Ramazan Bayramının 2'inci günü Nevruz (2 Mart) gününe tekabül etti. Nevruz, dünyanın birçok yerinde kardeş halklar tarafından bayram havasında çoşku ile kutlandı. Etrafımızdaki savaşlar ve koşmu ülkelerde etnik ve mezhep çatışmalarının emperyalist ülkeler tarafından kaşındığı bir süreçte Cumhurbaşkanınız Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli'nın ilmek ilmek ördükleri TERÖRSÜZ TÜRKİYE'nin stratejik değeri daha iyi anlaşıldı. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Kabine toplantısı sonrası, TERÖRSÜZ TÜRKİYE'DE Nevruz'un anlam ve önemini veciz sözlerle ifade etti: "Önümüze çıkan çeşitli engellere rağmen 17 aydır sağduyu ile yürüttüğümüz TERÖRSÜZ TÜRKİYE süreci menziline ulaşacağız. Yolumuz yokuş olabilir ancak ülkemizin yolu ve ufku açıktır, yarınları aydınlıktır. Terörsüz Türkiye süreci yarım asırlık kanlı oyunu bozuyorsa, Terörsüz Bölge idealimiz de Kürtler, Türkler, Araplar ve Farslar arasına nifak tohumları örmek isteyenlerin planlarına set çekmektedir. Bunu önce Suriye'nin kuzeyindeki gelişmelerde gördük, son olarak İran'a yönelik kotarılmak istenen kirli planda gördük. Bu iki gelişme bile bizim 1,5 yıl önce ortaya koyduğumuz vizyonu ve stratejik değerini anlamak için kafidir. Kardeşliğimiz pekiştikçe, silah ve şiddetinde devri kapandıkça kazananı ülkemiz, milletimiz ve kardeş halklar olacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bu coğrafyada bin yıldır beraber yaşıyoruz. Hüznümüz de sevincimiz de bir oldu, bugün de kalbimiz birlikte atıyor, gözyaşlarımız birlikte akıyor. Bölgemizde kardeşliğin evrensel dilini yüceltmeye devam edeceğiz. Savaşların gölgesinde geçirdiğimiz Nevruz'un başta milletimiz olmak üzere bölge haklarına barış, huzur, bereket getirmesini diliyorum. Bu anlamlı günün aramızdaki muhabbet bağlarını güçlendirmesini temenni ediyorum"
ERDOĞAN'DAN BAŞYAZI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 36 akademisyenin katkılarıyla hazırlanan "Türk Dünyasının Ortak Mirası Nevruz" kitabına takdim yazısı yazdı. Erdoğan, Nevruz'un sadece bir mevsim değişikliği değil, Türk dünyasını bir kılan sarsılmaz bir bağ olduğunu vurguladı. Erdoğan, yazısında tarihin yalnızca kronolojik bir döküm olmadığını, milletlerin hafızası ve geleceğe yön veren bir pusula olduğunu ifade etti. Türk milletini asırlar boyunca ayakta tutan en önemli unsurun ortak kültürel değerlere duyulan güçlü aidiyet olduğunu belirten Erdoğan, Nevruz Bayramı'nı bu bağlılığın en somut nişanesi olarak nitelendirdi. Nevruz'un Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar uzanan geniş bir coğrafyada aynı coşkuyla kutlandığını hatırlatan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Nevruz, tabiatın uyanışını müjdeleyen bir takvim yaprağı olmanın ötesindedir. Bizim inancımızda ve medeniyet tasavvurumuzda Nevruz; ayrılığın değil, birliğin, beraberliğin ve her şeyden öte kardeşliğin günüdür. Bu bayram, 86 milyon vatandaşımızın yanı sıra sınırlarımızı aşan gönül coğrafyamızın ortak şenliğidir." Yazısında Türk dünyasının son iki asırda yaşadığı zorluklara, asimilasyon politikalarına ve baskılara değinen Erdoğan, bu dönemi "hazan mevsimi" olarak tanımladı. Tek parti döneminin kendi soydaşına sırt çeviren zihniyetinin tarihe gömüldüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı, İsmail Gaspıralı'nın "Dilde, fikirde, işte birlik" idealinin bugün Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında küresel bir güce dönüştüğünü ifade etti. Türkiye'nin dış politikasının temel gayelerinden birinin Türk dünyası ile kucaklaşmak olduğunu belirten Erdoğan, "2040 Türk Dünyası Vizyon Belgesi" ile siyasetten ekonomiye, enerjiden ulaşıma kadar her alanda kader ortaklığının pekiştirildiğini kaydetti. Kalıcı bağların eğitim, bilim ve sanatla kurulacağını ifade eden Erdoğan; ortak Türk alfabesi, ortak tarih ve edebiyat müfredatı gibi adımların gençleri ortak bir şuurla geleceğe hazırladığını belirtti.
