UEFA Avrupa Ligi'nde ilk 24'ü garantileyen ancak deplasmanda FCSB karşısına ilk 16 umuduyla çıkan Fenerbahçe, umduğunu bulamasa da Play-Off'a kaldı. Geride kalan 7 maçta 3 galibiyet, iki beraberlik ve iki de mağlubiyet alan sarı-lacivertliler, lig aşamasındaki son maçını kazanarak hem Avrupa'daki yoluna doludizgin devam etmek hem de ligde alınan Göztepe beraberliğini taraftarına unutturmak adına kritik randevuda sahaya 3 puan parolasıyla çıksa da skoru korumayı başaramadı ve ilk 16 fırsatını tepti. Fenerbahçe'de kaptan Skriniar, Duran, Brown, Levent ve Alvarez'e ek olarak statü gereği forma giyemeyen Musaba ile Guendouzi'nin yokluğunun ne kadar etkili olacağı merakla bekleniyordu. Karşılaşmaya etkili başlayan Fener, ilk dakikalardan itibaren topun hakimiyetini eline aldı. Sarı-lacivertliler, kendi yarı alanında beklemeyi seçen rakibi karşısında boşluk bulmak adına top çevirirken, bir-iki tehlikeli atağın ardından duran topla golü buldu.
EDERSON YETEMEDİ
Golden sonra oyundan düşen ve konsantrasyonunu kaybeden sarı-lacivertliler, savunmada çok boşluk bıraktı. Topun ve oyunun hakimiyetini rakibe kaptıran Fener, kalesinde birçok tehlike yaşadı. Savunma arkasına adam kaçıran ve birçok pozisyonda etkili olmayı başaran Rumen ekibi art arda Fenerbahçe kalesini yokladı, ancak Ederson geçit vermedi. Daha kaliteli ayaklara sahip bir rakip olsaydı, bu süreçte golü bulabilirdi, neyse ki bu tablo yaşanmadı. İkinci yarıda da aynı görüntü vardı. Fener iyi başladı, fırsatlar yakaladı ancak zaman zaman FCSB atakları büyük tehlike yarattı. 71'de ev sahibi ekip skora denge getirdi. Ardından yine üst üste ataklarla Fener'in üstüne geldi. Skriniar'ın yokluğunda Fener savunması alarm verdi. Fred ve Kerem yine yokları oynadı. Sarılacivertlilerin en çok tartışılan isimlerinden olan ve uzun zaman sonra ilk 11'e dönen En-Nesyri oldukça istekliydi. Atak aksi yollarında vardı, savunmaya yardım etti. Fenerbahçe'nin böyle bir deplasmanda öne geçmesinin ardından artık bu skoru korumayı bilmesi gerekirdi.
