Göztepe ligin ikinci yarısına galibiyetle başladı. Fakat sahada futbolcular, tribünde ise taraftarlar bence tat vermedi. Ki futbolcularla ilgili olan kısımda teknik direktör Stanimir Stoilov'da maç sonu yaptığı açıklamalarda beni haklı çıkardı. Şimdi böyle bir giriş yaptıktan sonra nedenlerini de söylemek gerekir. İlk olarak sahadan başlayalım. Göztepe ligin ilk yarısında yaptığı savunma ve az gol yemesi ile öne çıktı. Bazı maçlarda rakiplerine pozisyon dahi vermedi. Ama Rize maçında rakip oldukça tehlikeli pozisyonlar üretti.
SON VURUŞ EKSİKLİĞİ
Eğer son vuruşlarda biraz daha becerikli olsalardı maçın skoru bambaşka olabilirdi. Dost acı söyler. O yüzden 3-1 gibi net bir skora rağmen bu eleştiriyi yapma zorunluluğu hissediyorum. Özellikle Dennis-Miroshi orta sahası hem rakibe boşluk bırakıyor, hem de hücuma katkı anlamında zayıf kalıyor. Sıradaki rakip Fenerbahçe ve defansın önemli iki ismi cezalı. Ben Göztepe'nin oyun planına sadık kalırsa İstanbul'dan puan ya da puanlarla döneceğine inanıyorum. İkinci kısım olan taraftara gelecek olursak. Senelerdir bu takımı sırtlayan, yeri geldiğinde takımı şahlandıran taraftardı. Ama özellikle Süper Lig'e yükseldikten sonra telefon elinden düşmeyen taraftarlar türedi. Özellikle tribünün ortasında toplanan taraftarlar canını dişine takarken, diğerleri ya oturarak ya da ayakta olsa bile sadece durarak karşılaşmayı izliyor. Bu takımın en büyük gücü sahadaki oyun kadar taraftarlarıdır. Son olarak hakeme değinmek istiyorum. Bir takımın kaderiyle oynamak bu kadar ucuz olmamalı. Olmayan bir penaltı, tribünlerden gelen tepkiler sonrası gereksiz bir sarı kart. Üst düzey hakeme yakışmayan hareketler. Türk futbolunda böyle kapsamlı bir temizlik varken, ucuz numaralara baş vurmamak lazım.
NE YAPTIN BODRUM?
Bodrum FK'nın ne yaptığını ben anlayamıyorum. Sağlık sorunları nedeniyle yönetim değişikliğine gidildi. Ardından takımın en önemli oyuncusu Fredy direkt rakiplerden Çorum FK'ya gönderildi. Takımın transfere ihtiyacı varken, üzerine bir de takımın en önemli isminin gönderilmesi bana göre intihardan başka bir şey değildir. Yeni başkan yaptığı açıklamada gençlere yöneleceklerini söylemişti. Yani bu sezon hedef Play-Off oynamak gibi görünüyor. Geçen haftaki yazımda Burhan Eşer'in elinin güçlendirin demiştim. Ama daha çok zayıflatıldı. Şimdi Sakaryaspor ile zorlu bir maça çıkacaklar. Manisa FK için durumlar daha pozitif. İyi bir hava yakalayan siyah-beyazlıların Hatayspor önünde bıraktığı 2 puana bakmayın. Yol kazası olur. Onların artık sıkıntı yaşayacağını düşünmüyorum.
2. LİG TOZ DUMAN
İkinci Lig'de aşağısı da yukarısı da toz duman. Ege takımları istikrarsız sonuçlarla hedef değiştiriyor. Şampiyonluk yarışında bir tek Muğlaspor kaldı. Onlar da işi zora soktu. Bucaspor'un Karaman galibiyetinin yanıltıcı olmaması gerektiğini söylemiştim. Ne demek istediğim ortaya çıktı. Somaspor da Fethiye'ye teslim oldu. Şimdi 2-3 haftalık süreç çok önemli. Bu haftaları geride bıraktıktan sonra kim ne yapar ya da sezonu hangi noktada bitirir az çok tahmin edebiliriz.
BİLDİGİMİZ KARŞIYAKA
Karşıyaka'nın zararı hep kendine. Rakiplerinin bir şey yapmasına gerek kalmadan kendi ayağına sıkıyor. Afyon beraberliği üzerine son dakikalarda gelen iç sahadaki Kütahya mağlubiyeti bir anda rüzgarın tersine dönmesine sebep oldu. Yönetimin işi zor. Çünkü tek bir branş yok. Camianın ileri gelenlerinin de artık taşın altına gövdelerini koyması lazım. Burhanettin hocaya bu sezon takımı çıkaramasa bile gelecek sezon için de şans verilmeli. Altay'da Yusuf Şimşek, serzenişte bulundu. Ama yaşananlar oldukça normal. Borçlar var. Altay bu sezon ligde kalsa bile bu sorunlar nedeniyle amatöre düşebilir.
