Türkiye, Özgür Özel'in CHP'li Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'a sarfettiği küfür, hakaret ve tehdit dolu mesajları konuşuyor. Yıllardan bu yana siyaseti izlerim ilk kez böyle bir şeye şahit oldum. İlk kez bir parti genel başkanının bir belediye başkanına küfürlü mesajlar atması, hakaret etmesi, bununla da yetinmeyip tehdit etmesi yazık, çok yazık. Atatürk'ün kurduğu CHP'nin Genel Başkanlığını yapan birisi olarak sokaktaki vatandaşın ağzına dahi yakışmayacak küfürleri bir belediye başkanına yazabilmesi demokrasi için bir kara sayfa. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup toplantısında, Özgür Özel'e siyaset dersleri verdi. "Meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan vazgeçsin" dedi. Aziz Milletimizin duygularına tercüman olan Başkan Erdoğan, tarihe not düşecek şunları kaydetti:
CHP'LİLERE SABIR DİLEDİ
"Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Affınıza sığınarak söylüyorum, meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin. Burada daha önce yaptığım bir tespitimi tekrar hatırlatmak isterim, görüyoruz ki zaman, dünya, genel başkanlar değişiyor ama 'CHP'de gelen gideni aratır' gerçeği asla ve asla değişmiyor. Biz eskisini 'Oturduğu koltuğun hakkını vermiyor' diye eleştiriyorduk. Yerine gelen selefinden de kötü çıktı. Anlaşılan yeni genel başkanın kelime dağarcığı öncekinden daha sınırlı. Biz üslup sorunu var zannediyorduk. Meğer sorun bizatihi üslubuymuş. Biz Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara'ya yönelik edep ve nezaket dışı ifadelerini ayıplıyorduk, meğer beyefendi günlük hayatta da o seviyesiz kelimelerle iletişim kuruyormuş. Lafa gelince Türkiye'yi yönetmeye talipler ancak ne kendilerini ne de CHP'yi yönetebiliyorlar. Durum öyle yere vardı ki millet son günlerde dizi izlemeyi bıraktı her akşam çayı, çekirdeği alıp CHP'nin skandallarını seyretmeye başladı. Entrika, kumpas, iftira, tuzak, komedi, trajedi, ne ararsan hepsi var. Ne diyelim, Allah bunlara akıl, CHP'li vatandaşlarıma da sabır versin. Milletimiz bilhassa kalbi, zihni, dili temiz evlatlarını bu zata maruz kalmaya korumaktan devam etsin." Türkiye'yi yabancı ülkelere şikayet etmekle malul Özgür Özel'e Başkan Erdoğan, anlayacakları dilden dersler verdi: "Suriye konusunu iç siyasette istismar etmek suretiyle milli birlik ve dirliğimizi kundaklamayı amaçlayan rezil siyasetin koçbaşlığını ise ana muhalefetin Genel Başkanlık koltuğunda oturan zat ile yoldaşları yapmaktadır. Nasıl 1 milyon kardeşimiz katledilirken Suriye'yi umursamadılarsa, bugün de aynı durumdalar. Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz bir hesap içindeler. Suriye'nin etnik temelli bir çatışmaya sürüklenme riski, bu komşu ve kardeş ülkenin tekrar kan gölüne dönme ihtimali bunları zerre miskal ilgilendirmiyor. Açık söylüyorum, ne Kürtler ne Nusayriler ne başkaları bunların umurlarında değil. Eğer öyle olsaydı, 13,5 yıl boyunca Suriye halkının tepesine varil bombaları yağarken tepki gösterirlerdi." Suriye'de 13,5 yıl boyunca yaşananlar karşısında CHP'lilerin sustuğuna işaret eden Erdoğan, zulmün görmezden gelindiğini kaydetti. CHP'nin, sınırın ötesinde ne olup bittiğini gündemine almadığının altını çizen Erdoğan, on yıllar boyunca Arapları, Kürtleri aşağılayan CHP'nin bugün de hala aynı yerde bulunduğunu belirtti.
