Piyasalarda geçtiğimiz hafta ABD verilerinin ve Macaristan'daki olumsuz durumun tetiklediği küresel riskten kaçış etkisine paralel olarak kur ve faiz haftaya hafif yükselişle başladı. Dolar/TL paritesi 1.54 düzeylerindeydi. 25 Nisan 2012 itfalı göstergeli tahvilinin bileşik faizi ise yüzde 8.47 seviyelerindeydi.
Salı gününden itibaren, küresel piyasalarda sınırlı düzeyde artan risk iştahı nedeniyle kur ve faizde düşüşler görüldü. Gelişmekte olan ülkelerin para birimlerine yönelik fon akışları da bu duruma destek verdi. Ayrıca, AB ülkelerindeki bankaların stres testine yönelik olumlu beklentilerle euronun 1.30 dolar seviyesine yaklaşması da TL'nin dolar karşısında değer kazanmasını sağladı.
FAİZ GERİLEDİ
Dolar/TL paritesi 1.52'li seviyelere gerilerken, gösterge faiz yüzde 8.30'lara indi. FED Başkanı Ben Bernanke'nin ABD ekonomisi hakkında "olağandışı belirsiz" ve "para politikası daha da gevşetmeye hazır" sözlerinin ardından dünyada ve özellikle de gelişmekte olan ülke piyasalarında faizlere yönelik ilgi başladı. Buna paralel olarak, Türkiye bonolarında da alımlar arttı ve gösterge bileşik faiz yüzde 8.2'lere geriledi. ABD'de açıklanan güçlü şirket bilançolarının küresel ekonomide yavaşlama endişelerini hafifletmesiyle, küresel borsalarda da yükselişler yaşandı, gelişmekte olan ülkelere fon akışları artarak devam etti. Gösterge faiz perşembe günü işlem bazında yüzde 8.14 ile son dokuz ayın en düşük seviyesini gördü.
Haftanın son işlem gününde Avrupa'daki bankaların ekonomik şoklara 0dayanıklılığını ölçmek için yapılan stres testinin sonuçları beklenirken, AB ülkelerinden gelen olumlu veriler ve global borsalardaki yükselme ile kur ve faizde aşağı yön devam etti. İMKB Endeksi, rekor seviyede yükseldikten sonra kar satışları ile karşılaşarak haftayı 59 bin 299 puandan tamamladı. Faiz haftayı yüzde 8.19, euro/dolar paritesi ise 1.2890 seviyesinde tamamladı. İç piyasada dolar haftayı 1.51, euro ise 1.96 TL'den kapattı.
NOT ARTIRIMI
Küresel piyasalarda bölgesel tedirginlikler yaşanırken, piyasalarımız öne çıkıyor ve yatırımcı açısından diğer gelişmekte olan ülkeler içinde tercih ediliyor. Piyasalarımızın ön plana çıkmasında, son dönemde açıklanan olumlu büyüme, istihdam ve enflasyon verileri rol oynuyor. Ayrıca, İsviçreli yatırım Bankası UBS ve ABD'li Citigroup'un raporlarında Türkiye'nin yatırım yapılabilir olduğunu belirtmesi de önemli. Bankacılık sektöründeki kar oranlarının oluşturduğu güven ve Merkez Bankası'nın enflasyon hakkındaki öngörülerinden de anlaşıldığı gibi 2011 yılı başlarına kadar faiz oranında değişim olmayacağı yönündeki güçlü izlenim de piyasalarımızı ön plana çıkarıyor.
Bu olumlu görünüm de not artım beklentisini de güçlendiriyor.
Piyasaların seyrinde bu hafta, Merkez Bankası'nın açıklayacağı Temmuz ayı 2. yarısına yönelik beklenti anketi ve Hazine ihaleleri takip edilecek. Yurtdışında ise, AB cephesinden açıklanan banka stres testinin sonuçlarının piyasalara yansıması, yurtdışı piyasaların seyri ve ABD'de açıklanmaya devam eden bilançolar belirleyici olacak. Olumlu ekonomik görünümün güç kazanmış olmasından dolayı faizin yüzde 8.10'lu seviyelerde devam etmesi güç kazanıyor. Dövizde ise, banka stres testi neticelerinin olumlu yansımasının beklentisi ile euronun güçlenebileceği ön görülüyor.
