Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 24 Ekim 2019'da BM (Birleşmiş Milletler) 74. Genel Kurulu'nda yaptığı tarihi konuşmada, DÜNYA BEŞTEN
BÜYÜKTÜR mottosuyla, eski dünyanın yıkılmakta olduğunu, Yeni bir dünya düzenine gerek olduğunu ifade etmişti. 2020 yılındaki BM zirvesinde de DAHA ADİL BİR DÜNYA OLABİLİR mottosu ile de, "Herkes için özgürlük, herkes için barış, herkes için refah, herkes için adalet, herkes için huzurlu ve güvenli bir gelecek" diyerek yol haritası vermişti. Ne yazık ki, ders alınmadı. Aradan 5 yıl geçtikten sonra, Münih Güvenlik Konferansı 13-14 Şubat'ta YIKIM SÜRECİNDEKİ KÜRESEL DÜZEN tartışmaları gölgesinde yapıldı. Hemen öncesinde Davos gibi önemli bir zirvede gündeme gelen kritik konuların, daha ayrıntılı biçimde ele alındığı güvenlik konferansında, bir devrin bittiği ve yeni bir dünya düzeninin teşekkür ettiği enine boyuna tartışıldı. Evet. Yaşadığımız günlerde, özellikle ABD Başkanı Trump'ın çılgın konuşmaları ve hamleleri, 20. yüzyıl dünya düzeninin ykıldığını gösteriyor. Dünya bir belirsizlik içinde, KAOTİK BİR SÜREÇ yaşanıyor.
SKANDAL SÖZLER
Eski dünyanın yıkıldığını çok iyi okuyan Başkanımız Erdoğan liderliğinde Türkiye, 2020'lerden bu yana çok akıllı stratejilerle Yeni Dünya Düzeni inşasında etkin rol almayı hedefleyen, jeopolitik ve jeoekonomik hamlelerini birbiri ardına gerçekleştiriyor. Görülüyor ki 2026 yılında da güvenlik ve savunma bağlamında mevcut tehditler giderek tırmanıyor. Ülkemiz, Kuzey'de Rusya-Ukrayna savaşı, Güney'de ABD'nin yeni jeopolitik haritalar çizmek üzere güç gösterisine devam ettiği bir sürecin tehlikeleri arasında bulunuyor. ABD'nin İran'a saldırma hazırlığı sürecinde Katil-Soykırımcı Netanyahu İsrail bir bela olurken, Gazze'de soykırım yapması karşısında, DİŞİ SÖKÜLMÜŞ BM yaşayan ölü durumunda. ABD'nın İsrail Büyükelçisi Huckabee'nin küstah-skandal açıklamaları, çok TEHLİKELİ HAYALLERİN zihinlerde yaşandığını gösterdi. Mike Huckabee, Nil Nehri'den Fırat Nehri'ne uzanan bölgede "İsrail'in Tevrat'a dayalı hakkı olduğunu" iddia ederek, "Hepsini alsalardı iyi olurdu" dedi. ABD'nin İsrail büyük elçisi Huckabee, Gazze'de İsrail tarafından gerçekleştirilen soykırımda çocukların öldürülmesini ve "Tevrat'a dayalı Büyük İsrail" görüşünü savundu. İsrail'in nükleer silah programını reddetmeyen Huckabee, "Nükleer programıyla İsrail'in kendini savunma hakkı var ve işbirliği içindeyiz" karşılığını verdi. İsrail, ABD'nin çıkarlarını koruyor. Skandal laflar ederek, "Bu Mısır'ın, Suriye'nin, Irak'ın, Ürdün'ün, Lübnan'ın ve Suudi Arabistan'ın bir kısmını kapsar. İsrail'in onların hepsini alması iyi olurdu çünkü Tanrı onu onlara verdi. Bunlar Tanrı'nın vaadi. İncil'e göre, evet, bu, Yahudi halkına sonsuza dek mülk olarak verilen vaat edilmiş topraklardır. Eğer bir gün İsrail bu toprakların tamamı üzerinde egemenlik veya kontrol kurarsa hepsini almaları sorun olmaz. Teolojik ve tarihsel olarak, Kutsal Yazılara göre, bu Tanrı'nın onlara vaat ettiği topraklardır" dedi.
