Önceki hafta, Çin Merkez Bankası'nın Yuan'ın kademeli olarak değerlemesine izin vereceğini açıklaması ve bu doğrultuda da özellikle Çin'le ticaret yapan ülkelerin ihracat rakamlarının, rekabet avantajlarının artacağı beklentisi, global çapta yatırımcılarda yeniden risk iştahına neden olmuştu. Bu artan risk iştahı piyasalarda yeniden yükseliş yönlü bir trend başlatmıştı. Bu trendin olumlu etkisi ile geride bıraktığımız haftaya yükseliş yönlü başlayan piyasalar Fitch'in Avrupa'nın büyük bankalarından BNP Paribas'ın kredi notunu düşürmesi, S&P'nin İspanyol bankalarındaki batık kredilerin artabileceği yönündeki uyarıları Avrupa'da halihazırda devam eden sıkıntılara ilave olarak İngiltere, Almanya ve Fransa'nın bankacılık sektörüne özel yeni bir vergilendirmede birleşmesi; ABD'de açıklanan 2. el konut satışları verisinin olumsuz açıklanması yine ABD'de finans sektörüne yönelik düzenlemelerin yol açtığı belirsizlik; enerji sektörü hisselerine gelen yoğun satışlar, ABD, AB borsaları başta olmak üzere global borsalarda satış dalgasına neden oldu.
***
Söz konusu bu olumsuzluklara FED'in faiz kararı toplantısında Avrupa'daki sıkıntılara değinmesi ve özellikle konut piyasasına yönelik ikinci dip söylemlerinin konuşulmaya başlanması, Temmuz ayında açıklanacak olan 2. çeyrek bilançolar öncesinde Dell ve Nike gibi şirketlerin satış ve kar tahminlerine ilişkin artan karamsar beklentiler ve yine ABD cephesinde tutarsız açıklanan veriler piyasalarda yeniden bir tedirginliğin oluşmasına neden olurken, Avrupa'nın borç krizinden nasıl kurtulacağına dair soru işaretleri de bu tedirginliği artırmaktadır.
Geçtiğimiz haftayı yurtdışı kaynaklı olumsuz veri ve açıklamalar etkisinde hacimsiz ve dar bir bant aralığında geçiren IMKB endeksi, haftayı 55.864 puan seviyesinde tamamladı.
PARA PİYASALARI
Bono; TCMB'nin enflasyon konusundaki olumlu öngörüsü faizi yüzde 9'un altında yaklaşık 20-30 baz puanlık bir bant aralığında hareket sağlarken, geride bıraktığımız hafta ortasından itibaren diğer piyasalarda görülen oynaklık tahvil-bono piyasasında satışlara neden oldu. 25 Ocak 2012 vadeli kıymette bileşik faiz haftayı yüzde 8.73 bileşik seviyesinde tamamladı.
Yurtiçi döviz piyasasında ise; dış piyasalara endeksli seyir izlendi. Geride bıraktığımız hafta başlarında ise, euro bölgesi bankacılık sektörünün likidite ihtiyacının yeniden gündeme gelmesinden artan endişeler ile euro, dolar karşısında zayıflarken FED'in ekonomik toparlanmanın zaman alacağına vurgu yapması faizlere yönelik beklentileri olumsuz yönde etkiledi. Bu da sermaye hareketlerini Euro Bölgesi'ne yöneltti. Bu hareketin paritede alımları desteklemesi ile euro, dolar karşısında tekrar değer kazandı. Haftanın son işlem gününde ise euro/dolar paritesi verilerin etkisi ile 1.2295 seviyelerine kadar geriledi.
***
ABD finansal reform yasa tasarı neticesi ve G-20 liderler zirvesinden çıkacak kararlar piyasalarda belirleyici olacak. ABD ekonomik toparlanma yolunda harcamaların teşvik edilmesini desteklerken, Avrupa bölgesi bütçe kısıntılarını desteklemekte. Bu durumda ABD ve Avrupa bölgesi arasında fikir ayrılığına yol açtığından piyasalar bu fikir ayrılığından da rahatsızlık duymaktalar. Yurtiçinde ise, Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karar ve siyasi cephedeki gelişmeler piyasalarca takip edilmekte. Haziran ayının son haftası ve 2. dönem bilançolarını kapama dönemi olması itibari ile bankaların döviz pozisyonlarını kapaması durumunun dövize olan talebi artıracağı beklentisi var. Bu da döviz piyasasında hareketliliğe neden olabileceği beklentisini güçlendirmiştir.
