Futbolun en acı tarafı bazen sahada gösterdiğin çabanın değil, son düdükteki skoru konuşmasıdır. Manisa FK, son iki haftadır bu gerçeği iliklerine kadar yaşıyor. Öne geçiyor, umutlanıyor, tribünleri ayağa kaldırıyor ama son dakikalarda yenen basit gollerle tüm hayaller yerle bir oluyor. Bu sadece bir puan kaybı değil, aynı zamanda güven kaybıdır.
Sezona şampiyonluk parolasıyla, büyük umutlarla giren Manisa FK'nın ortaya koyduğu futbol, vaatlerle örtüşmüyor. Ne oyunda bir disiplin var, ne de sahada savaşan bir takım ruhu… Taraftar, milyonluk yatırımların sahaya yansımasını görmek isterken karşısında dağınık, konsantrasyonu düşük, sonunu getiremeyen bir ekip buluyor.
Teknik Direktör Taner Taskin Hoca'nın kafasındaki oyun planı bir türlü oyuncuların ayağına uymadı. İyi futbolculara sahip olabilirsiniz ama onları doğru sistemde kullanmazsanız, sonuç hüsrandan öteye gitmez. Bugün sahada yaşanan tam da budur. Sözde "büyük hedeflere" yürüyen takım, küçük detaylarda takılıp kalıyor.
Manisa'da taraftar sabrını kaybetmiş durumda. "Bu kadar yatırımın karşılığı bu mu?" sorusu tribünlerden yükseliyor. Çünkü taraftar için umutla başlayan sezon, şimdiden endişeye dönüşmüş durumda. Eğer bu gidişat böyle devam ederse, daha ilk yarı bitmeden şampiyonluk hayali sadece bir slogandan ibaret kalacak.
Manisa FK artık uyanmalı. Ya silkelenip ayağa kalkacak, ya da futbolun en acımasız gerçeğini yaşayacak: "Harcanan paralar ve kaybolan umutlar."
