• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Er mektubu görülmüştür

FİLİZ ÖZKOL

Er mektubu görülmüştür

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 23 Ocak 2023
Hepimizin hayatında iz bırakan bir cümle ile yazıma başlamak istiyorum. "Er mektubu görülmüştür." Anlamını kelimelerin taşıyamayacağı kadar ulvi muhteşem bir duygu askerlik.
Vatan sevgisi taşıyan herkesin içinde yatan bir aslandır. Hele erkek evladı olanlar bilir, kalplerinin küt küt heyecanla atacağı yavrularını askere uğurlarken duydukları gururu hiçbir söz anlatamaz. Bizim zamanımız diyecek yaşa çoktan gelmiş olmanın buruk bir tadı vardır. Anlatacak çok anılar, koskoca bir yaşamın biriktirdiği güzellikler, acılar, özlemler, kayıplar arasında dolaşırken bir yorgunluk çöker üzerinize.
Hatta kendi kendinize hayıflanırsınız, "Bu yaşamı gerçekten ben mi yaşadım" diye...
Omuzlarınızdaki ağırlık aslında hayatı daha bir anlamlı kılar. Hepimiz hancı yolcu hikayelerinde kayboluruz.
Eski mahalle kültürlerinin artık yok olduğu bu dönemde vahşi acımasızlığını yaşadığımız yeni versiyon hayat cover edilmiş müzik tadı veriyor. Adı var tadı yok misali. Belki de bizim jenerasyonun algısı gibi görülebilir. Android bir yaşama geçtikten sonra her şeyin tadı fena halde kaçtı. Şarkıların melodileri ve sözlerinden tutun yaşadığımız her alanda yenilik dediğimiz şey, eskitilmiş antika diye satılan yeni eşyalar gibi. Zoraki imitasyonların arasında kaybolmuş bir devrin küllerini arıyoruz.

MAHALLE POSTACILARI
Asker mektupları özeldir. Orada buram buram özlem vardır. Anaların bacıların vatan evlatlarına anlatılacak ne çok şeyi birikir. Hele sevdalıların, aşıkların bacası hasretle tüter. Niyetler kısmetler, gelecek günlerin hayali o satırlarda nasılda dile getirilir. İşte bir asker mektubumuz, ' Bütün koğuş çoktan yattı. Işıklar söndü ve ben tüm hasretimle seni düşünüyorum.
Yatağım pencere kıyısında. Gökyüzündeki yıldızlara bakıyor o anda senin de aynı yıldızları gördüğünü hissediyor ve sana el sallıyorum. Bu şehir sensiz çok ıssız.
Elimde resmin hayalimde sen. Bugün mektubun geldi. Pembe kağıda yazdığın için komutanım zarfı uzatırken sırtıma vurdu. İnsanın sevdiği olması ne güzel ne kadar şanslısın derken gözleri doldu. Belli ki onunda bir yürek yangını var. " Eskiden adını ezberlediğimiz mahalle postacımızın yolları beklenirdi. Kimin kapısını çalsa bilirdik mektuplarının kimden geldiğini. Asker mektupları değerliydi kıymetliydi. Tüm mahalle toplanır hep birlikte okunurdu satırlar. Hatta mahallenin gençlerine tekrarlatarak bıkmadan dinlenirdi.
Ardından askere gitmiş çocuklarının ne zaman büyüdükleri yılların ne çabukta geçtiği anlatılır vatani görevine gönderdikleri evlatlarıyla övünülür gurur duyulur ve sessizce özlem gözyaşları dökülürdü.

NOSTALJİK DUYGULAR
Mektuplarımızı özenle yazardık. Kullandığımız kelimeler seçilir, hele sevdalısı veya eski deyimiyle yavuklusuna yazılacaksa, kağıda kadar dikkat edilirdi. Sayfaların arasına kuruttuğumuz çiçekler ve saç tellerimizi koyardık. Pembe mavi zarflarımızı postaneye götürdüğümüzde postane memuru gülümseyerek, "Allah kavuştursun" sözlerinden garip bir utangaçlık duyar, gururla gülümserdik. "Nişanlım asker gelince düğünü yapacağız" cümlesine aşina olunmuştu. Asker yolu beklemenin güzelliğini tüm genç kızlar tadardı. Askerliğini yapmayana düğün dernek yapılmazdı.
Günümüzün değişen koşulları ve iletişim aletlerinde yaşanan özlemlerin de anlamı fark yaratsa da, nostalji duyguların yeri her zaman başka. Özellikle geriye kalan tek güzel şey, aradan yıllar geçse de, askerlik anılarının bitmeyen hikayeleri. O kısacık dönem, bir ömre damgasını vuruyor.
Vatan onlarla ayakta durmaya devam edecek. Tüm dualarımız askerlerimiz için.

Vatan için gidiyorum, senin için döneceğim...
(Anonim)
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.