Benim için bu farkındalık, 29 Aralık 2025 tarihinde yaşadığım bir sağlık süreciyle belirginleşti. O gün sabahtan Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'ne muayeneye gittim; doktorlara, tıbbi sekreterlere, otopark görevlilerine ve hastane başhekimine teşekkür ediyorum. Muayene sonrası ofisime döndüğümde, bilgisayarda çalışırken ayağa kalktığım anda sol bacağımı hissetmedim, ani bir his kaybı yaşayarak sert bir şekilde yere düştüm. Yaşadığım sorunu daha ağır vakalarla kıyaslayarak 112'yi tereddüt ile aradım. Ardından Gazi Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi'ne götürüldüm. Hekimler tarafından his kaybı nedeniyle beyin BT, MR, EKG başta olmak üzere kapsamlı tetkikler yapıldı ve tedbir amaçlı yoğun bakıma alındım. Çok şükür tetkik sonuçlarına göre beyinde olumsuz bir bulguya rastlanmadı; ancak sol bacağımda kırık tespit edilerek alçıya alındı. Yaklaşık on saat süren gözlem ve tetkik sürecinde en çok dikkatimi çeken unsur, hekimlerin her türlü olasılığı hesap ederek, herhangi bir risk bırakmadan sergiledikleri profesyonel yaklaşım oldu. Bu vesileyle başta Dr. Özge Şen olmak üzere, nöroloji ve ortopedi uzmanlarına, hemşirelere, hasta bakıcılara ve emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ediyor; bu güçlü ekip için hastane başhekimliğini de ayrıca kutluyorum. DSÖ'nün de altını çizdiği gibi güçlü bir sağlık sistemi; hastalıkları tedavi eden bir yapıdan öte, bireyleri hastalanmadan önce riskler konusunda bilinçlendiren ve yaşam kalitesini artıran bir anlayışa dayanmak zorunda. Bu noktada eğitim, kamu bilinci ve önleyici sağlık politikaları büyük önem taşıyor. Sağlık her şeydir. Sağlık ordumuzun çalışma koşullarının ve özlük haklarının iyileştirilmesi, artan hastane yoğunlukları dikkate alındığında daha güçlü ve daha geniş bir sağlık kadrosunun oluşturulması ise artık açık bir ihtiyaçtır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.