ABD Başkanı Trump'ın "İran'ı taş devrine döndürürüm" tehdidi, siz bu yazıyı okurken gerçekleşirse Orta Doğu'da BÜYÜK FELAKET başlamış demektir. ABD ile İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü beş haftalık savaş boyunca tarihler belirleyen Trump'ın bu kez İran'a anlaşmak için verdiği 48 saatlik mühlet hiç olmadığı kadar açık ve korkutucuydu. Trump'ın İran'a yönelik yıkıcı yeni saldırısının son dakikada bir anlaşma olmazsa çok yıkıcı sonuçlara yol açacağı konuşuluyor. Salı günü Washington saatiyle 20.00'de (Türkiye saatiyle Çarşamba 02.00) başlayacağı iddia edilen Trump'ın büyük saldırısı ile dört saat içinde ülkedeki tüm köprüler ve elektrik santralleri "yerle bir edileceği" belirtiliyor. Trump ile İran'ı anlaştırmak için Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan son saatlere kadar olağanüstü çaba gösterdi. Son saatlere yaklaşırken İran'ın bu ültimatoma uymaya hazır olduğuna dair çok az işaret var. Tahran yönetimi geçici ateşkes önerilerini reddetti ve kendi talep listesini sundu. Bir ABD yetkilisi bu talepleri "maksimalist" olarak nitelendirdi.
ÇELİŞKİLİ MESAJLAR
Trump, eğer anlaşma sağlanamazsa son üç haftada dördüncü kez yaptığı gibi süreyi uzatabilir mi yoksa ABD-İsrail'in yıkıcı saldırısı başlamış mı olacaktır? Son bir kez erteleme olabilir mi? Dünya diken üstünde iken Beyaz Saray'dan iyi haber alan Axios haber kanalı; "Trump'ı dünya liderleri arıyor, erteleme yapmalarını istiyor. Trump'ın küfürlerle ve sert uyarılarla dolu son tehditlerden sonra geri adım atıp atmayacağı Salı gecesi 20.00'de belli olacak." Pazartesi akşamı Trump basın toplantısında yine manidar açıklamalar yaptı. Trump, "Onlar askeri olarak yenildi. Ellerinde sadece şu psikoloji var: 'Suya birkaç mayın bırakacağız'" ifadelerini kullandı. Düşürülen F-15 savaş uçağının pilotunun kurtarılma operasyonunu özellikle öne çıkararak büyük bir başarı olarak gösterme çabası içinde oldu. Yüzlerce uçak, elit askeri birlikler, yanıltma taktikleri ve ileri teknoloji kullanıldı. Trump, pilot kurtarma esnasında yapılan İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunu ele geçirmek için gizli operasyonun başarısız olduğunu özellikle gizlemeye çalıştı. İran'ın uranyumu ele geçirilememiş olsa da başarılı pilot kurtarma operasyonu ABD güçlerinin İran'daki riskinin çok yüksek olduğunu gösterdi. Trump'ın basın toplantısında tehditlerini hayata geçirmek istemediğini dile getirmesi özellikle şaşırtıcı oldu. Buna sebep olarak da manidar sözler sarf etti. Trump, İran halkının ABD askeri operasyonuna katlanmaya hazır olduğunu, hatta şehirlerine düşen bombaları memnuniyetle karşıladığını söylese de ABD'nin şimdi yıkacağı her şeyin sonunda yeniden inşa edilmesi gerekeceğini ve bu sürece ABD'nin de katkı sunabileceğini kabul etti. Trump'ın manidar sözleri şöyle devam etti: "Altyapılarını yok etmek istiyor muyum? Hayır. Şu an çekip gitsek, ülkelerini yeniden kurmaları 20 yıl sürer." Ancak tehditlerini gerçekleştirirse yeniden inşa sürecinin bir asır alacağını da ekledi. Bu, daha önce İran'ı "taş devrine döndürmek" şeklindeki uyarılarından biraz daha yumuşak bir ifade oldu.
İSRAİL'İN TUZAKLARI
Trump büyük bir saldırı gerçekleştirirse neler tetiklenir? İran da Körfez ülkelerinin tamamına sivil-asker demeden yüzlerce füze atabilir; Körfez ülkelerinin altyapılarında yıkıma yol açabilir. Buna karşılık başta BAE ve Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkeleri İran'a saldırması, kara harekatı yapması ve bir ARAP-ACEM SAVAŞININ çıkması tetiklenir. İran ve Yemen'deki Husiler, Babülmendep Boğazı'na füze yağdırırsa dünya deniz ticaretinin kesilmesi felaketi gelebilir. ABD ve Körfez ülkeleri İran'a kara harekatı başlatırsa İran iç savaşı tetiklenir; İran'ın bölünme riski doğması riski çıkar. Su depoları ve elektrik santrallerini ABD-İsrail'in bombaladığı takdirde İran'da açlık ve susuzluk felaketi çıkar; İran'da göç başlar. Komşu ülkelere; Türkiye, Irak ve Pakistan'a geçişler büyük felaket riski taşıyor. Evet, risklerin bu kadar yüksek olduğu bir ortamda Trump'ın belirsizliği dikkat çekiyor. Pazartesi günü "Her şeyin en ince ayrıntısına kadar planlandığını" söyleyen Trump, planını açıklamaktan kaçındı. Trump ile İran arasında Pakistan üzerinden yürütülen ateşkes diplomasisi; katilsiyonist Netanyahu-İsrail'in İranlı üst düzey isimlere suikast düzenlemesi ve stratejik tesisleri vurmasıyla çıkmaza girdi. İran savaşına Trump'ın girmesi için tuzaklar kuran Netanyahu, bir anlaşma olmasını engelledi.
KATİL NETANYAHU
ABD ve İran'ın Pakistan üzerinden bir ateşkes zemini aradığı "mekik diplomasisi" sürerken, İsrail'in İran'ın kalbine yönelik yaptığı son hamleler bölgeyi yeniden topyekün savaşın eşiğine getirdi. Washington ve Tahran arasında İslamabad üzerinden yürütülen temaslar ciddi bir ateşkes umudunu doğurmuştu. Ancak İsrail'in, İran Devrim Muhafızları Ordusu İstihbarat Teşkilatı Komutanı Tümgeneral Mecid Hademi ile düzenlediği suikast ve bu saldırıyı resmen üstlenmesi masadaki tüm dengeleri altüst etti. İsrail aynı gün, Devrim Muhafızları'nın Kudüs Gücü'ndeki gizli biriminin lideri Asghar Bakeri'yi de öldürdüğünü öne sürdü. Katil-siyonist Netanyahu-İsrail, barış ihtimali doğduğu her an "kaos planını" devreye sokuyor. Trump büyük yıkım kararını vermeden önce katil Netanyahu tuzak kurarak yine Trump'ı bataklığa çekti. Katil Netanyahu, suikastla eş zamanlı olarak İran'ın ekonomik can damarı olan en büyük petrokimya tesislerini ve Tahran yakınlarındaki üç stratejik havalimanını vurduğunu duyurdu. Bu saldırılar, İran'ın hem lojistik kapasitesini hem de ekonomik direncini hedef alırken, ABD'nin bölgeden "çıkış" olarak gördüğü diplomasi trafiğini de fiilen durma noktasına getirdi
