Sayıştay'ın 2017 yılı için İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin hesaplarında yaptığı incelemede bir skandal ortaya çıkarıldı. Buna göre Büyükşehir, kendisine ait İZBETON şirketine verdiği 'İl Sınırları İçindeki Ulaşım Yollarında Asfalt Kaplaması Bakım ve Onarım İşi' ihalesini bir başka ad altında yeniden düzenlemiş.
Tüm iş kalemleri neredeyse aynı olduğu belirtilen 'Metropol Alanları İçerisinde Bulunan Ulaşım Yollarında Bakım, Onarım ve Tadilat İşi' adlı ikinci ihaleyi özel bir şirket kazanmış. İhale, keşif artışları ile toplam 77 milyon 181 bin lira olarak sonuçlanmış.
Yani Büyükşehir, kendi şirketi İZBETON'a yaptırması gereken işleri özel bir şirkete paslamış. Ortaya da ekstradan 77 milyon lirayı geçen bir fatura çıkmış.
Sayıştay denetçileri, bu işlemin uygun olmadığını vurgulamış. Belediye ise, iki ihaledeki iş kalemlerinin farklı olduğunu savunmuş ancak Sayıştay denetçileri, bu cevabı yerinde görmemiş ve raporlarında bunu vurgulayarak, "Tüm il sınırlarını kapsayacak şekilde, belediye şirketine ihale edilmiş işler varken, ihale kapsamında bulunan işler için ayrıca ihale yapılmasının uygun olmadığı mütalaa edilmiştir" ifadesini kullanmış. Büyükşehir'den bu 77 milyon lira ile ilgili kamuoyuna inandırıcı bir açıklama yapmasını bekliyoruz. İZBETON'un yapması gereken bir iş için özel bir şirkete neden 77 milyon lira fazladan ödendi?
O TABLOLAR BİRİLERİNİN EVİNİN DUVARINDA MI?
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde yapılan Sayıştay denetiminde belediyeye ait birbirinden değerli 33 tablonun kayıp olduğu anlaşıldı. Bu skandalla ilgili detayları gazetemizdeki haberde okuyabilirsiniz.
Belediye kayıtlarında tabloların 2008 yılında imha edildiği belirtiliyor ancak Sayıştay denetçilerinin de dediği gibi bir sanat eseri imha edilemez, onarılır ve korunur. Eğer gerçekten bu tablolar imha edildiyse bu sanata sahip çıkılmaması açısından ayrı bir skandal. Fakat tabloların imha edildiği bahanesinin de gerçekçi olmadığı anlaşılıyor.
Çünkü, imha edildi denilen 6 tablo aramalarda bulunuyor. Yani imha kayıtları sağlıklı değil. Ne diyelim, inşallah bu değerli tablolar, belediye yönetiminde yer alan birilerinin evlerinin duvarlarını süslemiyordur. Eğer öyleyse yazıklar olsun...
TÜRKİYE BÜTÜNDÜR BÖLEMEZSİNİZ
CHP, sırf siyasi şov uğruna bölücü söylemlerde bulunuyor. CHP'nin geçmiş dönem İzmir Milletvekili Ali Yiğit, Avrupa Birliği'ne ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin Başbakanı Binali Yıldırım'ın yaptığı eleştirilere tepki göstererek, "Biz Avrupalı olmaya hazırız. Hele İzmirliler bu işe çok hazırlar. Biz bazen diyoruz ki 'Gerekirse de İzmir ayrılsın' yani biz istemeyiz, bu şartlarda bunlarla yaşamayı" diyerek alenen bölücülük yapmıştı.
CHP'nin bu dönemki bazı milletvekilleri de Ali Yiğit'in bu bölücü söylemini farklı şekilde sürdürüyorlar. Çıkmışlar diyorlar ki, 'İzmir yılda devlete 66.5 milyar lira kazandırıyor, ama bunun sadece 14.4 milyar lirası bu kente harcanıyor'. Bu CHP'liler eğer İstanbul'da yaşasalar ne diyecekler bilmiyorum. Çünkü, İstanbul'da ülkeye İzmir'dekinden 4 kat fazla gelir kazandırılıyor ancak aldığı pay İzmir'in sadece 2 katı.
Buradan Sayın CHP'li milletvekillerine sormak istiyorum... Kazandırdığından daha çok harcama yapılan Doğu ve Güneydoğu Anadolu illeri bu ülkenin bir parçası değil mi? Eğer, bu ülke bir bütünse geliri de tüm ülkeye paylaştırılır. Olan il, olmayan ile vermek zorunda. Bırakın artık bu bölücü söylemleri. Türkiye bir bütündür, bölemezsiniz.