Bugün sizlere Mustafa Kara Hocamızın ağzından hitap etmek istiyorum. Bilgisi, muhabbeti, kalemi kadar gönlü de zengin biridir. Önemli günlerde ve çeşitli sebeplerle yazdığı satırları dostlarına da ulaştırır. Bu listeye dahil olduğum için mutluyum. Ramazan vesilesiyle gönderdiği "Merhaba Ey Şehr-i Ramazan" yazısı şöyle:
"Ramazan ayının gün ve gecelerini güzelleştiren insanlardan biri de bestekarlardır. Teravihlerde aralarda okunan Itri'nin muhteşem bestesi salat-ı ümmiyeler başta olmak üzere iftar ve sahur programlarında hanendelerden yıllardan beri dinlediğimiz, Enderun teravihlerinde nefeslendiğimiz ilahilerin bestekarlarını rahmetle, minnetle anıyoruz. Bu güzellikleri bize sunan insanlardan biri de Muallim İsmail Hakkı Bey'dir. Onun bir bestesiyle bu mübarek aya merhaba diyelim:
Kullarında yok sana layık meta / Merhaba ey şehr-i Ramazan merhaba / Senden aldık nur-i iman pür şua / Merhaba ey şehr-i Ramazan merhaba.
99 yıl önce vefat eden bestekarı kısaca tanıyalım:
İSMAİL HAKKI BEY
Muallim İsmail Hakkı Bey (1899-1927) her formda 2000 civarında eser vermiş nadir sanatkarlarımızdandır. Çok kolay beste yaptığı, ders verirken bir taraftan da eser bestelediği söylenir. Canlı, yumuşak ve lirik bir üslubun hakim olduğu eserlerinde zengin ifade gücünden doğan melodik yapının yanında geniş bir ufuk gözlenir.
Yılmaz Öztuna'nın listesini verdiği toplam 940 eserin yarısından fazlası şarkı formundadır. Eserleri arasında, "Gülşende yine ah u enin eyledi bülbül" mısraıyla başlayan rast ve, "Seni hükm-i ezel aşub-i devran etmek istermiş" mısraıyla başlayan nihavend şarkılarıyla, "Dü cihanın mefhari" mısraıyla başlayan uşşak ve "Kullarında yok sana layık meta" mısraıyla başlayan eviç ramazan ilahisi günümüzde okunan eserlerinden birkaçıdır.
Mehmed Akif Ersoy'un İstiklal Marşı'nı rast makamında besteleyen (1922) İsmail Hakkı Bey'in aynı makamda bestelediği, "Ordumuz etti yemin" mısraıyla başlayan Ordu Marşı ve "Ey şanlı ordu ey şanlı asker" mısraıyla başlayan Tekbir ve Cenk Marşı ile mahur makamındaki, "Gāfil ne bilir neşve-i pürşevk-i vegāyı" mısraıyla başlayan Mehterhane-yi Hakāni Marşı da günümüze çok az eserle intikal etmiş mehter repertuvarının sevilen örnekleri arasındadır. DİA"
Mustafa Hocamız yazısının devamında Urfalı Nabi'nin şu beytine de yer vermiş:
"Ol taife-i zühd-perestiz ki safadan / Iyd eyleriz evvelki gününde ramazanın"
Şunu demek ister: "Biz öyle dindar insanlarız ki, ramazan geldiği vakit, daha arefe gününden sevinir, bayram ederiz. Diğer zahidler ise, ramazan bittikten sonra bayram yaparlar."
MUSTAFA KARA
Prof. Dr. Mustafa Kara önemli ilim adamlarımızdan biridir. Bursa İlahiyat Fakültesi'nde Tasavvuf hocalığı yaptı. Yayımlanmış eserleri boyunu aşar. Son yıllarda televizyondaki tasavvuf kültürü sohbetleri önemlidir. Nereye çağrılsa koşar. Tasavvuf alanındaki birikimini, gözlemlerini, tefekkürünü şiir ve edebiyat ürünleriyle zenginleştirerek cömertçe sunar. Kendisine sağlıklı, feyizli ve bereketli bir ömür dilerim.