TÜRKİYE HAZIRLANIYOR
Başkanımız Erdoğan liderliğinde Türkiye, 2026 yılında da çok akıllı hamlelerle geleceğe hazırlanıyor. Terörsüz Türkiye süreciyle, yarım asırlık kanlı emperyalist pranda kırılıyor. 80'li yıllardan beri ulusal güvenlik gündeminde ehemmiyetini koruyan, siyasi, ekonomik ve toplumsal boyutuyla belki de en kritik güvenlik meselelerinden biri haline gelen PKK sorununun çözümünde kritik eşikler aşıldı. Emperyalistlerin aparatı PKK terör örgütünün bölgesel boyutları da olan çok katmanlı tezgahların da tek tek kırılması için hamleler sürüyor. Türkiye modeli ile silahsızlanma, tasfiye ve yeniden entegrasyon süreçleri titizlikle takip ve yönetiliyor. PKK örgütün sadece silahlı saldırı kapasitesine değil aynı zamanda örgütü besleyen tüm finansal kapasitesine son verilmesi muhakkak gerçekleştirilecek. MAVİ VATAN. Karadeniz- Ege-Doğu Akdeniz güvenliği... Ukrayna-Rusya savaşı, sadece iki ülke arasında değil, yakın coğrafyasına da tesir ederek, yeni tehditlere yol açmakta. Sürüklenen deniz mayınları, enerji altyapılarına yönelik karşılıklı saldırılar, insansız sistemlerin artan kullanımı ve deniz trafiğine yönelik tehditler Karadeniz'de düşük yoğunluklu fakat sürekli bir güvenlik sınamasına sebebiyet vermekte. Türkiye de savaşın bir tarafı olmamasına rağmen bu süreçten etkilenen ülkeler arasında.
Türkıye,Mavi Vatan stratejisini ilmek ilmek örerek, Doğu Akdeniz- EGE Karadeniz güvenlik tedbirlerini ve korunma mekanizmalarını geliştirerek yoluna devam ediyor. Savunma da tam bağımsızlık. Son olarak, Ukrayna-Rusya Savaşı ve İran-İsrail gerginliği açıkça gösterdi ki, Türkiye hava üstünlüğü ve hava savunması meselelerini çok katmanlı bir planlama ile ele aldı. Hava ve deniz filoları 2026'da daha yüksek seviyeye çıkarılacak. Mevcut filonun modern savaş koşulları ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak modernize edilmesi, başta KAAN projesi olmak üzere yerli üretim sürecinin sürdürülebilir kılınması ve teşviki, yine başta Çelik Kubbe olmak üzere entegre hava savunma mimarisinin ülke sathına yayılması gibi adımlar planlı şekilde sürdürülüyor.Akkuyu nükleer santralda 2026'da elektrik üretımi başlayacak. Nükleer döneme girilecek. Türkiye'nin BÖLGESEL İTTİFAKLAR STRATEJİSİ Avrasya'da yeni kutup başı olma yolundakı hedeflerini işaret etmektedir.
İLERİ AŞAMAYA GEÇİLDİ
2026 yılında, atılan adımların kalıcı yapısal sonuçları daha belirgin hale geleceği Terörsüz Türkiye sürecinde 2026'nın temel belirleyicisi, silahsızlanma ve tasfiye sürecinin ileri aşamaya geçerek, Terörsüz Bölge'de geri döndürülemez bir nitelik kazanacağı değerlendiriliyor.
2026'da Türkiye'nin güvenlik gündeminde dış kaynaklı kırılganlıklara karşı yeni stratejilerin devreye gireceği, daha geniş bölgesel güvenlik mimarisinin inşa edileceği bu bağlamda hava savunması, hava üstünlüğü ve entegre savunma mimarileri sadece askeri değil, aynı zamanda stratejik caydırıcılığın temel unsurlarının öne çıkacağı belirtiliyor. 2026 yılının Türkiye için stratejik özerklik iddiasının devamını geliştireceği güvenlik politikalarının bölgesel belirsizlikler karşısında esnek ve sürdürülebilir olacağı ve Türkiye'nin önümüzdeki on yıla çok etkili güvenlik paradigmasıyla gireceğini belirleyeceği bir dönem olacağı vurgulanıyor.
SON SÖZ
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, BÜYÜK HEDEFİ şöyle açıkladı: "Biz Türkiye'nin 2053 vizyonuna hazırlamanın, 2071 hayallerini şekillendirmenin peşindeyiz. Kendi hamlelerimizi planlıyoruz ve adım adım hayata geçiriyoruz. 21. ASRIN TÜRK YÜZYILI
OLMASI EN BÜYÜK HEDEFİMİZ."
