• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Dünya ticaretinde kurallar değişiyor

GONCA ELİBOL

Dünya ticaretinde kurallar değişiyor

gonca.elibol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 15 Şubat 2026

Küresel ticaret sistemi sessiz ama derin bir dönüşümden geçiyor. Üretim yapıları, ticaret kuralları ve değer zincirleri yeniden şekilleniyor. Uluslararası rekabet artık gümrük duvarlarının yüksekliğiyle değil; veri akışlarının serbestliği, teknik standartlara uyum, yeşil dönüşüm kuralları ve tedarik zincirlerinin güvenilirliğiyle ölçülüyor. Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Ngozi Okonjo- Iweala'nın küresel ticaret sisteminin mevcut ekonomik, teknolojik ve jeopolitik koşullara uyum sağlamakta zorlandığını ve reforma ihtiyaç bulunduğunu vurgulaması, bu değişimin kurumsal düzeyde de kabul edildiğini gösteriyor.

TİCARETİN İŞLEYİŞ BİÇİMİ DEĞİŞİYOR
Çok taraflı ticaret sisteminin temel kurallarından biri olan en çok kayrılan ulus (MFN) ilkesi, adının aksine kayırmayı değil eşit muameleyi esas alır. Bir ülkeye tanınan ticaret avantajı tüm üyelere uygulanır. Buna rağmen son yıllarda ülkelerin ikili ve bölgesel anlaşmalara daha fazla yöneldiği görülüyor. MFN kuralına dayalı ticaretin küresel payının yüzde 80'lerden yüzde 70'ler seviyesine gerilemesi, çok taraflı ticaret düzeninin eski ağırlığını kaybettiğine işaret ediyor. Ancak bu tablo küresel ekonominin zayıfladığı anlamına gelmiyor; ticaretin işleyiş biçimi değişiyor. Günümüzde ticaret, tarifelerden çok standartlar, düzenlemeler ve güven üzerinden şekilleniyor.

EKONOMİK DİRENCİ ARTTIRAN FAKTÖRLER
Makro göstergeler de dünya ekonomisinin tamamen yavaşlamadığını ortaya koyuyor. IMF projeksiyonları küresel büyümenin yüzde 3'ün üzerinde seyrettiğine işaret ediyor. Büyüme gelişmiş ekonomilerde daha sınırlı, gelişmekte olan ülkelerde ise görece daha canlı. Teknoloji ve yapay zekâ yatırımları ekonomik direnci artıran başlıca faktörler arasında. Küresel PMI verilerinin üretim ve hizmetlerde toparlanma sinyali vermesi de ekonomik aktivitenin sürdüğünü gösteriyor.

TÜRKİYE ÖNE ÇIKAN ÜLKE
Türkiye bu tabloda üretim kapasitesi,
lojistik avantajları ve bölgesel ticaret ağlarıyla öne çıkan ekonomiler arasında yer alıyor. Avrupa'ya coğrafi yakınlık, gelişmiş sanayi altyapısı ve hizmet ihracatındaki birikim önemli avantajlar sunuyor. Gümrük Birliği sayesinde sanayi üretiminde kalite standartları yükseldi, ihracat yapısı dönüşüm geçirdi. Ancak mevcut Gümrük Birliği'nin günümüz ticaret gerçekliğine tam karşılık vermediği yönünde değerlendirmeler artıyor. İş dünyasının ortak mesajı net; Gümrük Birliği mevcut haliyle yeterli görülmüyor ve güncelleme beklentisi giderek güçleniyor. Ticaret odaları; hizmetler, dijital ticaret, tarım ve kamu alımları gibi alanların kapsam dışında kalmasının rekabet gücünü sınırladığını vurguluyor. Avrupa Birliği'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları (STA) sonrasında Türkiye bu ülkelere pazarını açarken, aynı ülkelerin Türkiye ile ayrıca STA imzalamadıkça benzer erişim sağlamaması yapısal bir asimetri oluşturuyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in gümrük vergilerinin uzun vadede refah üretmediği, rekabet gücünün verimlilik ve açık ticaretle güçlendiği yönündeki değerlendirmeleri tartışmaya farklı bir çerçeve kazandırıyor. Korumadan çok rekabet gücünü artıran politikaların öne çıktığı bir yaklaşım dikkat çekiyor.

REKABET KATMA DEĞERDE YAŞANIYOR
Önümüzdeki dönemde fırsatlar kadar riskler de bulunuyor. Yeşil dönüşüm standartlarına uyum sağlayan üretim modeli avantaj yaratabilir. Tedarik zincirlerinin yakın coğrafyalara kayması Türkiye'yi cazip bir üretim merkezi haline getirebilir. Dijital ticaret KOBİ'ler için yeni ihracat kanalları açabilir. Buna karşılık jeoekonomik bloklaşma ve standart rekabeti maliyetleri artırabilir. Asıl rekabet artık pazara erişimde değil, katma değerde yaşanıyor. Dünya ticaretinde pay artışı teknoloji yoğun üretim, hizmet ihracatı ve standart uyumuyla gerçekleşiyor. Gümrük Birliği'nin güncellenmesi bu nedenle diplomatik bir başlıktan çok ekonomik dönüşüm aracı niteliği taşıyor. Ticaretin yönü değişirken ülkelerin nasıl konumlandığı ekonomik performansın temel belirleyicisi haline geliyor. Yeni dönemde kazananlar, ticareti koruma alanı değil rekabet ve kapasite geliştirme alanı olarak gören ekonomiler olacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.