Hac mevsimindeyiz. Hac ibadeti her zaman zahmetli olmuştur. Günümüzde imkanlar arttı, hac seyahati kolaylaştı. Zahmetler hayli azaldı. Fakat bu defa da kontenjan sıkıntısı doğdu. Her isteyen hacca gidemiyor. Kurada çıkmak için senelerce beklemek gerekiyor. Ama umre yapmak çok kolay. Kutsal topraklara olan hasret umre ziyaretiyle telafi edilebilir. Hac ibadeti sırasında yapılması gerekenler kısaca şöyle özetlenebilir: Mekke civarında kutsal toprakların sınırına (mikat) gelince günlük elbiseler çıkarılır ve "ihram" denilen iki parça kumaştan oluşan özel bir kıyafete girilir. Baş açıktır. Hac süresince kişi kendisini, kendi benliğini unutmaya çalışır. Kabe tavaf edilir. Bütün günü ulvi düşüncelerle geçirmek üzere Mekke'ye 21 km mesafedeki Arafat'a gidilir. Daha sonra Müzdelife'de gecelenir, oradan Mina'ya geçilir ve şeytan taşlanır, kurban kesilir. Mekke'ye dönülür. Kabe tavaf edilir. Safa ve Merve tepeleri arasında yedi kere hafif koşu şeklinde gidilip gelinir. İbadetler arasında en sembolik olanı hactır denebilir. Acaba bütün bu hareketler neyi ifade etmektedir? Onların bir takım iç anlamları var mıdır? Bu gibi konular üzerinde duranların yazıp söyledikleri zengin bir literatür oluşturur.
NASIL HAC YAPILMALI?
Hac ibadetindeki hareketlerin iç anlamı ve kişiye kazandırması gereken manevi haller konusunda tasavvuf tarihinde ilginç bir konuşma yer alır. Kısaltarak verdiğimiz bu olaya göre Şibli isimli Hak dostu ve arif kişi, hacca gidip gelen bir adama sorar: -Haccetmek için ne yaptın? / -Guslettim, ihrama girdim, iki rekat namaz kıldım ve telbiye ettim. / -Bunlarla haccı akdettin mi? / -Evet / -Peki, yaratıldığından beri bu akdine aykırı bütün akitleri bozdun mu? / -Hayır. / -Sen akdetmemişsin. Sonra ihram için elbiseni çıkardın mı? / -Evet. / -Yaptığın her işten de soyundun mu? / -Hayır. / -Sen elbiseni çıkarmamışsın. / -Sonra temizlendin mi? / -Evet. / -Bu temizlenme sendeki her illeti, manevi kirleri giderdi mi? / -Hayır. / -Sen temizlenmemişsin. / -Hareme (Kabe'nin çevresine) girdin mi? / -Evet. / -Hareme girmenle her haramı terk etmeğe söz verdin mi? / -Hayır. / -Sen Hareme girmemişsin. / -Arafat'a çıktın mı, Hak sana seçkin kullarına gösterdiği bir hal gösterdi mi? / -Hayır. / -Sen Arafat'a çıkmamışsın. -Safa'ya çıktın orada tekbir getirdin mi / -Evet. / -Safa'ya çıkınca sırrın saflaştı mı, Rabbini tekbir etmekle kainat gözünde küçüldü mü? / -Hayır. / -Sen Safa'ya çıkmamış ve tekbir etmemişsin. / -Kurban kestin mi? / -Evet. / -Aşırı isteklerini ve iradeni Hakk'ın rızasında yok ettin mi? / -Hayır. / -Sen kurban kesmemişsin. / -Şeytana taş attın mı? / -Evet. / -Sendeki cehaleti attın mı, böylece sende bilgi göründü mü? / -Hayır. / -Sen taş atmamışsın. / -Kabe'yi ziyaret ettin mi? / -Evet. / -Bu ziyaret sebebiyle ilahi-manevi ikramların arttığını gördün mü? Çünkü Hz. Peygamber şöyle buyurur: "Hacılar ve umre yapanlar Allah'ın ziyaretçileridir. Ziyaret edilenin, kendisini ziyaret edene ikram etmesi bir haktır." Sen bu ikramı fark edebildin mi? / -Hayır. / -Sen ziyaret etmemişsin. Böylece haccın bütün hareketlerinin taşıması gereken iç anlamlara, soru cevap şeklinde işaret edildikten sonra, haccın bu bilinç ve anlayış içinde yapılması gerektiği belirtilir.
