Milli Takımla ilgili çok mutlu olduğumuz bir haftayı geride bıraktık. Ben ki yabancı hocaya karşı olanlarındanım ama Montella'nın başarıyla oynattığı takımı da alkışlar, ona da sahip çıkılmasını isterim. İstatistiklere bakın; 21 maçta 11 galibiyeti var, artı iyi bir jenerasyonu takımda çok iyi kurguluyor. Montella, göreve geldiği günden bu yana, 20 yeni ismi takıma çağırdı ama çoğunluğu genç yetenekler.
Deplasmanda 19 yıldır yenemediğimiz Macaristan'ı iki maçta da devirdik bu da başarıyı taçlandırdı. Önümüzde 2026 Dünya Kupası elemeleri var. Grubumuza bakıyorum; İspanya, Gürcistan ve Bulgaristan'la mücadele edeceğiz. İspanya, grubumuzun doğal favorisi. Ancak biz de iyiyiz, maçlar oynanmadan kazanılmıyor, Amerika, Meksika, Kanada ortaklığındaki Dünya kupasına katılmak istiyorsak, zoru başarmalıyız. Millilere güveniyor, maçları heyecanla bekliyoruz.
SİRKE DÖNDÜ
Vallahi kimse kusura bakmasın ama bu yabancı hakem işi sirke döndürüldü! Beşiktaş-Galatasaray maçına TFF'nin inat edip yerlide karar kılması kulüplerle iplerin koptuğu anlamına geliyor. Zaten Beşiktaş Başkanı Serdar Adalı yaptığı açıklamada federasyonla ilgili her şeyi söyledi. Bundan böyle de artık dönüş olmaz. TFF bünyesinde bulunanların hepsi acemiler gibi davranıyor! Bu kararı kaldıramayan Ceyhun Kazancı da istifa etti. Alt üst kurullarda da istifalar var, arkası gelir. Ama TFF'nin son yaptığının hiçbir tutar tarafı yok. Böylesine önemli bir maça FIFA Kokartı olmayan, daha yeni Süper Lig'de adını duyurmuş, Beşiktaşlı taraftarın kesinlikle istemediği, hakemliği yetersiz görünen Kol'un atanması inanılır gibi değil. Yani durum Beşiktaş'ın aleyhinde görünüyor.
TÜK HAKEMLİĞİ YOK HÜKMÜNDE
Öte yandan Yabancı hakem konusunda kulüplere çifte standartlık yapmak, hakkaniyetle de alakası yok. O zaman kulüpler neden federasyona güvensin? İşin ilginç yanı, Fenerbahçe maçında yabancı hakem konusunda kıyameti koparan Galatasaraylı yöneticilerin şimdi puan farkıyla önde diye hiç sesi çıkmıyor ! Onlar yıllardır uyguladıkları gibi, pozisyona göre söylemlerine hareketlerine devam ediyorlar. Nasıl olursa olsun yeter ki şampiyon olsunlar! Ha bu arada olayların harekat merkezi, Merkez Hakem Kurulu iyice sessizliğe büründü. Türk hakemliği yok hükmünde sayılıyor, tepkinin sesi yok, yazık ya. Böyle bir ortamda hakem Yasin Kol bakalım yönetimiyle şapkadan tavşan çıkarabilecek mi?
GÖZ-GÖZ AVRUPA AŞKINA
Ligin sonu yaklaştıkça Göztepe için zor dönemece girildi... Son haftalardaki kötü gidişe dur denilmezse Avrupa kupalarına katılmak hayal olacak. Bu da hem bir sezonun boşa geçmesi hem de kasaya girecek paraların kaçacak olması demek. Göztepe taraftarının tutkusuna Stoilov'un öğrencilerinin de ortak olması gerek. Şimdi başta Trabzonspor maçı olmak üzere çok önemli 5 maçlık bir seri var. Tabii Ziraat Kupası turunu da unutmamak gerek. Kupayı kazanmak Avrupa yolunu açıyor. Benim gördüğüm Göztepeli oyuncularda konsantrasyon eksikliği olduğu. Sebebini bilemiyorum. Ancak futbolcular bundan sonraki maçları Avrupa aşkı için oynamalı!