Yarın akşam Tüpraş Stadyumu'nda oynanacak mücadele, çoğu kişi için Beşiktaş'ın yükselen formunun sınavı olarak görülüyor olabilir. Ancak bu hikâyenin bir de diğer yüzü var. Ve o yüz, sezon boyunca istikrarı, disiplini ve planlı oyunu ile dikkat çeken Göztepe'ye ait. Sarıkırmızılılar bu maça sadece puan tablosundaki yerlerini korumak için değil, sezon başından beri inşa ettikleri kimliği göstermek için çıkacak. Çünkü Göztepe bu yıl ligin en "ne yaptığını bilen" takımlarından biri oldu. Plansız oynamayan, duygularla değil organizasyonla hareket eden, sabrı bir oyun planı haline getiren bir takım...
ARTISI SAVUNMA DİRENCİ
Savunma hattı bunun en net göstergesi. Heliton, Bokele ve Godoi üçlüsü sadece rakipleri durduran bir hat değil; aynı zamanda takımın özgüveninin temeli. Arkalarında ise istikrarın adı haline gelen Mateusz Lis var. Kalede güven varsa, takım önde daha cesur oynar. Göztepe'nin sezon boyunca verdiği görüntü tam olarak bu. Ama Göztepe'yi özel yapan sadece savunma direnci değil. Bu takım beklemeyi biliyor. Acele etmiyor. Rakibin hata yapacağı anı sezebiliyor. Geçiş oyununu doğru anlarda devreye sokabilen, sabrını avantaja dönüştürebilen bir futbol aklı var sahada.
ATMOSFERDEN KORKMUYOR
Juan'ın sakatlıktan dönmesi ve Arda Okan'ın yükselen formu ise teknik ekibin elini güçlendiriyor. Bu sadece kadro genişliği değil; senaryo çeşitliliği demek. Göztepe artık sadece savunan değil, oyunun ritmini gerektiğinde değiştirebilen bir takım. Ve belki de en önemlisi bu takım atmosferden korkmuyor. Tüpraş Stadyumu'nun baskısı, tribünlerin gürültüsü, maçın büyüklüğü... Bunlar Göztepe için bilinmeyen şeyler değil. Aksine, böyle ortamlar disiplinli takımların gerçek karakterini ortaya çıkarır. Oyun planına sadık kalan ekipler için büyük atmosferler tehdit değil, fırsattır.
TÜM SEZONUN SINAVI OLACAK
Üstelik Göztepe deplasmana yalnız gelmeyecek. Sarı-kırmızılı tribünlerin inancı, mesafeleri anlamsız kılan bir bağlılık taşıyor. Bu destek, oyuncular için sadece moral değil; kimlik hatırlatması. "Biz buradayız" diyen bir güç. Bu yüzden Pazar akşamı oynanacak maç, Göztepe adına sadece üç puan mücadelesi değil. Bu maç; sezon boyunca kurulan düzenin sınavı, disiplinin büyük sahnedeki karşılığı, ve Avrupa yolunda atılabilecek en güçlü adımlardan biri. Göztepe kazanırsa sadece puan almayacak. Bir mesaj verecek: Bu takım tesadüfen burada değil. Bu takım planla, sabırla ve inançla burada. Ve bazen futbolda en büyük avantaj, form değil karakterdir.
