Dün akşam saat 20.00'de nefesler tutuldu, gözler 22 isme kitlendi, yürekler sarı-kırmızı ve siyah-beyaz armalarla attı. Bir yanda şampiyonluk yolunda kayıp istemeyen Galatasaray, diğer yanda çıkışını sürdürerek bu yarışın içine dahil olmak için tüm gücüyle savaşan Beşiktaş vardı. Bu karşılaşmadan çıkacak olan sonuç yalnızca iki ekibi değil, ilk 4'te mücadele veren ya da ilk 4'ü hedefleyen tüm ekipleri yakından ilgilendiriyordu. Karşılaşma iki takım adına da dengeli başladı. Top Beşiktaş'tayken, G.Saray; top G.Saray'dayken de Beşiktaş ön alan baskısıyla rakibinin oyun kurmasını engellemeye çalıştı. İki İstanbul ekibi de rakibinin yapacağı top kayıplarıyla hücum geliştirme düşüncesinde hata kovaladı. Bu hatayı Beşiktaş yaptı, ceza alanında Osimhen'i unuttu ve geriye düştü. İlk yarıda siyah-beyazlılar taraftarı önünde olmasına rağmen topun hakimiyetini eline alamadı. Sarı-kırmızılılar da hücumda istediği varyasyonları gerçekleştiremese de daha doğru oynayan, daha iyi yerleşen ve ne yaptığını daha iyi bilen bir görüntü verdi. İkinci yarıya Beşiktaş ön alan baskısıyla hızlı başladı. Ancak bir iki pozisyonun ardından ilk yarıya benzer bir şekle büründü oyun. G.Saray'da Sane'nin kırmızı kart görmesi de siyah-beyazlıların gole yaklaşmasına pek katkı sağlamadı.
RISK ALDI AMA YETMEDI
Kara Kartal uzaktan şutlarla kaleyi yokladı ancak netice alamadı. Son bölümde Beşiktaş risk aldı, savunma güvenliğini ikinci plana attı. Rakibinin eksikliğinin avantajıyla art arda tehlikeli pozisyonlar bulan Kara Kartal, G.Saray'ın savunmaya çekilmesiyle topun hakimiyetini aldı ancak gol için yeterli olmadı. Kritik fikstürde Galatasaray hata yapmazken, Beşiktaş ise 13 maçlık yenilmezlik serisini noktaladı. Dün akşam liderin istediği oldu.
