Türkiye'nin etrafı ateş çemberi. Savaşlar yaşanıyor. Jeopolitik dengeler değişiyor. Yeni hatıralar çiziliyor. CHP'nin umurunda değil. Özel'in tek derdi var. CHP hakkında devam eden yolsuzluk davalarını gözden uzaklaştırmak, ara seçim kampanyaları gölgesinde Ekrem İmamoğlu'nun milletvekili adayı yaparak cezaevinden çıkarmak. Sadece cumartesi günü yaşananlar bile CHP'nin içine düştüğü haiz durumu anlatmaya yeter. Başkan Erdoğan İstanbul'da bir taraftan ABD-İran savaşının yeniden başlamasını durdurmak için Pakistan'la, Suudi Arabistan'la arka kapı temasları sürdürüyor. Diğer taraftan 500 bin vatandaşımızı ev sahibi yapacak büyük konut kampanyasının kuralarını çekiyor. Özel, belediye başkanlarını toplamış, erken seçim nasıl yaptırırız? tartışmaları yapıyor. CHP'li iki belediye başkanı Belediyeler Birliği Başkanı olmak için kavga ediyor. Dünyada yaşananlar umurlarında değil. Sonra Özel çıkıyor Erdoğan'a nezaketsiz laflar ediyor. Aziz milletimiz arasında gerginlik yaratacak ifadelerde bulunuyor.
SERT SÖZLERLE ELEŞTİRDİ
Başkan Erdoğan TBMM AK Parti grubunda, CHP'yi sert sözlerle eleştirdi: "CHP'ye nefes harcamak israf. Biz tamamen işimize odaklanmış durumdayız. Bu ülkede tehditle, şantajla kimseyi sindiremezsiniz. Alışık olduğunuz eski Türkiye artık yok" dedi. Erdoğan, Özel'e, Terörsüz Türkiye, demokrasi ve şehircilik de dersleri verdi. Erdoğan'ın yaptığı konuşma, öğretici, uyarıcı ve derinlikli bölümler içeriyordu. Özellikle TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ ile ilgili yeni gelişmeleri işaret eden ifadeleri çok dikkat çekti. Erdoğan sürece dair "Olumlu bir atmosfer vardır. Yapılması gerekenler bellidir. Süreç olması gerektiği gibi ilerlemektedir" dedi. "Bu kavşağı da kazasız belasız geçelim arzusundayız" diyen Erdoğan şöyle devam etti: "Ekonomik şahlanışımızın lokomotifi terörsüz Türkiye sürecidir. Maruz kaldığımız gizli, açık tüm sabotajlara rağmen süreçte 18'inci ayı geride bıraktık ve hamd olsun birçok kritik eşiği suhuletle aşmayı başardık." TBMM Komisyon raporunun onaylanmasıyla çok daha hassas yönetilmesi gereken bir kavşağa varıldığını söyleyen Erdoğan, "Komisyon raporumuzun ışığında, siyasi partilerimizin desteğiyle bu kavşağı da kazasız belasız geçelim arzusundayız" diye ekledi. Sürecin olması gerektiği gibi ilerlediğini savunan Erdoğan, "Süreçle ilgili son günlerde belli çevreler tarafından köpürtülmek istenen kuru gürültüye kulak asmadığımızı bugün bir kere daha vurguluyorum. Sürece dair karamsar senaryolar yazanlar, gerçeklerle değil vehimleriyle hareket etmektedir. 23 Nisan resepsiyonunda da ifade ettiğim gibi olumlu bir atmosfer vardır, yapılması gerekenler bellidir, süreç olması gerektiği şekilde ilerlemektedir. Sorunun devamından çıkar sağlayanların ürettiği algıların hiçbiri bunu değiştirmeyecektir" diye konuştu. Erdoğan, "Biz bu yola ittifak olarak, Türkiye'nin önündeki en büyük engellerden birini kaldırmak için çıktık. Kardeşliğimize saplanan hançeri söküp atmak için çıktık. Biz bu yola silahların tahakkümüne tamamen son vererek, sivil siyasetin demokratik kapasitesini daha da güçlendirmek için çıktık. Ödediğimiz bedelleri gelecek nesiller ödemesin diye biz bu yola revan olduk. Menzile sabırla yürümeye devam edeceğiz" dedi. Sürece katkı veren herkesin tarihe adını yazdıracağını söyleyen Erdoğan, "Aynı şekilde süreci zorlaştıran, süreci yokuşa süren, tahrik eden her türlü girişim de tarih karşısında sorumlu olacaktır. Herkesten sürecin