"VARSA ESERİN GÖSTER"
Türk Devleti, depremin yaralarını başarı ile sararken, Özgür Özel'in gerçekleri görmediği gözleniyor Başkan Erdoğan, deprem yaralarını sarmada gündüz-gece çalışmalarını tekrar anlattı. Başarılara ve gerçeklere rağmen "ana muhalefet ve yoldaşlarının kendilerini eleştirip, çamur attığını" belirten Erdoğan, şunları kaydetti: "Deprem bölgesindeki çalışmaları küçümsüyor, yönettikleri şehirlerde insanlar kışın ortasında susuzluktan kıvranırken, çöp, çamur, çukur hayatın rutini haline gelmişken bunlar utanmadan, sıkılmadan 6 Şubat depremlerinde en ağır yıkımı yaşayan Kahramanmaraş'taki yolları diline doluyor. Bir defa şunu herkes bilecek, meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bugün bize laf edemez. 3 yıl sonra bile 'cek'li 'cak'lı cümleler dışında somut projeleri olmayanların 455 bin konutu teslim eden iktidarımıza dil uzatması, sadece hadsizlik değil, aynı zamanda edepsizliktir. Varsa eseriniz çıkar anlatırsınız. Varsa tamamladığınız bir proje gider açılışını yapar, kurdelesini kesersiniz. Kendinize güveniyorsanız 3 yılda ne yaptığınızı millete gösterirsiniz. Bunlarını yapamıyorsanız en azından edebinizle susarsınız. Kendi yeteneksizliğinizi devlete çamur atarak kapatma yoluna gitmezsiniz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin gördüğünü inkar etmeyeceğini, hizmeti karalamayacağını, esere kara çalmayacağını dile getirerek, "Kendi yeteneksizliğinizi devlete çamur atarak kapatma yoluna gitmezsiniz. Ama bunlar ne taş üstüne taş koymayı ne de edebince susmayı biliyor. Mugalatayla polemikle laf cambazlığıyla günü kurtarmaya çalışıyorlar. Rant kapısına çevirdikleri siyaset gemisini yürütmenin hesabını yapıyorlar. Biz ise her zaman olduğu gibi yine işimize bakıyoruz. Milletimize nasıl daha iyi hizmet ederiz, buna odaklanıyoruz"
"BASKIYA İZİN YOK"
Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş Ablamıza uzanan ellere karşı, Başkan Erdoğan, "Faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum" diyerek telin etti. "Bilhassa bir asır önce İstiklal Harbi'mizde olduğu gibi beyaz örtmelerini takıp, şalvarlarını giyerek Eskişehir Mihalgazi'den Grup salonumuza teşrif eden Belediye Başkanımız Zeynep Güneş'le birlikte tüm hanım kardeşlerime teşekkür ediyor, Anadolu kadınının bin yıllık asaletini yansıtan şu vakur duruşları için kendilerine şükranlarımı sunuyorum. Milletten aldığı yetkiyle ilçesine 3 dönemdir hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiyi, 'Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir. Ahırda inek sağmaktır' diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu... Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü kadınların eğitim hakkını, kamuda çalışma hakkını, hatta seçilme hakkını gasbedenlerle, Anadolu kadınının asırlardır üzerinde gururla taşıdığı yazmasına, tülbentine, şalvarına, çarşafına, ihramına, fistanına dil uzatanlarla, millete tepeden bakan, milleti hor ve hakir görenlerle mücadelelerini her zeminde sonuna kadar devam ettireceklerinin bilinmesini isterim" diyen Erdoğan, "Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık ve yummayacağız. Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız. Şerife Bacı'nın, Kara Fatma'nın, Nene Hatun'un yolundan giden tüm hanım kardeşlerimi bugün bir kere daha kemal-i hürmetle selamlıyorum" dedi.
