Karşıyaka makus talihini yine kıramadı ve yine bir ölüm kalım maçından boynu bükük ayrıldı. Yeşil-kırmızılılar, erken final niteliğindeki karşılaşmada taraftarı önünde Kütahyaspor'a yenildi ve artık şampiyonluğa değil, Play-Off'a odaklanacak. Çok yüksek bütçelerle kurulan, devre arasında 1. Lig'den oyuncu alabilecek imkanı olan Kütahya, maliyetine yakışmayacak şekilde pasif bir futbol oynadı. İlk kez 3 oyuncunun aynı anda yerde kıvrandığını gördüm.
OYUNU SOGUTTULAR
Fırsat buldukça kendilerini yere attılar, oyunu soğuttular. Yine de bu maçı Kaf- Kaf kazanabilirdi. Devre arasının takıma yaramadığı çok belli oldu. Karşıyaka'nın ritim kaybettiği açıktı, keşke bu randevu 5-6 maç sonra oynansaydı dedirtti. Yasin, ceza almadan önceki halinden çok uzaktı. Adem'in transfer iddialarından kafasının karışık olduğu ruh halinden seziliyordu. Yeni transfer Murat Aslan ve Hüseyin henüz sisteme adapte olmadıklarını hissettirdi. KSK, bir türlü o alışık olduğumuz baskıyı kuramadı ve tehlike yaratamadı. Ama benim için büyük takım kriteri dolu tribünlere sahip olmak ve Türk futboluna katkı sağlayacak oyuncular yetiştirmektir. Karşıyaka'da da bu var. Varsın transfer oburu olup, suni başarılar yakalayan takımlar geçici başarılar yakalasın, aslolan her zaman Karşıyaka gibi camia kulüpleri olacaktır.