yükünü artıracak söylem ve eylemlerden özenle kaçınmasını bekliyoruz" dedi. Ortadoğu'daki gelişmelere dikkat çekerek "Farklılıklarımızı bir yana bırakıp kardeşliği yüceltmek mecburiyetindeyiz" diyerek , Kût'ül-Amâre Zaferi'nin 110'uncu yıl dönümünü hatırlattı ve şunları kaydetti: "Türkiye'nin Türk Arap Kürt ayrımı yapmaksızın bölgedeki halklarla buluşması, yeni paradigma oluşturması takdir edilecek, desteklenecek politikadır. Mazimiz gibi istikbalimiz de müşterektir. Bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek tarihimize ve istikbalimize yapılacak bir ihanet olacaktır. Kimse böyle bir vebali taşıyamaz. Nasıl etle tırnak birbirinden ayrılmazsa bin yıldır aynı topraklarda yaşadığımız kardeşlerimiz ile aramıza kimse giremez, barış içinde geleceği kucaklamak varken bize kimse düşman olamaz. Bunu için kardeşliğimizi kundaklamak isteyenlere eyvallah demeyeceğiz. Nifak sokmak isteyenlere biz zafer marşlarımızı kardeşlik türküleri ile coşku ile söylemeye devam edeceğiz" diye konuştu.
'İNSAN ÖZ ELEŞTİRİ YAPAR'
Erdoğan'da Özel'e demokrasi ve şehircilik dersleri verdi: "Hafta sonu İstanbul'da 100 bin konut kurasını çekerken CHP başkanı belediye başkanları ile toplantıdaydı ve toplantı sonrasında ipe sapa gelmez ithamlarda bulundu. Şahsımızı ve partimizi hedef aldı. Ana muhalefet partisine yakışmayan üsluba milletimiz muhatap oldu. Yolsuzlukla yargılanan belediye başkanları karşısında kuzu kesilenler basın mensuplarında aslan postuna bürünüyor. Yıllarca basın özgürlüğünden farklı seslere, görüşlere saygılı olmaktan bahsettiler, daha ortada hiçbir şey yokken onu bunu tehdit etmeye başladılar. Bu mu sizin özgürlükten anlayışınız. Kendini dev aynasında görenlere şunu söylemek isterim, beyler cilminiz kadar yer yakarsınız. Bu ülkede tehditle, şantajla kimseyi sindiremezsiniz. Alışık olduğunuz eski Türkiye artık yok. Gazetelerin CHP'nin basın bülteni gibi çıktığı günler artık geride kaldı. Basının sizi eleştirmesine, yolsuzluk iddialarını haberleştirmesine alışacaksınız." CHP'nın, yolsuzluklardan arınalım, gazinin partisini çıkar şebekelerinin oyuncağı olmaktan kurtaralım gibi ne düşünceleri ne de niyetleri var' diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Bunca kepazelikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmanız sizin üstünlüğünüzden değil yüzsüzlüğünüzden kaynaklanıyor. İnsan bir özeleştiri yapar, başkalarını suçlamaktan önce kendini hesaba çeker. Bunları yapmayıp bir de üstüne basını tehdit edeceksin. Cenabı Allah bu ülkeyi bu milleti CHP'nin eline düşürmesin. Bizim bunların Bizans oyunlarına ayıracak vaktimiz yok. CHP'ye nefes harcamak israf. Biz tamamen işimize odaklanmış durumdayız. Bir taraftan 500 bin konut kurası çekiyor ve ülkemizi küresel cazibe haline getirecek adımlar atıyoruz. Hedefimiz istikrar adası vasfını tescilleyen ülkemizi üretim, lojistik ve yatırım alanlarında küresel merkeze dönüştürmek ve Türkiye'nin rekabet gücünü artırmaktır."
SONUÇ
Aziz millete yarım asırdır hizmet eden Erdoğan'ın final sözlerini AK Parti Milletvekilleri ayakta dinledi: "Biz bu ülkeye bu millete sevdalıyız. Bizim ülkeyi kutuplaştıran polemiklerle işimiz olmaz. Sahte ve sanal tartışmalarla işimiz olmaz. Hiçbirinde yokuz, olmadık olmayacağız. Bizi arayan açılışta, şantiyede, devasa eserlerin temelini atarken, bitmiş projeleri açarken bulur. Bizi arayan milletimizin gönül sarayının baş köşesinde bulur. Bizi arayan bu milletin derdi ile dertlenirken bulur."
