Fenerbahçe'nin Avrupa Kupası hayali adeta bir "veda busesi"yle sona erdi. İstanbul'da 3 golle mağlup olduğu Notthingam Forest'ı deplasmanda hem de çok iyi oynayarak yendi ama kupa yoluna devam etmeye yetmedi. Bir anlamda da zar zor alınan bir galibiyetti. Neden diye soracak olursanız, en önemli dört oyuncusu sakattı, Fred cezalı. Bu yüzden de kalede Tarık, orta sahaya büyük ümitlerle alınan Guendouzi stoper, Kante orta göbek, İsmail orta kenar, uzun zamandır oynamayan Oğuz ile sakatlıktan yeni dönen Brown'la bir saha içi kurgusuna girmişti.

TEDESCO'YU KUTLAMALIYIZ
Güçlü İngiliz takımına karşı herkes farklı mağlubiyet gelmesin diye bekliyordu ama saha içini domine eden Fenerbahçe oldu. Kalecisinden, en uçtaki oyuncusuna kadar kötü oynadı diyecek bir sarı-lacivertli oyuncu yoktu. Maç 2-0 olunca da büyük ümitler içerisine girdik. Hatta TV karşısında Forest'ın Yunan başkanının sıkıntılı hallerini izledik ve attıkları golden sonra da uzun süre dualar okuduğunu gördük. Zoraki kadro kurgusu gayet oturaklı oldu. Bu konuda Tedesco'yu da kutlamak gerek. Çünkü tüm oyuncularından nasıl verim alabileceğini bildiğini gösterdi. Şimdi lige dönecek olan Fenerbahçe'nin bundan sonra sakatlıklardan dolayı eksik kadrosuyla nasıl oynayacağını görmüş olduk. Yine de söylüyorum, eğer Sadettin Saran çok daha üretken bir santrfor almış olsaydı, Avrupa macerası devam ediyor olabilirdi!
ECEL TERLERİ
Galatasaray az kalsın Avrupa rezilliği yaşayacaktı. Juventus'un en azından 5-2'lik mağlubiyeti unutturacak bir galibiyetle kalacağını sanıyorduk maçtan önce. Ama eksiklere rağmen inanılmaz bir tempo ortaya koydular. Sarı-kırmızılılara saha içinde adeta adım attırmadılar. 10 kişi kaldıkları anda "işleri bitti" dedik ama kimsenin beklemediği mucize 3-0'lık skora ulaştılar. Karşı tarafta Osimhen varmış gibi bir tedirginlik içinde de değillerdi. İtalyan ekibi on kişi kalmasa büyük ihtimalle de eleyecekti. Bizim futbol bilgimiz isimler üzerinden dönüyor. Ama Avrupa ekipleri takım oyununa odaklanıp ona göre çalışıyor. Sonuçları görüyorsunuz!
KADRO YETER Mİ?
Beşiktaş ikinci yarıya hızlı girdi. Özellikle ara transferde yeni alınan futbolcuların katkısı olumlu yönde olduğunu gördük. Son maçta Göztepe gibi ligin en iyi savunmasını yapan, çok mücadele eden takıma dört gol atmak bunun göstergesi. Bir de İzmir ekibi transferine izin verdiği Olaitan'ın yokluğunu hissederken, Beşiktaş ise takıma kazancının tadını yaşıyor. Beşiktaş her ne kadar şampiyonluk yolunda uzaklaşmış gözükse de bunu son ana kadar kovalayacak bir maziye sahip. Şu an hedefi Avrupa kupalarına katılmak. Siyah-beyazlılar özellikle Hyeon- Gyu Oh'un golcülüğüyle sanki bambaşka bir kimliğe büründü. G. Koreli oyuncu inanılmaz çevik, güçlü ve her açıdan gol atabilen yeteneğe sahip. Sanırım başta Sergen hoca dahil, yöneticiler bile Oh'un içinden böyle bir gol canavarının çıkacağını beklemiyordu!