YENİ ASIR HEP ÖNDE
ABD/İsrail ile İran arasında gizli görüşmelerin yapıldığını YENİ ASIR, "Barış masasını Erdoğan ve Şahbaz Şerif kuracak" başlığı ile vermişti. Ve bir gün sonra, ABD'den İran'a Pakistan aracılığıyla '15 maddelik plan' basına sızdı. New York Times gazetesi, Reuters Haber Ajansı, ABD'nin İran'a Pakistan aracılığıyla 15 maddelik bir plan sunduğunu yazdı.
15 maddelik planda önemli başlıkların bazıları şunlar:
.Natanz, İsfahan ve Fordo nükleer tesislerinin devre dışı bırakılması ve imha edilmesi.
.İran'ın nükleer faaliyetlerinin şeffaflığının sağlanması ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından izlenmesi.
.İran'ın bölgedeki silahlı vekil grupları terk etmesi ve bunların finansmanını ve silah tedarikini durdurması.
.Mevcut nükleer kapasitelerinin ortadan kaldırılması.
.Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması ve "serbest denizcilik bölgesi" oluşturulması.
.Savaşla meydana gelen yıkımın tazmin edilmesi.
ABD Başkanı Trump, müzakerelere Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun katıldığını belirtti. Müzakerelerle ilgili, "Doğru insanlarla konuşuyoruz ve anlaşma yapmaya çok istekliler" dedi. İranlı yetkililer, ABD ile hiçbir müzakerenin yürütülmediğini vurguladılar. Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Andrabi ülkenin görüşmelere ev sahipliği yapmaya "her zaman" hazır olduğunu söyledi. Erdoğan 24 Mart'ta yaptığı açıklamada, Ortadoğu'da savaşın bitirilmesi ve diplomasi çağrısı yaptı ve "Türkiye tüm gücüyle, tüm imkanlarıyla, uhdesinde bulunan tüm araçlarla barışın, adaletin, istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir" dedi. Pakistan da İran yönetimi ile gerilimi azaltmak için temasta olduklarını açıkladı.
Pakistan'ın İngilizce yayınlanan Dawn gazetesine konuşan bir yetkili, üç ülkenin (Türkiye, Pakistan ve Mısır) ABD ve İran arasındaki "uçurumu kapatmak" için "aktif arka kanal diplomasisi" yürüttüğünü söyledi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 18-20 Mart'ta Körfez ülkelerinde İran savaşı ile ilgili temaslarda bulunmuş, ayrıca ABD ve Avrupalı yetkililerle ardı ardına görüşmeler yapmıştı.
Daha önceki yazılarımızda, en kötü senaryo olarak, 'Olası Arap-Acem savaşı tehlikesi'nden bahsetmiştik. Derin Amerikan'ın sözcüsü The New York Times gazetesi, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliklerinin İran'a yönelik misillemelere başlama hazırlığında olduğunu yazdı. Suudi yetkililer, savaşın erken sona ermesi halinde İran'ın Hürmüz Boğazı'nı periyodik olarak kapatarak Körfez ekonomilerini felce uğratabileceğinden korkuyor. Bu nedenle, Hürmüz'ün bir daha İran tarafından kapatılmasının muhkakkak önlenmesi için somut adımlar atılması talep ediliyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt'in de askeri olarak katılıp katılmama konusunu değerlendirdiği konuşuluyor. DİKKAT: KATİL-SOYKIRIMCI NETANYAHU/ SİYONİST/EVANJELİSTLER MEZHEP SAVAŞI İÇİN KIŞKIRTIYOR.
